1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gidecegim BU Ellerden

Konusu 'Resimli Şiirler' forumundadır ve Hazangülü tarafından 4 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. dağcı

    dağcı Üstat

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.502
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    4 ÇTL
    yesim harikasın yine döktürmüşsün çok güzel bi paylaşım tşklr
     
  3. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    [​IMG]
    Çıkarıyorum seni kelimelerimden, yazılarımdan, hayatımdan…Kolay olmayacak biliyorum. Ama kolay olan ne vardı ki bizim ilişkimizde. Hep kapalı kapıları zorladık seninle… Aşılamayacak engellerin üzerinden gelmeye çalıştık. Hep karanlıkta, hep koskocaman bir boşlukta koşup durduk. Birbirimizi bulmaya, birbirimizin olmaya çalıştıkça daha da uzaklaştık, daha da koptuk birbirimizden. Ben sana gelmeye çalıştıkça, elimi uzattıkça sen hep bir adım geri kaçtın. Mücadele eden ben; kaçan, korkan hep sen oldun! Sen bana arkanı döndükçe ben hep arkandan seslenen, gitme diye yalvaran oldum… Yanımda kalman için önüne duvarlar ören, engeller koyan ben şimdi anlıyorum ki yanımda olan sadece bedeninmiş, yüreğin değil! Dedim ya kolay değildi yaşadığımız şeyler; benim sana “seni seviyorum” dediğimde senin susman, konuşmaman; ben sana geldikçe senin kaçman ve benim sürekli her yerde seni aramam kolay değildi… Her insan hak ettiğini yaşarmış ya sevdiğim! Sen hak etmediğini, beni, benim aşkımı yaşadın. Verdiğim sevgi, hissettiğim aşk senin hak ettiğinden çok çok fazlaymış meğer. Kim bilir belki de bu yüzden böyle oldu. Benim aşkımmış sana asıl ağır gelen… Bu yüzden hep kaçmayı, kolayı seçtin. Karşılaştığın ilk engelde arkanı dönüp gitmeye kalktın. Bir kere de üstesinden gelebilirim bunun demedin, diyemedin. Benim payıma düştü hep engeller, karanlıklar, zorluklar…

    Şimdi o zorluklara bir yenisini daha ekliyorum ve bu sefer benim için hiçte kolay olmayan bir şey yapıyorum: seni hayatımdan sonsuza kadar çıkarıyorum. Çünkü anladım ki sen yüreğime ışık tutan, bana yol gösteren sandığım o büyük aşk değil, yolumu gidilmez yapan, kapkaranlık bir boşluksun. Bu yüzden vazgeçiyorum senden, aşkımdan, sevgimden belki de en önemlisi kendimden… Korkuyorum anlıyor musun? O boşlukta yapayalnız kalıp, yönümü hiç bulamamaktan korkuyorum. Günün birinde beni bırakabileceğin, gidebileceğin, sevgimin biteceği korkusu, yerini; yolumu bulamama, kendimi o boşlukta kaybetme korkusuna bıraktı. O yüzden;

    GİT ŞİMDİ… Yanına sevgimden kalan sevgi parçalarını da al ve git. Çık hikâyelerimden, yazılarımdan, hayatımdan…


    hoşça kal ey sevgili....
    [​IMG]
     
  4. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    yalandı her şey…

    ve bitti seni seviyorum bile diyemeden

    gidiyorum şimdi bir ben birde içimdeki sen

    özlemlerin,sevdam var,

    ama bana çok uzaklar….

    gidiyorum şimdi

    gitme desen beni engellesen ve’ seni seviyorum’ u duysam senden

    ilk ve son…

    son her şey hayatımdaki son nokta.

    özlemim sevdiğim sevgimi söyleyemedim

    ve gidiyorum şimdi

    dilimde eskilerden bir parça ve yüreğimde bir sen

    birde tam bilemediğim bir şiir.

    ne gece bekler sabahı nede taze ölüyü mezar

    benim seni beklediğim kadar.

    hoşça kal ey sevgili…


    ağlayacağım hem de hıçkıra, hıçkıra

    elimde resmin olmayacak belki

    ama yüreğim seninle dolu

    gözlerimde gözlerin dolu olacak

    ve yarım kalan bir aşkın hikayesi yazılacak son defa

    umutlarım yeşermeyecek belki akan son göz yaşlarımda

    ama biliyorum ki bir sen daha olmayacak,

    tutamadığım ellerin,bakamadığım gözlerin ile gidiyorum!

    ve dilimde son sözüm SENİ SEVİYORUM!!!!!!!!

