1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Genelgeler ve kongreler

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 13 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    GENELGELER VE KONGRELER

    A.KUVAYI MİLLİYEHAREKETİ

    •Mondros Ateşkes Antlaşması ile vatanın yer yer işgal edilmesi üzerine Türk halkı cemiyetler kurarak silahlanmaya başlamıştır.
    •Bu harekete Kuva-yi Milliye (Milli Kuvvetler) adı verilmiştir.
    •Kuva-yi Milliye, düzenli ordu kurulana kadar gerilla savaşıyla düşman ilerleyişini engellemiş ve TBMM’ ye karşı oluşan ayaklanmaları bastırmıştır.
    •Düzenli ordunun kurulması üzerine 8 Ekim 1920’de kaldırıldılar.

    Kuva-yi Milliye’nin kaldırılmasında;

    •Belirli bir merkezden yönetilmemeleri,
    •Askerlik tekniklerini yeteri kadar bilmemeleri,
    •Düzenli düşman ordularıyla yeteri kadar mücadele edememeleri,
    •Halktan zorla para ve Asker toplamaları etkili olmuştur.

    B.MİLLİ MÜCADELE HAREKETİNİN BAŞLAMASI

    1.Kurtuluş Savaşı’na Kadar Mustafa Kemal Paşa

    •1881’de Selanik’te doğdu.
    •Selanik Askeri Rüştüye’si ( ortaokul) Manastır Askeri idaresi (lise) ve İstanbul Harp Okulunu bitirdi.
    •Mustafa Kemal 1905 yılında kurmay Yüzbaşı olarak orduda göreve başladı.
    •İtalya’nın Trablusgarb’ı işgal etmesi üzerine 1911’de gönüllü olarak buraya gitti. Binbaşılığa yükseldi.
    •1.Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi’nde 19. Tümen komutanı oldu. Albaylığa yükseldi.
    •1916’da Muş ve Bitlis’i Ruslardan geri aldı. General oldu.
    •1918’de Yıldırım Orduları komutanı oldu.
    •Mondros Mütarekesi’nden sonra İstanbul’a gelen Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla 16 Mayıs 1919’da Samsun ve civarındaki Türk halkı ile Rum çeteleri arasında çıkan çatışmaları araştırmak amacıyla Anadolu’ya gönderildi.
    2.Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı ve Kongreler

    •1919 Mayıs 1919’da 17 arkadaşı ile Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, bölgedeki izlenimlerini hükümete bildirdikten sonra Havza’ya geçti.
    •Burada Anadolu’daki sivil ve askeri yetkililere bir genelge yayınlayan Mustafa Kemal, işgallerin protesto edilmesini istemiştir.
    •Bu istek kısa sürede yurdun her tarafında etkisini göstermiş ve büyük mitingler düzenlenmiştir.
    •Bu faaliyetinden dolayı Mustafa Kemal tekrar İstanbul’a çağırılmıştır.
    3.Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)
    Maddeleri

    1.Vatanın bütünlüğü, Milletin bağımsızlığı tehlikededir.
    2.İstanbul hükümeti vazifesini yapamamakta bu durum milleti yok gibi göstermektedir.
    3.Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
    4.Sivas’ta Milli bir kongre toplanacaktır.
    5.Kongre için her ilden halkın güvenini kazanmış üç delege seçilecektir.
    Özelliği
    •Türk inkılâbının ihtilal safhası başlamıştır.
    •Kurtuluş Savaşı’nın amacı, gerekçesi ve yöntemi belirlenmiştir.
    •Sivas’ta bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.
    • Bu genelge sonrasında İstanbul hükümeti Mustafa Kemal’i askerlik görevinden almış, ancak Mustafa Kemal 8 Temmuz 1919’da resmi görevi ve askerlikten istifa etmiştir.
    4.Erzurum Kongresi ( 23 Temmuz 1919)

    •Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin çalışmaları sonucu toplanmıştır.
    •Bu kongre bölgesel bir kongre olmasına rağmen alınan kararlar tüm yurdu ilgilendirdiği için milli bir kongre olarak kabul edilmiştir.
    •Mustafa Kemal başkanlığında 9 kişiden oluşan bölgesel Temsil Heyeti oluşturulmuştur.
    •Kongrenin 1.maddesi (Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünemez) Misak-ı Milli’de aynen yer almıştır.
    •O güne kadar kurtuluş yollarından biri olarak görülen manda ve himaye fikri ilk defa reddedilmiştir.
    •İlk defa milli sınırlardan bahsedilmiştir.
    •Meclis-i Mebusan’ ın ( Millet Meclisi) açılması istenmiştir.
    •İlk defa geçici bir hükümet kurulması amaçlanmıştır.
    •Mustafa Kemal’in milli mücadelenin lideri olacağı anlaşılmıştır.
    •Kuvayi Milliyeyi etkin Milli iradeyi hakim kılmak esastır denilerek millet egemenliğinden bahsedilmiştir.
    Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)
    •Amasya Genelgesi’nde alınan kararlar gereğince Sivas’ta toplanmıştır.
    •Her yönüyle milli (ulusal) bir kongredir.
    •Milli mücadelenin planı çizilmiş, milli egemenliğin her şeyin üzerinde olduğu ifade edilmiştir.
    •Misak-ı Milli’nin esasları belirtilmiş ve yeni Türk Devleti’nin temelleri atılmıştır.
    •Temsil Heyeti milli bir özellik kazanmış bir hükümet gibi çalışmaya başlamış Mustafa Kemal Paşa başkan seçilmiştir.
    •Bu kongre sonunda Temsil heyeti Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’ yı Batı Anadolu Kuva-yi Miliye komutanlığına tanımıştır. (yürütme yetkisini kullandı.)
    •Anadolu’da bulunan tüm cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir.
    •Manda ve Himaye fikri kesin olarak reddedilmiştir tam bağımsızlık kararı alınmıştır.
    •İrade-i Milliye adıyla propaganda amaçlı bir gazete çıkarılması kararlaştırılmıştır.
    •Temsil Heyet’ nin çalışmaları sonucu Damat Ferit hükümeti düşürülmüştür.

    C.SON OSMANLI MEBUSAN MECLİSİ’ NİN TOPLANMASI

    1.Amasya Görüşmesi ( 20-22 Ekim 1919)
    •İstanbul Hükümeti adına Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal arasında yapılmıştır.
    •Bu görüşmelerde pek çok olumlu karar alınmasına rağmen sadece Mebusan Meclisinin açılması kararı gerçekleştirilmiştir.
    •Bu görüşmeyle İstanbul Hükümeti ilk kez Temsil Heyeti’nin varlığını hukuken dinlemiştir.

    Önemli Amasya görüşmelerinden sonra Mustafa Kemal Batı Cephesi ve İstanbul’daki gelişmeleri takip etmek, ulaşım ve haberleşme imkanlarından yararlanmak için 27 Aralık 1919. Da Ankara’ya gelmiş ve burayı Milli Mücadelenin merkezi yapmıştır.
    2.Misak-ı Milli
    •Amasya görüşmelerinde alınan karar gereği serbest seçimler yapılarak 12 Ocak 1920’ de Mebusan Meclisi İstanbul’da toplandı.
    •Mecliste Milli Mücadele’ nin amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla “Felâh-ı Vatan Grubu” kuruldu.
    •Meclis 28 Ocak 1920’de “Misak-ı Milli” kararlarını aldı. Misak-ı Milli kararlarına göre;

    1.Türkiye’nin çoğunlukla yaşadığı topraklar bölünmez bir bütündür (Mondros Ateşkesi sırasındaki sınırlar).
    2.Kars, Ardahan, Batum, ile Batı Trakya’nın geleceği halk oylaması ile belirlenmelidir.
    3.İstanbul’un güvenliğini sağlamak şartıyla boğazlar dünya ticaretine açılabilir.
    4.Azınlık hakları komşu ülkelerde Türk ve Müslümanlara verilen haklar kadar olacaktır.
    5.Milli ve iktisadi gelişmemizi engelleyen her türlü, siyasi, hukuki ve ekonomik sınırlamalar (kapitülasyonlar) kaldırılacaktır. Osmanlı borçlarından payımıza düşen ödenecektir.

    Önemli
    -Misak-ı Milli ile Türk vatanının sınırları ilk kez çizilmiştir.
    -Bağımsızlık yolunda en önemli adım atılmış ve bütün kısıtlamalar reddedilmiştir.
    -Kongrelerde alınan kararlar Osmanlı Mebuslar Meclisi tarafından kabul edilmiştir.
    -Boğazlar, Kapitülasyonlar, Azınlık hakları ve dış borçlar gündeme getirilmiştir.
    3.İstanbul’un İşgali (16 Mart 1920)

    -Misak-ı Milli’ nin ilanı üzerine kendi çıkarlarına ters kararlar alındığını gören itilaf Devletleri Meclis ’i dağıtarak İstanbul’ u resmen işgal etmiştir.
    -Bu durum TBMM’nin açılmasına zemin hazırlarken, Mustafa Kemal Paşa ’ya da Milli Mücadeleyi padişah adına yürüttüğünü söyleme imkanı vermiştir.
    -Mustafa Kemal Paşa, işgali protesto ederek Ankara’da milli iradenin temsil edileceği yeni bir meclisin açılacağını ilan etmiştir.
    İstanbul’ un işgali üzerine Mustafa Kemal ;

    a.İstanbul’la her türlü haberleşmenin kesilmesini
    b.Anadolu’daki işgalci subayların tutuklanmasını
    c.Yeni meclisin Ankara’da toplanacağını bunun için derhal yeni seçimlerin yapılmasını istedi.


    TBMM’NİN AÇILIŞI VE TEPKİLER

    A.TBMM’NİN AÇILMASI
    •İstanbul’un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin kapatılması Mustafa Kemal’e TBMM’yi açma fırsatı vermiştir.
    •Seçimler yapıldıktan sonra 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.
    •Meclis başkanı seçilen Mustafa Kemal 24 Nisan’ da meclisin işleyişini belirlemek amacıyla bir önerge yayınladı.

    Önerge Karaları

    •Hükümet kurmak zorunludur.
    •Geçici olarak bir meclis başkanı veya padişah vekili tanımak doğru değildir. (Meclisi sürekliliği ifade edilmiştir.)
    •Meclis başkanı aynı zamanda hükümetin de başkanıdır.
    •Mecliste ortaya çıkan milli irade yurt kaderine el koymuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üstünde bir güç yoktur. (İstanbul hükümeti yok sayılmıştır.)
    •Yasama, yürütme, yargı yetkileri Meclise aittir.(Güçler birliği ilkesi kabul edilmiştir.)
    •Padişah ve halifenin durumu işgaller sona erdikten sonra meclisin alacağı bir kararla belirlenecektir. (1 Kasım 1922’de meclis kararını vermiştir.)
    •Türkiye Devleti TBMM tarafından yönetilir ve hükümeti de “TBMM Hükümeti” adını alır.

    Yeni Meclisin Özellikleri
    •1921 Anayasası’na kadar yukarıdaki önerge meclisin çalışma esaslarını belirlemiştir.
    •Bu meclis bir “kurucu meclis (Anayasa hazırladığı için)” özelliği gösterir.
    •Yeni mecliste “güçler birliği (Yasama yürütme yargı)” ilkesi uygulanmıştır.
    •Güçler birliği ilkesiyle çabuk ve uygulanabilir kararların alınması sağlanmıştır.
    •Geçici Meclis başkanı tanımakla, meclisin sürekliliği ilan edilmiştir.
    •Egemenliği millete vermekle Saltanatın üstünde yeni bir yönetimin kurulacağı ilan edilmiştir.
    •Milli egemenliğin tam yansıyabilmesi için İstanbul’dan gelen milletvekilleri de meclise kabul edilmiştir.
    •Meclis hükümeti benimsenmiştir.
    •3 Mayıs 1920’de TBMM Hükümeti kurulmuştur.
    •TBMM milletin tek temsilcisi olmuştur.
    •Bu meclis 16 Nisan 1923 tarihine kadar faaliyetlerini sürdürmüştür.
    •Bu meclise” Birinci Meclis” adı verilir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    B.İLK ANAYASA (TEŞKİLÂTI ESASİ 20 OCAK 1921)

    TBMM’nin açılmasından sonra yeni bir devletin temelleri atılmıştır. Bu nedenle yeni bir anayasaya ihtiyaç duyuldu. I. İnönü zaferinden sonra Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edildi.

    1.Yeni Anayasanın Özelikleri
    •Yeni Türk Devleti’nin ilk anayasasıdır.
    •Kurtuluş savaşı ’ nda hızlı ve çabuk karar alabilmek için kısa ve öz olarak hazırlanmıştır (24 madde).
    •Anayasada öncelikle devletin bağımsızlığının sağlanması esas alınmıştır.
    •Bu anayasa TBMM’nin etkinliğini ve yaptırım gücünü arttırmıştır.
    •Milletin gerçek güç olduğu belirtilmiştir.
    •Bu anayasada vatandaşların temel hak ve özgürlükleri, yargı işleri gibi bazı konular eksik kalmıştır.
    •Bu eksiklikler o günün şartlarında devletin işgal altında kalmış olmasından kaynaklanmaktadır.
    2.İlk Anayasanın Temel Maddeleri

    •Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
    •Kanun yapmak ve yürütme yetkisini kullanmak milletin tek ve gerçek temsilcisi olan TBMM’ ye aittir.
    •Türkiye Devleti, TBMM tarafından yönetilir ve hükümet “TBMM hükümeti” adını alır.
    •Meclis başkanı hükümetin de başkanı sayılır.

