1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gıybet Etmek

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve TeBeSSüm tarafından 15 Aralık 2006 başlatılmıştır.

  1. TeBeSSüm

    TeBeSSüm Pamuk Prenses ツ Özel üye

    Katılım:
    19 Eylül 2006
    Mesajlar:
    2.223
    Beğenileri:
    1.216
    Ödül Puanları:
    4.830
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    727 ÇTL
    Bir kimsenin gıyabında, yani hazır olmadığı bir yerde, onun hakkında (duysa) hoşlanmayacağı, üzüleceği bir şey konuşmak demektir. Gıybet ile yalan ve iftirayı birbirine karıştırmamak lâzımdır. Bir kimsenin gıyabında söylenen sözler doğru değilse, yalan ve iftira olur. Doğru ise gıybet olur. Gıybet sadece dil ile olmaz. Göz ile, el ile, işaret ile, yazı ile, resim ile, karikatür ile, film ile de olabilir. Fakat en yaygın şekil dil ile olanıdır.

    Gıybet, Kur'ân-ı Kerîm'de muhkem âyet ile yasaklanmış, haram kılınmış büyük bir günahtır. Resûlullah Efendimiz (s.a.v) de müteaddid hadîs-i şerifleriyle gıybeti kötülemişler, ümmetine yasak kılmışlardır. Ashab-ı kiram hazeratı (Allah onlardan razı olsun) ve her devirde gelen ulemâ, evliyâullah, fukahâ, salihler dahi (Allah onlara rahmet eylesin) gıybetin aleyhinde bulunmuşlar, gıybet hakkında ümmeti uyarmışlardır. Yâni gıybet Kitapla, Sünnetle, icmâ-i ümmet ile haram olduğu sabit, çok çirkin ve büyük bir günahtır.

    Gıybeti yapanlar iki sınıfa ayrılıyor:

    1-Câhiller. Bunların dinî bilgisi yoktur. Gıybetin ne olduğunu bile doğru dürüst bilmiyorlar.

    2- Gıybetin haram olduğunu bildikleri, bu mevzuda yeterli bilgiye sahip oldukları halde, nefs-i emmârelerine uyup, bile bile gıybet edenler..,

    Gıybetin caiz ve mubah olduğu çok sınırlı, çok mahdut ihtiyaç veya zaruret halleri vardır. Bunlar istisnaî hallerdir.

    1- Halka, millete zulm eden eziyet eden emirler.

    2- Kötülüğünü ve günahını hayâsızca açıkça işleyenler

    3- Sünnetleri bırakıp bidat irtikab eden, bilhassa itikâda müteallik meselelerde dalâlete, (sapıklığa) düşen kimseler. Bunlar aleyhinde yapılacak gıybetin şartı ve maksadı, halkı bu gibi kötü insanların şerrinden korumak, fenalıkların yayılmasını önlemektir. Fakat bu insanların bedenlerinden olan bir kusur söylenmez.

    Hüccetü'l-İslâm îmam Gazali rahmetullahi aleyh hazretleri şöyle buyuruyor:

    «Bil ki, kalb ile gıybet etmek, dil ile etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi kendi kendine de söylemek, düşünmek doğru değildi. Kalp ile gıybet, gözü ile bir şey görmeden, kulağı ile duymadan ve kat'i olarak bilmeden bir kimseye su-i zan (kötü zan) etmektir. Su-i zan haramdır.
     

Sayfayı Paylaş