1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gencin kişilik gelişimi ile eğitiliş biçimi arasındaki ilişki

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve dderya tarafından 14 Nisan 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.302
    Beğenileri:
    7.488
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    41 ÇTL
    GENCİN KİŞİLİK GELİŞİMİ İLE EĞİTİLİŞ BİÇİMİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

    [​IMG]
    Eğitimin Çocuk Ruh Sağlığındaki önemi

    Ruh sağlığında da, sağlıksızlığında da asıl sorun, normal ile patolojik olanı, çeşitli kültürlerden bireylerin davranışlarındaki ortak özü yakalayabilmektir. Davranışın dışa yansıyan belirtileri ile insan gerçeğini yakalayabilmek... Ancak bu özün oluşumu kültürden soyutlanarak düşünülemez. İçgüdüsel gereksinmeler, psikolojik ve

    organik gelişimin kuradan hemen tüm toplumlardaki insan için aynıysa da, toplum ile arasındaki iletişim, çoğu kez içinde yaşadığı toplumun bir ürünüdür.

    Bireyin Kişilik Gelişimi

    Kişilik gelişmesindeki olgu, doğuştan getirilen bazı özelliklerin zamanla yaprak gibi tek tek açılmasıdır. Genellikle çevre etkisi altında biçimlenir. Çocuk üzerindeki çevre etkisi en başta anne-baba ile oluştuğuna göre, çocuk doğal olarak onların aracılığı ile içinde yaşadığı kültürün özelliklerini, yaşam biçimlerini algılamaya başlar. Ayrıca çevrenin etkisi ile çevre ve genetik birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturur ve çocuğun tüm yaşantısını etkiler. Çocukluk yıllarından sonra ruh sağlığı yerinde bir birey olabilmek, psikolojik gelişim devrelerinde ailenin vereceği eğitim ve ailenin toplum ile etkileşimine; geniş ölçüde bağlıdır.

    İnsan davranışı kültürden bağımsız olmadığına göre, onu bilmesi ve incelemesi de kültürden bağımsız olamaz. Bu demektir ki bireyi aileden, toplumdan ayrı düşünmek olanaksızdır. Kültürel normlar zayıflamaya başladıkça hem kuşaklar arasındaki çatışmalar, hem de ailenin eğitim tarzındaki çelişkiler artmaya başlar. Bu da genellikle bireylerin önce birey olarak sonra da gruplar halinde bir patoloji ortaya koymalanna neden olur. Bu konuda yapılacak araştırmalar hem toplum ruh sağlığını korumak, hem tedavi edici özellikleri ile hem de patolojinin her şeklinde patolojik sayılabilecek bir davranışın meydana gelmesine neden olan eğitim taızlan var mıdır, yok mudur sorulanna ışık tutabilir. Gerek ülkemizde gerek Avrupa ve Amerika'da özellikle aile davranıştan arasındaki ilişkiye parmak basan pek çok araştırma vardır. Bu araştırmalann yapılma amaçlan belirli hastalık gruplan ile eğitim tarzı arasındaki korelasyonu belirlemek olduğu kadar, belirli bir patoloji ortaya koyan eğitim tarzları varsa ailenin dinamik ve kültürel özellikleri incelenerek hastalıkları daha iyi değerlendirmemize yarayacak bu olguları ortaya koymaktır.

    | Gelişim psikolojisi ile psikiyatrinin temel görevlerinden biri, ruh bağlığının devamı İçin hem bireyin içinde yaşayan ham toplumun ¡fevklerine uyan bir ruh sağlığı eğitiminin kurallarını oluşturmaktır.

    Böytece ruh sağlığının ölçüleri bilinirse, sağlıksızlık oluştuğunda hem birey, hem de bireyin etkileşim halinde olduğu çevrenin, dinamik özellikleri değiştirilme yoluna gidilecektir.

    Farklı bir psikodinamik anlayış ortaya çıkar mı, konusunda yapılan araştırmalar bir bilgi vermekten, yeterli ışık yakmaktan henüz uzaktır. Çünkü pek çok araştırma problem meydana geldikten sonra retrospektif (geriye dönük) olarak yapılmaktadır. Psikiyatrik yardım gereksinimi olan bireylerin bulunduğu ailelerde ana babanın incelenmesi, çocuk ve ailenin psikiyatrik belirtilerine ışık tutmaktadır. Ancak yetişkin, psikolojik dengesinin bozulmaya başladığından kendisi haberdardır. Oysa çocuk bunun farkına varamayacağı için, kendisini doktora getiren aile büyükleridir. Bu da çoğunlukla çocuğun değil, çevrenin şikayetlerine bağlıdır. Bu çevre hangi davranışların bir rahatsızlık belirtisi olarak farkına varıyor da, gerçek rahatsızlığın işaretleri sayılabilecek bir çok çocuk davranışına kendilerine ters gelmediği müddetçe boş veriyor? Sorun geniş ölçüde aile bireylerine, değer normlarına, kişilik yapılarına, bu bireylerden oluşan ailelerin yapısal özelliklerine bağlıdır.

    Araştırmalar

    Gerek .memleketimizde, Kağıtçıbaşı (1981), Kasatura (1991). Aydı naip ve Erol’un (1977) araştırmaları, gerekse Avrupa ve Amerika’da ruh sağlığı ile aile yaşantısı arasındaki ilişkiye dayanan araştırmalâr, çocuğun gelecekteki yaşantısını hazırlayan bazı davranış modellerinin varlığını ortaya koymaktadır, örneğin çocuklukta anti- sosyal belirtiler göstermeyen çocuklara göre, psikopatik durumları olan çocukların erişkin yaşamlan içinde psikopatik yapı geliştirmeleri daha fazla olasılık taşımaktadır. Çocuklukta, bu belirtilerin oluşmaması, dikkati çeken bazı belirtiler olduğu zamanda, ailenin bu konuda bilinçli davranmaları, bu davrarçışiann patolojik hale kaymasını gerektirir.

    Gerek alkol ve madle bağımlılıktan, gerekse davranış|ardan gösteren, kendilerine güveni olmayan kişilerin aile yaşantıları incelendiği zaman, bu bireylerin aile yapılarında, daima q|pnda ve Herkteki bozuklukları hazırlayan eğitim kalıpları görülmüştür, fipatura, 1979). Matta hangi tür eğitim tarzının hangi türde bir heyecansal ve davranış bozukluğu ortaya koyabileceğini, hangi anne baba tipinin hangi türde bir ruh hastalığını hazırlayabiieceğine ışık tutan araştırmalar vardır. Geriye dönük (retrospektif) olarak yapılan bu çalışmalarda en belirgin ortak bulgulardan biri çocuğa özgüvenini kazandırmaya yönelik bir eğitimin verilmesidir. (Coopersmith, 1959, JŞears 1970). öyle bir özgüven ki topluma daha sağlıklı güdü bir uyum sağlayarak daha yaratıcı olabilmesi, insan ilişkilerinde mutlu bir birey olabilmesi için çocuğu yönlendirsin.


    İlkay Kasatura, Kişilik ve Özgüven kitabından.
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş