1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gençlik Dönemi

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve dderya tarafından 1 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    64 ÇTL
    Sık değişen sınav sistemi ile birlikte kendisinde ve ailesinde artan kaygılar gençlerin kişilik gelişim sürecini olumsuz etkiliyor. Ders başarısına ve sınav hazırlığı üzerine aşırı yoğunlaşma, kişilik ve karakter gelişimine yeterince önem verilmemesine yol açabiliyor. Gençlerin ve ailelerin dersler ve sınavlar kadar kişilik, karakter, sorumluluklar ve sosyal gelişim gibi hayatın ve kişiliğin diğer yönlerine de önem vermeye devam etmeleri gerekiyor. Genç o güne kadar iyi bir kişilik özelliğine sahip olabilir. Fakat gelişimi henüz tamamlanmamıştır. Anne-babaların evlatlarını iyi tanımaları hem onların hem de kendilerinin gelişimi için önemli. Özellikle gençlik döneminde bütün ailelerde görülen iletişim sorunlarının çözümü bütün aile üyeleri için elzemdir. Gençler, içinde bulundukları toplumu bilhassa gençleri daha iyi tanıyabiliyor. Anne-babalar çocukları vasıtasıyla hem toplum sorunlarından hem de toplumdaki olumlu değişikliklerden haberdar olabiliyorlar. Bunun için genci, iletişimi kesmeden dinlemeleri ve ona değer vermeleri önemli.
    Diğer taraftan anne-babalar gençle sohbetleri esnasında onun iç dünyasındaki fırtınaları da anlayıp dindirmesine yardımcı olabiliyorlar. Bunun için biraz sınavlara olan yoğun ilgiden ve kendi sorunlarından uzaklaşıp sohbet ortamları oluşturmaları gerekiyor.
    Bu gibi paylaşımlar gencin iç dünyasına girmeye bir vesile olabiliyor. Anne-baba genci dinlerken onun ne kadar hızlı büyüdüğünü fark edebiliyor. Bazen gençten kendi hayatı ile ilgili kararlar verirken çok güzel fikirler alabiliyor. Bazen de sinyalleri fark edip problemleri erken önleyebiliyor. Bazen doğrudan müdahale yerine onun bunalımdan çıkmasına yardımcı ortamlar hazırlıyor. Burada dikkat edilecek şudur; anne-baba gencin anlattıklarında çok üzücü düşünceler olsa da kesinlikle suçlamamalı, “neden bana gelip sormadın?” gibi rahatsız edici karşılıklar vermeden genci dinlemelidir.
    Gençler de biraz ilgiyle büyüklerini dinleyebilseler görüyorlar ki her ne kadar arada 20-30 yıllık bir fark olsa da gençlik çağının duyguları ıstırapları, beyin sancıları, heyecan ve neşeleri hep birbirine benziyor. İnsanın var oluş sancıları, yaşama gayesini bulma, doğruya hikmete ulaşma çabaları hep aynı. Anne-babaya ve gence düşen, bu ortak noktaları bulmaya çalışmak. Anne-babalar genç için medeniyetin köklerine ulaşmak için bir köprü, genç de anne-baba için günümüze ve geleceğe açılan bir pencere olabiliyor.

    Anne-babalar için birkaç küçük anahtar:

    Okudukları bir kitaptaki olay ve fikirlerden bahsetmek.
    Bir arkadaş sohbetinde kendilerini etkileyen bir olayı anlatmak.
    Bir gençlik anısını hatırlayıp ondaki duygulardan bahsetmek.
    Henüz lise çağlarındayken öğretmenin anlattığı bir olaydan nasıl etkilendiğini ve günlerce kitaplarda cevap aradığını anlatmak.
    İmani ve hayati konulardaki dönemeçlerini ve tecrübelerini anlatmak.
    Güzel ahlak edinme, arkadaşlık gibi konulardaki değişim süreçleri hakkında kendi hayatından örnekler vermek.

    Farika Teymur Artır / Uzman Psikolog
     

Sayfayı Paylaş