1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Geleneksel Kore Dansı ve Müziği

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 2 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Geleneksel Kore Dansı ve Müziği

    Müzik ve dans Kore halkı için 3 krallık devrinden başlayan süreç boyunca daha çok bir dinsel tapınma aracı olarak kullanılmıştır.

    3 Krallık dönemi 30'dan fazla müzik aletinin kullanıldığı bir dönemdir. Bunların en önemlilerinden biri o zamanlar Çin'de bulunan Jin Hanedanlığında kullanılan yedi çengelli zither'e alternatif olarak yapılan ve Koguryo Hanedanlığından Wang San-Ak tarafından yapılan Hyeonhakgeum ( Siyah Uzun Zither)'dur. Bir diğeri ise 42-562 yılları arasında Gaya hanedanlığında kullanılan ve daha sonra Ureuk tarafından Şilla hanedanlığında kullanılan 12 telli gayageum (Gaya Zither'i)'dur. Günümüz Kore'sinde hala kullanılmaktadır.

    Koryo hanedanlığının müzik kültürü ise kuruluşundan sonra bir süre Şilla'nın devamı olarak sürdü fakat zamanla bunu çeşitlendirdiler. Bu hanedanlıkta zamanla 3 farklı müzik kültürü oluştu. Bunlardan ilki Çinde bulunan Tang Hanedanlığı müziği anlamına gelen Goryeo-Dangak, köy müziği olan Hyangak ve saray müziği olan Akk. Çosan Hanedanlığından kalan Koryo'nun da kullandığı bazı müzikler günümüz Kore seremonilerinde hala atalarına olan saygının bir simgesi olarak kullanılmaktadır.

    Müzikte olduğu gibi Koryo hanedanlığı geleneksel dansını da 3 krallık döneminden almıştır. Bununla birlikte özellikle Çin'de bulunan So

    ng Hanedanlığından da aldığı birçok dini ve saray halkına hitap eden dansı da bu kültüre eklemiştir.

    Çosan hanedanlığı sırasında, müzik özellikle dini törenlerde önemli bir yer tutmuştur. Bu doğrultuda konusu müzik olan iki bölüm kurulmuş ve müzik metinlerinin bir düzene koyulması için çalışmalar yapılmıştır.

    Tüm bunların doğrultusunda 1493 yılında müziğin kanunu olarak adlandırılan Akhakvebım yazıldı. Bu kitapta sarayda çalınacak müzik üçe ayrılıyordu: tören müziği, Çin müziği ve halk şarkıları. Özellikle Kral Second döneminde birçok çalgı geliştirildi. Saray müziğinin yanı sıra din dışı, geleneksel müzikler; dangak ve hyangak'ta varlılarını sürdürdü.

    Hak dansları arasında yer alan çiftçi dansı, şaman dansı, keşiş dansı , özellikle Sandaenori olarak bilinen maskeli dans ve kukla dansı Çosan hanedanlığının ileri dönemlerinde halk tarafından çok sevildi.

    Müziği, dansı ve öyküyü bir araya getiren maskeli dans, şamanistik öğelerde içerdiğinden halkın her kesimi tarafından ilgiyle karşınanıyordu. Ayrıca sahnede zengin kısmın alay konusu olarak alınması halkın buna olan ilgisini biraz daha artırıyordu. Kore'nin geleneksel halk danslarında, Konfiçyus ve Budacı etkiler oldukça ön plandadır. Konfiçyus etkisi baskıcı bir eğilim gösterir. Budacı etkilerin ise saray ve şaman danslarında görüldüğü üzere daha ılımlı bir hava vardır.

    Bu geleneksel dansların büyük bir bölümü Japonların sömürge yönetimi esnasında, 1960 ve 1970'li yıllarda hızlı sanayileşme ve kentleşme sürecinde unutulmuştur. 1980'li yıllarda ise halk bu eski gelenekleri canlandırmak için birçok çalışma yapmaya başlamıştır. Yaklaşık 56 tane olan bu eski saray danslarından günümüzde sadece birkaç tanesi bilinmektedir.

    Bu canlandırmayı desteklemek için devlette bir takım çalışmalar yapmıştır. Bu danslardan Şilla döneminden, Cheoyongmu (maske dansı), Koryo döneminden Hakmu ( turna kuşu dansı), Çosan döneminden, Chunaegjeon (Baharda öten bülbül dansı) varlıklarını devam ettirebilmek için devlet tarfından " Dokunulmaz Kültürel Miras" olarak adlandırılmış ve bunu günümüze taşıyan sanatçılara da geleneksel sanatlar ve el sanatı ustalarına verilen en önemli ödül olan "insanlığın kültürel değerleri" unvanı verilmiştir.

    Modern dansın ülkede gelişiminin ilk adımları ise Japon sömürge yönetimi esnasında da bu çalışmaları yapan Jo Taek-Won ve Choe Seung-Hi tarafından atılmıştır. Bağımsız Kore'nin kurulmasından sonra kurulan Seul Bale Topluluğu (1950) bale ve modern dans sergileyen ilk topluluk oldu.

    Kore batı müziğiyle ilk olarak 1893 yılında Hıristiyan ilahisiyle tanıştı ve bu 1904 yılından itibaren okullarda öğretilmeye başlandı. Daha sonraları ise batı melodileriyle söylenen Changga ( Çanga) ülkenin her yanına yayıldı.

