1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Yaklaşık 6 ay içinde forumda köklü değişimlerin olacağı bir sürümle karşınızda olacağız. Sistemi test etmek için aşağıdaki adresi kullanabilirsiniz.

http://www.degisim-sanat.com/_xf2/
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"KIRMIZI" konulu resimler için anketimiz açıldı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de ankete katılmaya davet ediyoruz...

Geleneklerimizde Bitkiler

Konusu 'Bitkiler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 13 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.587
    Beğenileri:
    5.886
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.555 ÇTL
    Geleneklerimizde Bitkiler

    Dua etmek sosyal hayatımızda bir adettir. Dede Korkut, Han için dua ederken "Kölgelüce kaba ağacun kesilmesün" der (Ergin, 1989: 94).

    Sosyal hayatta düzen sağlayan önemli bir adet de başaklamadır. Başaklama, ekin biçildikten sonra tarlada kalan başakların fakirler tarafından toplanması olmakla birlikte bu tâbir, bütün tarım ürünleri için geçerlidir ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak devam etmektedir.

    Gelin yeni evine girerken dut yaprağı içine konan bal ve yağı kapıya yapıştırır. Tahtanın yağı emmesi, gelinin o aile tarafından benimsenmesini, dut yaprağı ise sabrı temsil eder.

    Eski Türklerde darı ve arpadan buğday ve pirince geçiş önemli bir ilerleme olarak görülür (Ögel, 1991: II.C.179). Batı Türklerinde ise darı ekmeği yoksulluğun sembolü olmuştur (Ögel, 1991: II.C.181). "Oğuzların ekine aşlık, yani yemek demeleri, Türklerin hayatın temelini nereye bağladığını gösteren bir delil olabilir (Ögel, 1991, II.C. s.6). Bu anlayışın devamı olarak bugün buğday ve buğday ürünlerine ayrı bir kıymet verilir, onlar nimet sayılır.

    Eski Türklerde kağan, ziyafetlerinde bütün ağaçlarını altın kaplardı (Ögel, 1991: II.C.40). Kün Han da merasimlerde otağın sağ ve sol tarafına kırk kulaç ağaç diktirirdi (Ögel, 1991: II.C.43).
     
    Çağlayağmur ve kardelenn bunu beğendi.
Benzer Konular
  1. ZeyNoO
    Mesaj:
    3
    Görüntüleme:
    6.343
  2. Suskun
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    1.029
  3. dderya
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    534
  4. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    99
  5. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    92
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş