1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gerçek Olan Sadedir

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 13 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Gerçek Olan Sadedir

    "Her şeyde basit ve sade olmaya çalışın. Basit olursanız yalan söyleyemezsiniz çünkü yalan basit olamaz. Yalan, doğası gereği karmaşıktır. Sadece gerçek olan sade olabilir."
    Bakın Osho ne diyor: "Her şeyde basit ve sade olmaya çalışın. Basit olursanız yalan söyleyemezsiniz çünkü yalan basit olamaz. Yalan, doğası gereği karmaşıktır. Sadece gerçek olan sade olabilir."

    Bazı danışanlarım bana geldiklerinde "Hakan Bey, size bunu uzun uzun anlatmam lazım" diyorlar. Ben de onlara, "Bana sadece üç cümle ile özetleyin lütfen" dediğimde şaşırıp kalıyorlar. Hatta bazen acınacak hikayelerini ballandıra ballandıra anlatma zevkini ellerinden aldığım için, bana kızıyor da olabilirler. Halbuki şunun farkında değiller: Çözümü görememelerinin en önemli nedeni, o uzun masalsı anlatımın detaylarında boğulmuş olmaları.

    Bazen danışanlarıma yanıtı sadece evet ya da hayır olan bir soru soruyorum. Bana dakikalarca cevap veriyorlar. Dikkatle onları dinliyorum. Sadece evet ya da hayır demek yerine bana uzun uzun bir şeyler anlatıyorlar. Sonuçta cevaplarını tamamladıklarında ortada ne evet oluyor ne de hayır.

    Bazen de rahatça anlatsınlar diye bırakıyorum onları. Konudan konuya atlayarak cevap veriyorlar. Birden durdurup "Soru neydi?" dediğimde genellikle soruyu hatırlayamıyorlar. Cevap verebilenler de çoğunlukla o soruyu değil, ancak birkaç önceki soruyu hatırlayabiliyorlar.

    Nasıl ki eşyalarla dolu karmakarışık bir odada aradığınızı kolayca bulamazsanız, binbir çeşit hikaye ile dolu zihinde de çözümü bulmak kolay olmuyor. O yüzden danışanlarımı sadeleşmeye teşvik ediyorum. Sadeleştikçe zaten gerçek kendiliğinden belirmeye ve netleşmeye başlıyor.

    Uzun cevaplar duymaya başladığımda aklıma yukarıda yazdığım Osho'nun sözü geliyor. "Gerçek olan sadedir." Danışanlarımı sade düşünmeye teşvik ettiğimde, gerçeğin etrafındaki çamur temizleniyor ve çözüm gün gibi ortaya çıkıyor.

    Zihni karışık kişilerin, kendilerine cevabı olmayan benzer sorular sorduklarını gözlemledim. Bana göre bu güçsüzleştiren soruların iki tipi var. Birincisi "Allahım neden ben?" türü "neden" soruları. İkincisi de "Acaba yanlış mı yaptım?" türü "acaba" soruları. Bu soruları "Burada olan biten nedir?", "Peki şimdi ne yapabilirim?" gibi güçlendirici sorularla değiştirdiğimizde basite ve çözüme doğru yol almaya da başlıyorlar zaten.

    Sonuç olarak, kendinizle tanışmak istiyorsanız, önce sadeleşmeye başlayın. Zihninizdeki işe yaramayan sorulardan evinizdeki işinize yaramayan eşyalara kadar gereksiz her şeyi hayatınızdan çıkarın.
     

Sayfayı Paylaş