    [​IMG]
    [​IMG]
     
  5. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    İklim Döngüsüdür Sana Hasretim

    Karanlığa tutsak bir yalnızlıktı yokluğun,

    Dinle sevdalım,

    Seninle büyüyen bir aşkın çaresizliğiydi içimde,

    Her haykırışta

    binlerce parçaya ayrılan suskunluğun,

    Geçer gözlerin önünden aylar,hesapsız yıllar,

    İstemesende,

    Döner yüzünü mevsim,saçlarını savuran rüzgara,

    Ve ben bir yağmur damlası,

    Bir seni bilirim, Seni özlerim,

    Kapılıp giderim peşinsıra kör kuşlara,

    Dağ olurum geçit vermem,

    Nehir olurum beklemeyi sevmem,

    Sen olurum, Seni hiçkimseye değişmem,

    Düşerim bulutları öptüğün sabahlara,

    Kimseyi sen kadar özleyemem,

    Her suretten sensizlik kalır mühürlenmiş sevdalara,

    İklim döngüsüdür avuçlarındaki hasret,

    Yürek törpüsüdür,

    inanamazsın,

    Bu gözler,bu dudaklar,

    Yokluğuna yazılan şiirlerin sürgünüdür,

    Ağlamak istersinde,

    Ağlayamazsın,

    Ve geçer sevdiğim dokunamadığın her zaman,

    Geçer gider ömürden aşk,

    Anlayamazsın....
     
  6. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    YOKUŞ AŞAĞI




    Yokuş aşağı yuvarlanır gibiyim... Yokuşlar çekiyor beni, uzaklar çekiyor... Ağır bir gurbet yükü taşıyan hamallara benziyorum gitgide, yükü kendisinden büyük... Yokuşlar, dağlar, uzak yollar fena geliyor üzerime, ağırlaştırıyor saatleri, her bir yuvarlanış bir çizgi oluşturuyor alnımda, bedenimde bir çöküş... Her geçen günle büyüdükçe yaşlanan, küçülen bir nefes...Yamaçlardan aşağıya bakamaz insan... Başı döner, çıkış zordur da, inişi göremezsiniz... Bu yokuşlar çok fazla yorgun yıllara taşıyor geçmişimi, belirsizliğe atıyor bugünümü... İnişlerle birlikte her yuvarlanışta geleceğimi yuvarlıyorum sanki yokuştan, öyle ağır, öyle büyük...


    Bazan her şeyi yazamazsınız, bazan tıkanır kelimeler, boğazınızın ucunda düğümlenir, konuşamazsınız. Olanla biten arasında bir çizgide, seyretmeyi yeğlersiniz, kelimeler yetişemez yaşanılanlara, siz de peşinde koşamayacak kadar zayıflarsınız... Düşünemezsiniz, düşünmediğiniz kadar devam eder yoluna hayat, gittiği yere doğru takılı kalır bakışlarınız... Nereye, nasıl , ne zaman demeye bile vakit kalmadan bulursunuz ya hani kendinizi koca bir boşlukta, öyle bir yerdeyim şimdi...


    Yazamadığım yerdeyim...Hani diyordum ya, yazmayı yaşamaktan sayıyorum, yazarken yaşıyorum: Belki de yaşamadığım yerdeyim, nefes alıyorum ama, yuvarlanırken yaşıyorum, kimbilir?..


    Öyle bir yer ki, gece ile gündüzün karıştığı, sabah ile akşamın kardeş olduğu zamanlara eş... Bir rüzgar esiyor, bir yağmur yağıyor, alıyor beni benden, güneşe çeviremiyorum yüzümü.... Yuvarlanıyorum, yokuş çok dik, aşağısı görünmüyor... Kimbilir ne zaman varırım düze, bilmek mümkün olsa keşke...Siz bilir misiniz yokuşta yuvarlanmayı, yuvarlanırken yaşamayı, yaşarken sürüklenmeyi... Kendine rağmen çaresizliği, fırtınaya rağmen dinginliği, yokuşa rağmen yaşamayı?..


    Hayat devam ediyor, rağmenlere rağmen sürüp gidiyor...Sanmayın ki mutsuzum, herşeye rağmen bir küçük bahar çiçeği gülümsetiyor, bir yanda sönen ışıklar varken, hala umut tükenmiyor... Umudu yenildikçe çoğalan bir ekmeğe benzetiyorum çoğu zaman, her ısırışta eksiliyor, eksildikçe yeniliyor kendini.Bir türlü bitmek tükenmek bilmeyen bir ekmek, yaşam için farz olan... Nefes aldıkça yok olduğunu sanıyorsunuz, ama tencerede duruyor, kapağını açtığınızda karşınıza çıkıveriyor, buğusu hala üstünde, sıcak, buruksu olsa da, sevinci tattıran... Siz onu bıraksanız, o sizi bırakmayan bir dost, kötü günde yanıbaşınızda beliriveren...


    Fakat hayaller bitiyor...Bir gözünde yaş, bir gözünde parıltı, bir tarafın yokuş, bir tarafın düze çıkma sevinci varken, bir tarafta yakılmış gemiler, her seferinde yeniden , sil baştan maviye boyanan duvarlar, aynalarda belirtisiz bir ışık... Böylesi bir şey mi hayat?.. Hep mi böyleydi de, biz mi farkedemedik, hep mi kandırdı bizi pamuk şekerleriyle?... Her zaman mı aldatıldık, yoksa şimdi mi gerçek aldanış?..


