1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gizlenen sorun: Sistit

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 12 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Gizlenen sorun: Sistit

    Bazı sağlık sorunları nedense saklanır veya ciddiye alınmaz. Bu da onların kronikleşmesine, kalıcı, yerleşik ve tedavisi mümkünsüz bir sorun haline gelmesine yol açar. İdrar kesesi iltihaplanması (sistit) bunlardan biridir.

    Sistit kadınlarda da erkeklerde de görülebilen bir sorundur ama ona “bir kadın sağlığı sorunu” demek mümkündür. Bunun nedeni yapısal-anatomik olarak kadınların bu enfeksiyona erkeklerden daha eğilimli olmalarıdır.

    BELİRTİLERİ NELER?

    Sistitin başlıca işaretleri sık ve ağrılı idrara çıkmadır. Kasık ve alt karın bölgesinde bir rahatsızlık bazen de ağrı hissedilebilir. Seyrek de olsa bazı sistitlerde kanama nedeniyle idrarda kan görülebilir. Prensip olarak ateş, üşüme, titreme, bulantı, kusma, bel ağrısı görülmez. Eğer bunlar varsa sorunun idrar kesesinden yukarıya, böbreğe doğru yayıldığı ve tabloya bir böbrek iltihabının da eklendiği düşünülür.

    Sorun çok ciddi rahatsızlıklara yol açmadığı için çoğu zaman önemsenmez ya da rahatsızlığın yapısı nedeniyle doktorlara iletilmek de çekinceli davranılır. Oysa problem erken teşhis edilirse kolayca tedavi edilebilmekte hatta tekrarlaması önlenebilmektedir.

    TEŞHİS VE TEDAVİSİ KOLAY

    Teşhis aslında hastalığın hikâyesi ve basit bir muayeneyle kolayca konulur. Bu nedenle idrar kültürü ve idrar analizi gibi testlere bile çoğu zaman gerek duyulmaz. Bazı antibiyotikleri kısa süreli kullanmayla çabucak çözümlenir. Problemli vakalarda tabii ki idrar analizi yapmak, idrar kültürü ile etken mikrobu bulup en uygun antibiyotiği vermek ve tedaviyi 7-10 gün kadar sürdürmek daha doğru bir yaklaşımdır.

    Eğer sık ve ağırlı idrar etme, idrar yaparken yanma, sızı ve rahatsızlık duygusu gibi problemler söz konusu olursa sorununuzu lütfen mümkün olduğu kadar erken, doktorunuzla paylaşın. Sistit ataklarının balayı döneminde, gebelikte ve gebeliğin hemen sonrasında, menopoz döneminde daha da sıklaşabileceğini unutmayın. Özellikle tekrarlayan sistik atakları yaşıyorsanız çözüm için lütfen fazla oyalanmayın...

    BUNLARA DİKKAT EDİN!

    Ürologlara göre aslında her kadın hayatının bir döneminde bir veya daha fazla sistit atağı yaşıyor ama bazı kadınlarda bu ataklar daha sık görülebiliyor. Özellikle havuz, deniz, sauna gibi ıslak ortamlar, cinsel ilişki, tedavi edilmeyen genital akıntılar, sistit ataklarını davet edebiliyor. Benzer şekilde idrar yollarında taş bulunması, özellikle mesane taşları sistit ataklarını sıklaştırabiliyor.

    KORUNMAK MÜMKÜN

    Sistitin temel tedavisi tabii ki antibiyotik kullanımı. En önemli etken E.coli adı verilen mikrop olduğu için bu mikroba etkili antibiyotikler kullanılıyor. Ama tekrarlayan sistik ataklarında doğal, basit, önleyici yöntemler de var. Mesela yüksek dozda C vitamini kullanmak bunlardan biri. Uzun süre günde 1000 mg civarında C vitamini almak ve bunu 3–6 ay sürdürmek idrar kesesinde bakterilerin yerleşme ve üremelerini engelleyebiliyor. Ayrıca kızılcık suyu (cranberry) da etkili bir koruyucu gibi düşünülüyor. Korunma amacıyla acılı yiyeceklerden kaçınmak da, kabızlıktan uzak durmak da ve geleneksel önlem “ayakları üşütmemek” de fayda var. Bol sıvı almak, susadıkça değil hatırladıkça su içmek etkili bir korunma yöntemi.

    PROF. DR. OSMAN MÜFTÜOĞLU
     

Sayfayı Paylaş