    C.TBMM’YE KARŞI AYAKLANMALAR
    1.Bu ayaklanmaları başlatan sebepler
    •Azınlıkların durumu değerlendirilerek devlet kurma ve işgalleri kolaylaştırma faaliyetlerine başlamaları,
    •Asker kaçakları ve çıkarları elden giden bazı kimselerin çalışmaları,
    •İstanbul Hükümeti’nin Milli Mücadele aleyhine fetva yayınlaması, askerlik ve vergiyi kaldırması,
    •İtilaf devletlerinin kışkırtmaları
    •Mustafa Kemal ve arkadaşlarının gıyabi bir mahkemede yargılanıp idama mahkum edilmeleri,
    •Düzenli ordunun kurulma aşamasında bazı Kuva-yi Milliyecilerin düxenli orduya katılmak istememeleri etkili olmuştur.
    •Anadolu halkının savaş yorgunu olması.
    2.Ayaklanmalar [/B
    •TBMM’ye karşı meydana gelen ayaklanmalar üç guruba ayrılır. Bunlar : İstanbul Hükümeti ve İngilizler tarafından desteklenen ayaklanmalar, azınlıkların çıkardığı ayaklanmalar.
    a.İstanbul Hükümeti ile İngilizler Tarafından Desteklenen Ayaklanmalar
    •Anzavur ayaklanması, Kuvay-i İnzibatiye ayaklanması,
    •Bolu, Düzce, Hendek ve Adapazarı ayaklanmaları,
    •Yozgat Yenihan ayaklanması, Konya ayaklanması, Afyon ayaklanması ve Milli aşireti ayaklanması bu gurupta yer alan ayaklanmalardır.
    b.Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar

    •Azınlıkların yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde bağımsız bir deblet kurmak veya büyük devletlerin koruması altına girmek amacıyla azınlıklar tarafından çıkarılmıştır.
    •Pontus Rum ayaklanması, Ermeni ayaklanması (Doğu Anadolu ve Çukurova’da) bu gurupların ayaklanmalarıdır.
    c.Kuva-yi Milliye Taraftarlarının Çıkardığı Ayaklanmalar
    •Düzenli ordunun kurulması sırasında elindeki imkanları kaybetmek istemeyen bazı kuva-yi Milliye liderlerinin çıkardığı ayaklanmalar,
    •Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe ayaklanmaları bu guruptan ayaklanmalardır.
    3.TBMM’nin İsyanlara Karşı aldığı Tedbirler
    •Ayaklanmalara karşı 1920’de «Hıyanet-i Vataniye Kanunu» çıkarılmıştır.
    •11 Eylül 1920’de 1920’de İstiklal mahkemeleri kurularak, isyancılar sert bir şekilde cezalandırılmışlardır.
    •Damat Ferit Paşa tarafından Anadolu Hareketi aleyhinde dağıtılan İstanbul fetvasına karşı, Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi, karşı fetva yayınlayarak Milli mücadelenin haklılığını ilan etmiştir.
    4.İsyanın Sonuçları
    •Milli mücadelenin uzamasına neden oldu.
    •Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması gecikti.
    •Milli kaynak zayiatı meydana geldi. Milli kuvvetler birbirine karşı kullanıldı.
    •Yunan işgali kolaylaştı.
    •TBMM isyanları bastırarak Anadolu’da otoriteyi sağladı.

    D.SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI (10 AĞUSTOS 1920)
    •Paris barış Konferansı’nda Osmanlı Devleti’nin paylaşma planı üzerinde anlaşamayan itilaf Devletleri uzun görüşmeler sonunda Nisan 1920’ de aralarında anlaştılar. Hazırladıkları barış taslağını Osmanlı Devleti’ne kabul ettirdiler.
    •Ön söz ve 433 Maddeden oluşan antlaşmayı Mebuslar Meclisi Adına Dâr-ı Şürâ-yı Saltanat onaylamıştır.
    Sevr Antlaşmasının Önemi

    •Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti tamamen yok sayılmıştır.
    •I. Dünya Savaşı’nın galip devletleri Osmanlı Devleti’ni aralarında paylaştırdılar.

