1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gelibolu Mevlevihanesi

Konusu 'İl İl Türkiye' forumundadır ve Suskun tarafından 7 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [video=youtube_share;_N5a7cxPCok]http://youtu.be/_N5a7cxPCok[/video]

    Aş pişer mide doyar, beyin güçlenir
    İnsan pişer, beyin doyar, yürek güçlenir.



    Gelibolu Mevlevihanesi


    GELİBOLU COĞRAFYASI ÖZELLİĞİYLE “TARİHTE DEVAMLI KÖPRÜ OLMUŞ”.

    İnsanlar bu Coğrafya’dan sürekli akmışlar, Asya’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Asya’ya vede bir denizler geçidi Gelibolu.

    Bu coğrafya Hancılar’la Yolcular’ı bir araya getirmiş. Gelibolu Mevlevihanesi

    Bir Cihan İmparatorluğu’nun Avrupa Kıtasında’ki başkentidir; Gelibolu…


    Viyana’ ya kadar uzanan bu coğrafyaya asırlarca sevgi, barış, hoşgörü ve adalet ile hükmetmiş olan Osmanlı İmparatorluğu, kültürünü balkanlara açarken Gelibolu’ yu bir merkez olarak kullanmıştır. İstanbul’ un arka bahçesi niteliğinde olan ve Osmanlı donanmasına ev sahipliği yapan Gelibolu, yetiştirdiği alimleri balkanlara göndererek Türk-islam kültürün yayılmasını sağlamıştır. Çok yakın tarihlere kadar, hacı adaylarının kutsal topraklara gitmeden önce Gelibolu’ yu ziyaret etmelerinin bir gelenek haline geldiğini ele alırsak, Türklerin, Rumeli’deki ilk eyaleti olan bu eşsiz kentin, manevi önemi daha çok ortaya çıkacaktır.

    Bu kentte şimdilerde tekrar can kazanan öyle bir adres vardır ki, biraz tarih kitaplarını karıştıranlar hem Gelibolu’ nun hemde balkanların bu manevi kalbinin “Gelibolu Mevlevihanesi” olduğunu görmekte zorlanmayacaklardır. Dünyanın en büyük mevlevihanesi, asithanesi ve semahanesi özelliklerini elinde bulunduran bu yapı 1621 yılında ilk postnişi Azade Mehmet Dede ve dervişleri tarafından inşa edilmiştir.

    O tarihten sonra çok geniş bir alana yayılarak köfeki taşından minaresi, kiremit çatısı iki katlı semahanesi, semahanenin yanında kadınlar mahfili, divanhanesi, ocaklı köşkü, abdest alma yerleri, derviş hücreleri, şeyhin haremi, kütüphanesi ile zamanın en gelişmiş eğitim merkezleri arasında yer almaktaydı. Son onarımı 1889-1900 yılları arasında Sultan 2. Abdülhamit tarafından yapılan Mevlevihane bu yüzyılın başlarında derin bir uykuya dalmıştır. Askeri bölge içinde kalıp önce hastane daha sonradan depo olarak kaderine terk edilen Mevlevihane 1994 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından satın alınarak 2005 yılında ziyarete açılmıştır.


    [​IMG]
    [​IMG]
    Mevlevi Tatlısının Tarihçesi

    Tarihin derinliklerinde kalmış enerji ve besin deposu Mevlevi Tatlısı ile yeniden doğdu.Mevlana; yüzyıllar ötesinden günümüze ışık tutmuş,bugün insanlık olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz ”İnsan sevgisiyle” yolumuzu aydınlatmış;Din,Irk ve Zümre ayrımı yapmadan tüm insanları bağrına basmış evrensel değerdeki fikir adamımızdır.

    Mevlana’nın kurduğu Mevlevilik Felsefesini yaymak yaşatmak için o dönemde bir çok Mevlevihane yapılmış. Bunlar içinde Çanakkale/ Gelibolu’daki yapı ülkemizin ve dünyanın en büyük Mevlevihane’sidir. Gelibolu Mevlevihane’sinin turizme kazandırılması sırasında Mevlevi Lokumu yüzyılların karanlığından gün ışığına çıkarıldı

    Mevlevihanelerin iki mutfağı bulunurmuş; “Birinde aş pişer mide doyar,beyin güçlenir;diğerinde insan pişer,beyin doyar,yürek güçlenir.”

    Bu tatlı o dönemde şifa amaçlı güç macunu olarak yapılmaktaydı.Özelliği her yaş gurubundaki insanların ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri barındırmasıdır.Yüzde yüz doğal meyvelerden yapılmaktadır.Hedefimiz mistik özelliği olan bu tatlıyı ülkemiz ve dünya insanına tanıtmak,bu lezzeti onlarla paylaşmak ve sevdirmek.

    Mucize Karışımın Faydaları
    • Kan Yapıcıdır. Kansızlığa İyi Gelir.
    • Beyin ve sinir hücrelerini güçlendirir.
    • Bileşimindeki Antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini de güçlendirir.
    • İçerdiği yüksek lif oranı ile sindirim sistemini düzenler, tok tutar.
    • Kemik gelişimini sağlar, Kemik hücrelerini güçlendirir.
    • Kolesterolü azaltır, Tansiyonu düşülür.
    • Tıkanık damarların açılmasına yardımcı olur, Kalbi korur.
    • Cinsel gücü arttırır.
    • Bedensel ve Zihinsel yorgunların giderilmesine yardımcı olur.
    • İçerindeki selenyum sayesinde kansere karşı koruyucu etki yapar.
    • Böbrek iltihabına ve kumların düşmesine yardımcı olur.
    • Vücuttaki şeker oranını dengeler.
    • B1, B12 Vitaminlerinin bir arada bulunmasından dolayı karaciğeri güçlendirir.
    • İçeriğinde Demir, Magnezyum, Potasyum, Kalsiyum, Fosfor bulunmaktadır.
    • Ayrıca Betakaroten A – B 1 – B2 – B3-B6 Vitaminlri sayesinde Hamile ve Emzikli kadınlar için faydalıdır.
    • İçeriğindeki A,B,C,E Vitaminleri ile Kalsiyum Demir, Fosfor, Protein ve mineraller ile çocuklarımızın beden ve beyin gelişimine katkıda bulunur.
    • Kadınlar İçin Faydalıdır.

    İçeriğindeki Besin Değerleri

    GLUTEN 0,00
    PH 8,20
    ASİT 0,10
    KURU MADDE 79,21
    MİNERAL 2,20
    PROTEİN 5,30
    FRUKTOZ 44,22
    YAĞ 2,30
    ASKORPİN ASİT 4,75
    HAM LİF 1,50
    KALORİ 218,78
     

Sayfayı Paylaş