    Kore'nin bağımsızlığına kavuştuktan sonra kurulan ilk batı tarzındaki orkestra Kore Filarmoni Orkestrası Derneği oldu. Günümüz Kore'sinde Seul ve diğer illerde yaklaşık 30 orkestra vardır. Bu müzik gelişimi Koreli müzisyenlerin de dünyada birçok yerde adlarını duyurabilmelerini sağlamıştır. Bunlar arasında en çok dikkati çekenler Chung üçlüsü, şef piyanist Chung Myung-Whun, viyolonsel sanatçısı Chung Myun-Wha , ve kemancı Chung Kyung-Wha'dır.

    Şarkıcılar arasında ise sopranolar Jo Su-Mi, Shin young-Ok ve ong Hye-Gyong uluslar arası müzik dünyasında önemli yer edinmişler, New York'taki Metropolitan Operasında baş rollerde oynamışlar ve dünyaca ünlü müzik şirketleri tarafından plakları yapılmıştır.

    Kore'nin geleneksel müzik ve sanatını korumak ve geliştirmek için 1951 yılında Kore Geleneksel Sahne Sanatları Merkezi kuruldu ve 1993 yılında Seul Güzel Sanatlar Merkezinde kurulan Kore Ulusan Sanatlar Enstitüsü Müzik Okulu ise de batı biçimi bir konservatuar olarak eğitim vermeye başlamıştır.


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

     
    Son düzenleyen: Moderatör: 3 Ağustos 2014
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Kore Yemek Kültürü

    Kore Mutfağı kendine özgü, zengin bir mutfaktır ve Kore halkı geleneksel yeme alışkanlıklarını korumuştur.

    Koreliler genellikle üç öğün yemek yerler. Kırsal kesimde halk sabah kahvaltısında pirinç, çorba ve kızartma yer. Bugünkü Kore'de şehir yaşamında kahvaltıda süt ve ekmek yenir. Korelilerin öğle yemekleri çok hafiftir. Bu öğünde genellikle pirinç makarnası veya kızarmış pirinç yerler. Akşam yemeğinde ise. çorba, pirinç, et ve balık kızartmaları yenir. Koreliler bir öğünde pek çok çeşit yemek yerler. Çorba ve pirincin yanında çeşitli yan ve ana yemek yer alır. Aynca bu yemeklere özel bir de masa düzeni vardır. Eskiden erkeklere yemek servisi yapılırken yemekler küçük masalara konuldu. Her erkeğin kendine özgü yemekleri vardı ve onlara bu özel yemekler tek tek hazırlanırdı. Şimdi de yine masaya yemekler Batı'da olduğu gibi sırayla tek tek getirilmeyip, hepsi birlikte masanın üzerine konur. Yemek yiyenin önünde, çorbası, yanında da kendi sevdiği diğer yiyecekler yer alır. Bu yiyecekler, acı turşu, balık, kırmızı sebze, yeşil sebze ve soya sosudur. Tabii yanında da temel yemekler bulunur. Temel yemek genelde dumanı tüten bir yahni ya da Prugoki gibi çok ince kesilmiş et kavurmalarıdır.

    Kore Mutfağı önceleri büyük ölçöde sebzeye dayanırdı. Şimdi ise et ve sebze hemen eşit ölçüde kulanılmaktadır.

    Kore yemeklerınde sarımsak, zencefil, soya sosu, kızarmış kımızı biber, susam ve susam yağı çok kullanılır. Kore yemekleri genellikle ızgara, haşlama, buğulama, kavurma ve kızartma yöntemleri ile pişirilir. Ama en sık kullanılan yöntem tavada kızartma ve kavurmadır.

    Kore'nin güneyinde yemekler daha tuzlu, daha acı ve baharatlıdır. Pişirme yöntemleri de daha farklıdır.

    Korelilerin milli yemekleri "Kim chi" denilen baharatlı bir turşudur. Bu turşu karda ve donda insanı tok tutan ve ısıtan bir besin maddesidir. Bu baharatlı turşu hemen her yemeğin yanında olur.

    Sebze turşuları genelde tüm yıl boyunca Kore yemeklerinin yanındadır. En yaygın olanı Kim chi, beyaz lahana yapraklan ile yapılan bir turşudur. Beyaz lahana sonbahar sonunda toplanır ve kış için hazırlanır. Genelde cam veya seramik bir kaba lahana yapraklan üst üste sıralanarak yerleştirilir. Yaprakların arasına tuz, aroma verecek baharat ve bitki kökleri konur. Bunlar, kıyılmış sebzeler, kırmızı acı biber, sarmısak ve bazen de tuzlu karidestir. Daha sonra mayalanınca turşu taşmasın diye sebzelerin üzerine küçük bir naylon örtü örtülüp bir kapakla kapatılır Kapağın üzerine, sebzeleri bastırması ve suyun üste çıkmasını sağlamak için ağırlık yapacak bir taş konur ve kavanozun ağzı sıkıca kapatılır. Koreliler hazırladıkları turşulan kışın donmasın diye toprağa gömerler. Hazır olduğu zaman, aynı anda ekşi ve acı olan bu turşu hem mineral hem de "C" vitamini açısından çok zengindir ve kışın taze sebzenin yerini tutar.

    Kore tatlıları genellikle pirinçle yapılan hafif tatlılardır. Ayrıca siyah ve sarı susamdan yapılan kurabiyeleri de kendilerine özgüdür.

    Korelilerin en önemli sıcak içecekleri "Gingseng çayı"dır. Kaynamış suya gingseng tozu, bal, çam fıstığı ve kuru hurma katılarak hazırlanır.

    Kore Mutfağı komşuları olan Japonya ve Çin'den aldığı yemekleri, aslına uygun olarak hazırlamıştır. Bu nedenle kendi öz mutfağı herhangi bir değişikliğe uğramamış, geleneksel yapısını korumuştur.


    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 3 Ağustos 2014

Sayfayı Paylaş