    Sevr Antlaşması’nın Önemi

    •Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti tamamen yok sayılmıştır.
    •I. Dünya Savaşı’nın galip devletleri Osmanlı Devleti’ni aralarında paylaştırdılar.
    •Doğu Trakya ve İzmir Yunanistan’a, Çukurova ve Güneydoğu Fransa’ya, Antalya ve çevresi İtalya’ya Musul İngiltere’ye veriliyor. Doğuda Ermenistan ve Kürdistan Devletleri kuruluyor. Kapitülâsyonlar, azınlık hakları en geniş bir şekilde devam ettiriliyor. Osmanlı devleti çok ağır mali yükümlülükler altına sokuluyor. Askeri sınırlamalar getiriliyordu.
    •Antlaşmayı Mebuslar Meclisi imzalamadığı için hukuken geçersiz sayılmıştır.
    •Azınlıklara sonsuz ve geniş haklar verilerek serbest hareketlerine izin verilmesi, Türk halkının haklarını kısıtlamıştır.
    •Sonuç olarak, uygulanmayan bu antlaşma için tarihçiler “Ölü doğan bir antlaşma” tabirini kullanmışlardır.
    •TBMM Sevr-i imzalayanları vatan haini ilan etmiş ve antlaşmayı tanımadığını bildirmiştir.
    •Uygulanmayan bir antlaşma olması yönüyle 1878 Ayastefanos Antlaşmasıyla benzerlik göstermiştir.


    KURTULUŞ SAVAŞI

    A.KURTULUŞ SAVAŞ’INDA CEPHELER

    1.Doğu Cephesi

    •Bu cephede, Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurmak isteyen Ermeniler ile savaşılmıştır.
    •TBMM Hükümeti 15. Kolordu komutanı Kazım Karabekir Paşayı Doğu Cephesi komutanlığına atadı.
    •9 Haziran 1920’de harekete geçen Kazım Karabekir Paşa 30 Ekimde Ermenileri kesin bir mağlubiyete uğratarak Doğu Anadolu’nun tamamını kurtardı.
    •Ermenilerin isteği üzerine Gümrü Barış Antlaşması imzalandı. (3 Aralık 1920).

    Antlaşmanın Yorumu

    •TBMM Hükümeti’nin uluslar arası alanda kazandığı İlk askeri ve siyasi başarısıdır.
    •Sevr Antlaşması’nın geçersizliği ilk kez uluslar arası bir antlaşmada onaylanmıştır.
    •Ermeni sorunu çözüme kavuşturulmuş oldu.
    •Doğu Cephesi’nin kapanması ile buradaki güçlerin büyük bir kısmı Batı Cephesi’ne gönderilmiştir.

    2.Güney Cephesi

    •Düzenli orduların savaşmadığı tek cephedir.
    •Bölgede Fransız işgalcilere ve işbirlikçi Ermenilere karşı bölgesel direniş cemiyetlerince kahramanca mücadeleler verilmiştir.
    •12 Şubatta Maraş, 10 Nisanda Urfa, 20 Ekimde de Adana düşman işgalinden kurtarıldı. Sakarya zaferinden sonra Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşmasıyla Fransızlar bölgeyi terk etmişlerdir.
    •Bu antlaşmayla (Hatay dışında) bugünkü güney sınırlarımız çizilmiş ve Fransızlar bölgeden çekilmiştir.

    Önemli TBMM 1973’te aldığı bir kararla kahramanlıklarından dolayı Maraş’a « Kahraman» , Antep’ e « Gazi» 1984 ‘te de Urfa’ ya da « Şanlı » unvanı verilmiştir.

    3.Batı Cephesi

    •Kurtuluş Savaşı yıllarında en zorlu mücadelenin verildiği cephedir.
    •Bu cephede Yunanistan ile savaşılmıştır.
    •Bu cephede savaşlar 15 Mayıs 1919’ Yunanlıların İzmir’i işgali ile başlamış ve 11 Ekim 1922’ de imzalanan Mudanya Mütareke’ ne kadar devam etmiştir.
    •Başlangıçta Kuva-yi Milliye birlikleri ile karşı konulduğu için istenilen sonuçlar alınamamıştır.
    •Dağınık ve düzensiz haldeki Kuva-yi Milliye Birliklerinin kaldırılıp yerine düzenli ordunun kurulmasıyla istenilen başarı elde edilmiştir.

