1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Geyik Türküsü

Konusu 'Türkü/Hikayeleri' forumundadır ve BIYIKLI tarafından 16 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. BIYIKLI

    BIYIKLI V.I.P V.I.P

    Katılım:
    14 Haziran 2006
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    16 ÇTL
    Geyik Türküsü - Fethiye yöresi

    Geyik Sen Ne Gezersin
    Dağı Taşı Delersin
    Bir Yavrunun Peşine
    Niçin Böyle Gezersin

    Çaldılar Çapardılar
    Toz Toza Kopardılar
    Ben Yüksekte Yatarken
    Yavrumu Apardılar

    Alemi Azandadır
    Okuyup Yazandadır
    Yavrumu Pişirmişler
    Bir Kara Kazandadır

    Anonim
     
  2. BIYIKLI

    BIYIKLI V.I.P V.I.P

    Katılım:
    14 Haziran 2006
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    16 ÇTL
    Hikayesi

    Geyik Türküsü - Fethiye yöresi

    Güney Anadolu da, Akdeniz'e paralel uzanan Toros sıradağları, karlı doruklarıyle, mavi Akdeniz'in, yücelerde patlayan ak köpüklü dalgalarıdır sanki.

    Toros sıradağları arasında coşkun dereler ve ince-uzun ovalar vardır. Bu yörenin insanları doğaya, dolayısıyla her türlü yaban yaratığına yakındırlar. çokluk Türkmenler, tahtacılar yaşar Toros'larda.

    Yıl boyu sürü güdüp tahta biçen tahtacılar, güz geldimiydi, doğru Elmalı'mn Akçainiş köyü yakınındaki Tekke mevkiinde alırlar soluğu. Fethiye'den Antalya'ya, Kaş'tan Korkuteli'ne dek yöredeki tüm Aleviler, kurbanlarını burada keserler. çünkü Hacı Bektaş-ı Veli'nin önde gelen müritlerinden Abdal Musa tekkesi buradaydı bir zamanlar.

    Hacı Bektaş-ı Veli, Abdal Musa'nın yetişip olgunlaştığım görünce O'na el vermişti. Bektaşilikte el vermek, tamam, sen piştin demek.

    Abdal Musa, pir'inin elini öptükten sonra, O'nun elçisi olarak, Bektaşiliği yaymak üzere, Elmalı'ya gelip, Akçainiş köyü dolaylarına yerleşmiş. Öylesine bilgili, öylesine güçlü bir kişiymiş ki; kısa sürede çok büyük bir yandaş (taraftar) kitlesi toplamış.

    Aradan yüzyıllar geçtiği halde, o yöreler halkı hala; Abdal Musa'nın kudretini hayranlıkla anlatır. O'nun gösterdiği mucize ve yaptığı işlerin çoğu halk arasında söylenceleşmiş (efsaneleşmiş) tir.Bir geyikle şakalaşmasını dile getiren söylenceyse, Fethiye-Antalya arasının en, ilginç türkülerinden birine konu olmuştur :

    Abdal Musa bir gün, yenice yavrulamış bir geyikle karşılaşmış. Geyiği sınamak için, yavrusunu bir kazana saklamış. Geyik melemeye, yavrusunu aramaya başlamış. İşte o sıra Abdal Musa ile geyik arasında geçen söyleşi, kırk dörtlüklük (kıt'alık) bir şiir oluşturmuş. Bugün türküde genellikle beş dörtlük söyleniyor.

    Kaynak : Anonim
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.433
    Beğenileri:
    7.360
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.871 ÇTL
    Teşekkürler. Halk müziğimizi unutmayanlardanım. Sözler tam anlamıyla duygu yoğunluğu ve yaşanmış bir olayı anlatıyor herzaman. Zaten onun için bugüne dek unutulmadığını düşünüyorum.
     

Sayfayı Paylaş