    Ya insanlar?... Masumiyet dedikleri, bir küçük yalan mı, hep mi kandırdılar bizi?.. Kendimiz kadar başkalarına da mı yalan söyledik, hangi yalanlarda kaybettik safiyetimizi?... Tanıdığım herkes sanki bir adım öteden gülümsüyor, alaycı, gurur dolu bir gülümsemeyle, ben sandığın sen’dim diye...Nereye gitti masum gülüşler, nereye sakladık samimi kahkaları?.. Hangi yokuşlarda yuvarlanıyor hayat dediğimiz hengame?...


    Ne sandınız?.. Hala yuvarlanıyorum, yokuş aşağı, rüzgarlar itiyor beni, uzak ufuklar çekiyor, hala iki adım ötede görünen gökyüzüne uzatmaya çalışıyorum ellerimi... Ellerim soğuk, üşüyorum...Neredeyim, biliyor musunuz?

    Yazamadığım yerde, konuşamadığım,anlatamadığım, sustuğum yerde, yuvarlanıyorum...


    Yokuş aşağı yuvarlananlar anlar beni...
     
  7. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    Öznesi çalınmış cümlelerde
    sana " susmaya " gidiyorum....

    Bana çıkan tüm yolları adres defterlerinden sil artık..

    madem ki ayrılığa hüküm giymiş bu yürek
    artık ölmek için yaşamak gerek ...

    gün gelir tütmez olursa ocağım
    acılar var bende duvağı açılmamış...
    bekle !...

    sana onları adayacağım.

    Bir sevda vardı.

    Sevda yeli sandığı bir karayelle savruldu göğe yükseldi.

    Yıldızlara sordu, bulutlarla konuştu, güneşe, aya sordu.

    yanıldığını anladı...

    yalnızlığını anladı...

    aradığını bulamadan yeryüzüne düştü...
     
  8. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    Eğer ben vazgeçersem “senin içindi” diye başlayan şiirlerden,




    Mutluluklara küsersem, yalancı şarkıları susturursam




    O çok sevdiğim kalbin duymayacak mı artık beni?




    Bir sen misin bana bu kadar uzak,




    Sana en çok ihtiyacım olduğu anda…..




    Sözünü tutmadın yine,




    Ellerimi bıraktığın andan beri




    Kendimden düşüyorum her an,




    Bilmiyorsun…




    Gözümden düşüyorsun her an,




    Aldırmıyorum…..



    Sensin Benim Herşeyim

     
  9. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    Ölümün rengi var mıdır anne
    Siyah mı, yoksa beyaz mıdır?
    İnsan nasıl ölür anne
    Koca bir yürekle severken..?
    Hani seven ölmez derdin
    Yoksa yalan mıydı anne..?
    Bu kalabalık kim için toplandı
    Evimizde ne işleri var,
    neden ağlıyorlar. Bu yerde yatanda kim böyle..
    Kime ağıt yakıyorlar anne
    Neden yüzüme bakmıyorsun anne..
    Anne sende ağlıyorsun...
    Feryadın içimi acıttı...
    Ölümün rengi var mıdır anne..?
    Ölen ben miyim anne
    Hani insan severken ölmez derdin,
    Sevdim anne
    sevdim...
     
  10. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    Herkesin biraz faili olduğu meçhul bir cinayetti yüreğim...

    Olay yeri incelemesi için gelen dedektifler , parmak izlerinin kime ait olduğunu anlayamamıştı...

    O kadar çoktu ki cinayetimin failleri...

    O kadar çoktu ki üzerime yağan kurşunlar...

    O kadar kan akmıştı ki canımdan…

    O kadar çoktu ki canımdan can alanlar !!!


    Üstlenen olmamıştı cinayetimi...


    Sahip çıkan da yoktu soğuk bedenime…


    Hiçbir masal kahramanı o yüreğe sahip değildi…


    Cesedimi teşhis etmek için morga çağırılanlar, tanımadıklarını söylediler o soğuk yüzlü kadın cesedini…


    Timsah gözyaşları bile dökemediler ardımdan...


    Arkalarını dönüp telaşla koşarak uzaklaştılar yanımdan…


    Yüzleşmeye cesaretleri yoktu ki…


    Ne benimle, ne de kendileriyle…


    Muhasebe yapacak vicdanları da yoktu onların…

    Kendilerince, verilecek hesapları da…

    Ben ise

    Gözleri açık soğuk cesedimle ve buz kesmiş yüreğimle gazate manşetlerindeydim artık...

    HERKESİN BİRAZ FAİLİ OLDUĞU MEÇHUL BİR CİNAYET OLARAK !!!
     

Sayfayı Paylaş