    Bu Cephedeki Gelişmeler

    a.I. İnönü Savaşı (6-10 Ocak 1921)
    •Batı Cephesi’nde düzenli orduların Yunan ordularına karşı kazandığı ilk zaferdir.

    I. İnönü Zaferinin Sonuçları

    •Bu zafer TBMM’nin iç durumunu kuvvetlendirmiş, dışarıdaki itibarını arttırmış, Askere alım işlemleri hızlanıştır.
    •İsmet Paşa, Albaylıktan Generalliğe terfi etmiştir.
    •İtilaf devletleri hiç beklemedikleri bu yenilgi karşısında durumu görüşmek üzere Londra’da toplandılar.
    •Sevr Antlaşmasını gözden geçirmek zorunda kaldılar.
    •Bu zaferden sonra Çerkez Ethem İsyanı da bastırılmıştır.
    İ.İnönü Savaşı’ndan Sonraki Önemli Gelişmeler

    Londra Konferansı (21 Şubat – 12 Mart 1921)

    •Birinci İnönü zaferinden sonra İtilaf Devletleri tarafından toplanmıştır.
    •Amaçları; Sevr Antlaşmasını yumuşatarak TBMM’ye kabul ettirmekti.
    •İtilaf devletleri aralarındaki anlaşmazlıktan doğan yararlanmak amacıyla İstanbul Hükümeti ve TBMM’yi bir arada çağırdılar, ancak amaçlarına ulaşamadılar.
    •Konferans herhangi bir sonuç alınamadan dağılmıştır.

    Londra Konferansı’nın Sonuçları

    •Yeni Türk Devleti ve TBMM ilk kez İtilaf devletleri tarafından tanınmıştır.
    •TBMM, konferansa katılmakla barış yanlısı olduğun dünya kamuoyuna göstermiştir.
    •Yeni Türk Devleti’nin haklı davası dünya kamuoyuna duyurulmuştur.
    •Sevr Antlaşması’nın uygulanamayacağı anlaşıldı.

    Türk-Afgan Dostluk Antlaşması (1 Mart 1921)
    •Moskova’da TBMM heyeti ile Afgan heyeti arasında dostluk antlaşması imzalanmıştır.
    •İki devlet karşılıklı olarak birbirini tanıdılar.

    Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)

    •Rusya’da yeni kurulan Bolşevik Hükümeti ile TBMM Hükümeti’nin o dönemde Batı karşıtı olmaları iki tarafı birbirine yaklaştırmıştır. TBMM’nin doğu, güney ve batı cephesindeki başarıları da etkili olmuştur.
    •Rusya Misak-ı Milli’yi ve yeni Türk Devleti’ni tanıyan İlk Avrupa devleti olmuştur.
    •Bu antlaşma ile doğu sınırımızın güvenliği sağlanmış doğudaki birlikler batı cephesine kaydırılmıştır.
    •Bu antlaşmayla Batum, Türkiye’nin liman hizmetinden yaralanması şartıyla Gürcistan’a bırakılmıştır. Bu Misak-ı Milli’den verilen ilk tavizdir.

    Ayrıca I. İnönü Savaşı’ndan sonra 12 Mart 1921’de İstiklâl Marşı kabul edilmiş, 20 Ocak 1921’de İlk Anayasa ( Teşkilât-ı Esasiye) ilân edilmiştir.


    b.II. İnönü Savaşı (23 Mart- 1 Nisan 1921)
    •TBMM’nin Londra Konferansı’nda itilaf Devletlerinin istekleri kabul etmemsi üzerine, İngilizlerin desteği ile Yunanlılar taarruza geçtiler. Ancak yenildiler.

    II. İnönü Savaşı’nın Sonuçları

    •Bu zaferden sonra İtalyanlar işgal ettikleri Muğla ve Antalya’dan çekilmeye başladılar.
    •Fransızların TBMM’ye karşı tutumları yumuşamıştır.
    •Mustafa Kemal kazanılan zaferin önemini İsmet Paşa’ ya çektiği telgrafta “Siz orada sadece düşmanı değil, Türk Milletinin makûs talihini de yendiniz” diyerek belirtmiştir.

    c.Kütahya Eskişehir Savaşları (10-24 Temmuz 1921)

