1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gençlik Aşısı

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 29 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.094
    Beğenileri:
    4.419
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    813 ÇTL
    Yaşlılık bilimi – Geriyatri ile uğraşan bilim adamlarının sorunu çözümlemek amacıyla yaptıkları gerçekçi yaklaşımlar, bugüne kadar henüz bir gençlik aşısının bulunmasıyla sonuçlanmannşsa da, yaşlanma konusunda pek çok bilimsel gerçeğin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur. Organizmanın endokrin (hormonal) ve immünülojik sistemleri arasındaki bağlantılar duyarlı dengeler dikkatli biçimde incelenmiştir. Araştırmaların ışığında, yaşlılıkta beyin hücrelerinin ölümü ya da bir cinsiyet hormonu olan testosteron düzeylerinin azaldığı gibi olguların statik kavramlar olmadığı anlaşılmıştır. Sağlıklı bir yaşam sürmüş bir kalbin, genç yaşlardakin-den farklı bir biçimde atmadığı ve 70 yaşındaki bir karaciğerin en az 30 yaşındaki kadar işlevleri yerine getirebildiği bilinmektedir. O halde yaşlanmayı doğal bir değişim biçiminde değil de, bazı işlevlerin bozulması, hastalanması biçimini de düşünebiliriz.

    Bilimdünyasmda birçok olguda karşılaşıldığı gibi, bu konuda da birbirleri ile bağlantısız gibi gözüken birçok bulgu bir araya getirildiğinde,gerçek sonuçlara ulaşılmaktadır. Örneğin, beyindeki elektrokimyasal süreçler incelendiğinde, sinir hücreleri arasındaki noradrenalin, dopa-min, serotonin gibi mesajcı moleküllerin oynadıkları roller ortaya çıkmıştır. Bu moleküller insanın günlük ruh durumunu, duygularını, kaslarının etkinliğini ve entellektüel algılama yeteneklerini düzenlemektedirler. Sinirsel iletide rol alan bu moleküllerin yaşlanma olgusu ile ilgisi de parkinson hastalığı incelenirken ortaya çıkmıştır. Zamanından önce oluşan bir dejenera-tif hastalık olan parkinsonizm aslında organik kökenli, dopamin sistemindeki bir bozukluktan kaynaklanan bir hastalıktır. Temel sorun, sorun yaratan ilk aşamanın saptanmasıdır. Bu aşamada hormonal dengeyi bozan ve ileti mekanizmasında ortaya çıkan sorumlu bir aksaklık söz konusudur. Hayvan deneylerinden elde edilen bir bulguya göre de yüksek dozda “L-dopa” (dopaminin sentez maddesi) verilen fareler, ileri yaşlarında bile hala gençlikteki görünümlerini koruyabilmektedirler. Acaba L-dopa olası bir gençlik aşısı mı sorusu hemen akla gelmektedir.
     

Sayfayı Paylaş