1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gece Ve Gündüz Yan Yana

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Safir tarafından 4 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Öylesine bir geceydi bu gece. Yıldızlar olması gerektiği gibi duruyorlardı durulması gereken yerde. Ay yine zamanı kendisine odaklıyordu.
    İnsanlar yine evlerinde dinleniyorlardı.
    Kimileri belkide geceye hakkını vermemek için direniyorlardı.
    Kimileri belkide hakkını veremiyordu.
    Geceyi onlara dayanılmaz kılanlar oluyordu.
    Ağlayanlarda oluyordu şüphesiz.

    [​IMG]

    Gözyaşlarını geceye saklayanlarhıçkırıklarını kimseyle paylaşmamak için geceye ayıranlar.
    Fakat bunlara rağmen öylesineydi bu gece. Hep öyle olmalıydı.
    Gecenin büyüsünü bozamıyordu kimse, kutsallığını…
    En içten duygular gece patlayıveriyordu.
    En yürekten şiirler gece yazılıyordu…
    En hüzünlü ve hasret kokan mektuplar.
    İstisnasız herkesin dostuydu gece…
    Gece insanı kendisiyle başbasa bırakıyordu adeta…
    Gündüzün veremediğini gece tamamlıyordu.

    İnsanın bir hayatı ikiye ayrılmıştı.
    Gündüz ve gece…
    Gündüz insanın dışarıya kanat çırpmasıydı. Kendisini tüm çıplaklığıyla „ ben burdayim „ demesiydi adeta.
    Gece ise insanı gündüze hazırlayan bir anneydi.
    İnsanın kendisine geri dönmesini sağlayarak , kendi öz benliğini sorgulamasına vesile oluyordu.
    Gündüz , „ ben burdayım „ diyen insan yine „ ben burdayım „ diyebilmesi için gece kendisini bir aynada keşfederek „ ben kimim ? „ sorusunun muhasebesini yapıyordu.
    Gece ile gündüz arasında sanki gizli bir bağ vardı.
    Gece yapılanlardan gündüzün haberi oluyordu.
    Gündüz yapılanlardan gece zerresini kaçırmıyordu…
    „Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın". (Al-i imran 7)
    "O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir. (uyandırandır). (Enam 60)"
    Ölüm ve dirilis…
    Iste gece ile gündüzün arasındaki ilişki buydu…
    İnsanlığa anlatılmak istenende buydu aslında….
    Her gece oluşunda gözlerimizin kapanması aslında ölmeyi etüd etmekti.
    Ölümü anlayabilmekti.
    Teneffüs edebilmekti…
    Gündüz ile dirilişe geçmekti…
    Yaşıyorduk gece ile gündüzün arasında…
    Gece ile gündüzün aslında bizlerin aynası olduğunu bilmiyorduk.
    Gece bizim ruhumuz, gündüz elbisemizdi.
    Çıkardık elbisemizi ruhumuza teslim ettik…
     

Sayfayı Paylaş