    •Yeni kurulan düzenli ordunun Batı Cephesi’nde kaybettiği tek savaştır.
    •Afyon, Eskişehir ve Kütahya Yunanlıların eline geçti.
    •Ordunun daha fazla zayiat vermesini istemeyen Mustafa Kemal orduyu Sakarya Nehrinin doğusuna kadar çekti.
    •Savaşın kaybedilmesi TBMM’ye olan güveni sarstı. Meclisin Kayseri’ye taşınması ve Kuva-yi Milliye’ye dönülmesi gündeme geldi.
    •Yunan ordusu Sakarya Nehrine kadar ilerledi.
    •Durumun ciddiyetini ani kararlar alınmasını gerektirdiği için 5 Ağustos 1921 de “Başkomutanlık Kanunu” çıkartıldı.
    •Bu kanunla Mustafa Kemal Paşa Başkomutan seçildi. Ayrıca Meclis tüm yetkilerini Mustafa Kemal Paşa ’ya devretti.

    Bu kanun 1922’de süresiz olarak uzatıldı. Mustafa Kemal Paşa ’nın Cumhurbaşkanı seçilmesine kadar yürürlükte kalmıştır.
    •Mustafa Kemal Paşa orduyu yeniden güçlendirmek amacıyla 8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye Emirleri’ ni çıkardı. Bu sayede ordunun ihtiyaçlarının büyük bir kısmı halktan karşılamaya çalışmıştır.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

    •Tekalif-i Milliye Emirleriyle Türk ordusunun eksiklerinin bir kısmı büyük ölçüde tamamlanmış ve ordu savaşa hazırlanmaya çalışılmıştır.
    •23 Ağustosta Yunanlılara karşı taarruza geçti. Mustafa Kemal Paşa “Hattı Müdafa yoktur, Sathı Müdafa vardır. O satıh bütün vatandır” diyerek orduyu çoşturdu.
    •22 gün süren savaş sonucunda Türk ordusu büyük bir zafer kazandı. (13 Eylül 1921).

    Savaşın Sonuçları
    •1683 Viyana bozgunundan beri devam eden Batı karşısındaki gerileme sona erdi.
    •Yunanlılar savunmaya, Türkler taarruza geçti.
    •TBMM, Mustafa Kemal Paşa ’ya “Mareşallik” rütbesi ile “Gazilik” unvan verdi.
    •Fransızlar bu savaştan sonra TBMM ile Ankara Antlaşması’ nı imzaladılar.
    •Rusyanın isteği üzerine Kafkas Cumhuriyetleri, TBMM ile Kars Antlaşmasını imzalamıştır.

    Kars Antlaşması ile doğu sınırlarımız Kesinlik kazanmıştır. Buradaki birlikler Büyük Taarruz için batı cephesine kaydırılmıştır.

    Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921)

    Sakarya zaferinin kazanılmasından sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Fransa Arasında imzalanmıştır.

    Antlaşma gereğince
    •Taraflar arasındaki savaş durumu sona erdi.
    •Hatay dışında bugünkü Suriye sınırımız çizildi. Hatay’da özel bir yönetim kuruldu. Türkçe’nim resmi dil olması ve Türk parasının kullanılması kabul edildi. Burada yaşayan Türklere geniş haklar tanındı.
    •Fransa yeni Türk Devleti’ni resmen tanımış oldu.
    •İtilaf Devletleri’nin Türkiye’ye karşı oluşturdukları birlik parçalandı.
    •Fransa Hatayla ilgili özerklik kararlarını kabul etmekle buranın Anadolu’nun bir parçası olduğunu da onaylamış oluyordu.


    Fransızlar Misak-ı Milli’yi tanıyan ilk itilaf Devleti olmuş. İtilaf Devletleri kesin olarak ayrılmıştır. Bu arada İtalya da Anadolu’dan tamamen çekilmiş, Güney Cephelerimiz kapanmıştır. Güneydeki birliklerin çoğu Büyük taarruz için batı cephesine kaydırılmıştır.


    e.Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26 Ağustos-18 Eylül 1922)
    •Sakarya Meydan Savaşı’nda Yunan ordusunu yenilgiye uğratan Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1922 sabahı Büyük Taarruz’u başlattı.
    •30 Ağustosta Başkomutanlık Meydan Savaşıyla Dumlupınar ’ ın kuzeyinde düşman ordusu yok edildi.
    •Mustafa Kemal “Ordular! İlk hedefimiz Akdeniz’dir. İleri” emrini vermesi üzerine taarruza geçen Türk ordusu önünde kaçan Yunan ordusunu İzmir’e kadar kovaladı.
    •9 Eylülde İzmir’in düşman işgalinden kurtarıldı. 18 Eylülde Batı Anadolu tamamen düşmandan temizlendi.

    Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)
    •Telaşa düşen İngilizlerin isteği üzerine Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı.(11 Ekim 1922).
    •Görüşmelere İngiltere, Fransa, İtalya ve Türkiye katılmış, Yunan temsilcileri görüşmelere katılmamıştır.
    •Konferansa TBMM adına İsmet Paşa katılmıştır.
    •Mudanya Ateşkesi ile Kurtuluş Savaşı askeri safhası sona ermiş, politik safhası başlamıştır.
    •Doğu Trakya ve İstanbul savaş yapılmadan kurtarıldı.
    •Meriç Nehri Yunanistan ile aramızda sınır oldu.
    •İstanbul’un TBMM’ ye devredilmesiyle Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
    •Anadolu projesinde başarılı olmaması üzerine İngiltere’de Loyd George hükümeti düştü.
    •Yunanlıların megole idea (Büyük Yunanistan) düşüncesi sona erdi.
    •Mondros Ateşkes Antlaşması geçerli bir belge olmaktan çıkmıştır.

    Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)

    •Mudanya Ateşkes Antlaşmasından sonra asıl barış görüşmeleri olan Lozan Barış Antlaşması için hazırlık yapıldı.
    •Ancak, İtilaf Devletleri Konferansa hem İstanbul hükümetini, hem de TBMM’ yi çağırdılar bununla ikilik çıkarmak ve Anadolu’da bir iç savaş çıkarmayı amaçlıyordu.
    •Bu durumu anlayan Mustafa Kemal, TBMM’de saltanatın kaldırılmasını görüşmelerini başlattı. Yapılan oylama sonucunda saltanat ve hilafet ayrıldı.
    •1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılırken hilafet Osmanlı soyundan gelen Abdülmecit Efendi ’ye verildi.
    •Saltanatın kaldırılmasıyla İtilaf Devletlerinin oyunu bozulmuş, TBMM milletin tek temsilcisi olmuştur.
    •623 yıllık Osmanlı saltanatı sona ermiştir.
    •Demokratikleşme ve laikleşme yolunda önemli bir adım atılmıştır.

    B.LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI (20 KASIM 1922-24 TEMMUZ 1923)

    •Mudanya Ateşkes antlaşmasında sonra asıl barış görüşmelerini yapmak amacıyla Lozan’da bir araya gelindi.
    •Konferansa, Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Yugoslavya ve boğazlarla ilgili meseleler görüşülürken Bulgaristan ve Sovyet Rusya katılmış ABD ise gözlemci olarak bulunmuştur.
    •Konferansa Türkiye adına İsmet Paşa katılmıştır.
    •Konferansta İtilaf Devletlerinin milli bağımsızlığımızı sınırlayıcı tavırlar sergilemeleri üzerine görüşmeler bir ara kesilmiş, sonra tekrar başlamıştır.
    Lozan Barış Görüşmelerinin Sonuçları
    •Yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığı ve Misak-ı Milli tüm dünya devletlerince tanınmıştır.
    •Sevr Antlaşması kesin olarak ortadan kalkmıştır.
    •Türkiye uluslar arası ilişkilerde diğer devletlerle eşit haklara kavuşmuştur.
    •Osmanlı döneminden kalan kapitülasyonlar, dış borçlar ve yabancı okullar meselesi halledilmiştir.
    •Karaağaç, Yunanistan’dan savaş tazminatı olarak alınmıştır.
    •Ermeni iddiaları sona ermiştir.
    •Bütün azınlıklar Osmanlı vatandaşı sayılarak Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmaları önlenmiştir.
    •Musul sorunu sonraya bırakılmıştır.

    Lozan Barışından kalan Problemler

    •Boğazlar Komisyonu ’nun kalması milli egemenliğimizi sınırlandırıcı bir unsur olmuştur. Bu problem 1936 yılında imzalanan “Montrö Boğazlar Sözleşmesi” ile halledilmiştir.
    •Misak-ı Milli sınırları içinde kalan Musul alınamamış, Irak sınırı kesinlik kazanmamıştır.

    •9 Ağustos 1923’te Halk Fırkası kuruldu
    •6 Ekim 1923’te Türk Ordusu İstanbul’a girdi.
    •13 Ekim 1923’te Ankara Başkent ilan edildi.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş