1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gece kuşu musunuz?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve 'katniss' tarafından 16 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. 'katniss'

    'katniss' Üstat

    Katılım:
    13 Haziran 2013
    Mesajlar:
    1.477
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    2.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    memur
    Yer:
    Yerin altından
    Banka:
    1 ÇTL
    İnsanın, doğasında bulunan biyolojik saate uygun olarak, gündüzleri ayakta olması, geceleriyse uyuması gerekiyor.
    Ayrıca her gün belli saatte yatıp belli saatte kalkmak, uyku kalitesini artırıyor

    Prof. Dr. Erdoğan Kuner

    Uyku, canlıların temel ihtiyaçlarından biri. Kaliteli uyku almak, hepimizin ortak isteği ama bazı etkenler, bu süreci bozuyor. Geceyi iyi geçirmenin yolları; uykunun fazla bölünmeden bütün halinde uyunması, solunumun rahat olması ve yeteri kadar rüya görülmesi.

    Süre, 5-10 saat arasında değişiyor

    Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Kuner, kaliteli uykunun önemi hakkında bilgi verdi: “Kaliteli uyku, sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz bir zorunluluk. Günlük aktivitelerimizi normal şekilde yürütebilmemiz ve organlarımızın sağlıklı işlemesi, hormonal faaliyetlerin düzenli çalışması için yeterli süre ve kalitede uykuya ihtiyacımız var. Yeterli uyku süresi, kişiden kişiye değişiyor. Çocuklar daha uzun süre uyuma ihtiyacı duyarken erişkinler için daha kısa süreler yeterli oluyor. Genellikle yetişkin bir insan için 7-9 saat uyku yeterli. Fakat bu süre kabaca 5-10 saat arasında değişebiliyor. Aslında önemli olan, yatakta geçen uyku süresinin kalitesi. Gece boyunca belirli bir düzen içinde yüzeyel uyku, derin uyku, rüya uykusu (REM uykusu) denen evreler ve kısa süreli uyanmalar yaşarız. Bu düzen, sabaha kadar defalarca tekrarlanır.

    Uyku evrelerinin düzeni önemli

    Özellikle yeteri kadar derin uyku ve rüya uykusu yaşayanlarda, yatakta daha kısa süre kalıp toplam uyku süreleri kısaldığı halde, uykularının yeterli olduğu biliniyor. Uykunun istenen, dinlendirici ve yenileyici etkisinin ortaya çıkması için bu uyku evrelerinin bölünmeden, düzen içinde, kaliteli ve yeterli sürelerde gerçekleşmesi gerekiyor. Yeterli süre ve kalitede uyku olmadığında psikolojimiz bozuluyor, zihinsel yeteneklerimiz aksamaya başlıyor, unutkanlık ve dikkati toplayamama gibi sorunlar yaşıyoruz. Ayrıca bedensel olarak kendimizi yorgun hissederken, fiziksel acı ve streslere dayanma gücümüz azalıyor, zaman içinde yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, hormonal dengesizlikler gibi durumlarla karşılaşma riski artıyor.

    “Her an her yerde uyuyabilirim”

    Kalitesiz uyku, günlük yaşantımızda kendini başlıca iki şekilde gösteriyor: Uykusuzluk ve aşırı uyku durumu. Uykusuzluk; uykuya başlamada zorluk, başladıktan sonra devam ettirememe veya sık sık uyanma şeklinde görülüyor. Aşırı uyku hali, kişinin günün uyanık kalınması gereken saatlerinde zorluk yaşaması veya çevresel uyaranlar azaldığında kolayca uykuya dalmasıdır.
    Bu durumun anormalliğinin farkında olmayan çok sayıda insan istediği her an ve her yerde uyuyabildiğini söyleyerek adeta bu durumlarıyla gurur duyuyor. Sağlık- sız uykudan daha tehlikelisi, kişinin yaşadığı sağlıksız uykunun farkında olmaması ve içindeki duru- mun kendisinin normal hali olduğunu sanması. Bu kişilerde sağlıksız uykuya bağlı hastalıklar ortaya çıktığında maalesef çoğu zaman çok geç kalınıyor ve asıl sorun değil ortaya çıkan yeni hastalıklar tedavi edilmeye çalışılıyor.”

    “MEVSiM DEĞiŞiMLERi ETKiLiYOR”
    Vücudumuzda ne zaman uyuyacağımızı ve uyanacağımızı belirleyen karmaşık bir sistem var. Bu sistemin en önemli parçalarından biri, beynimizde bulunan güneş ışığının etkilerine hassas bazı bölgeler. Sonbahara girerken güneş ışığının gücünün azalması ve gün ışığı süresinin kısalması, bu mekanizmaların çalışma düzenini değiştirebiliyor, uyku sorunları ortaya çıkabiliyor. Ayrıca sonbaharda insanlar, depresif bir ruh haline bürünebiliyor. Depresif ruh hali, genellikle uykuya dalmada güçlük, gece sık uyku bölünmesi, çok erken uyanıp bir daha uyuyamama gibi şikayetlerle ortaya çıkıyor.

     

Sayfayı Paylaş