1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gölgeler..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Safir tarafından 3 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    [​IMG]

    Bir zamanlar göklere çok meraklı bir kral varmış. Yıldızların hareketlerini inceden inceye tetkik eder, ayın ve güneşin gökyüzündeki seyrini dakikası dakikasına izlermiş. Bilge kral halkına bir mutluluk kaynağı olsun diye, güneşin hareketlerine göre gölgesi biçimden biçime giren bir küçük heykel yaptırmış. Herkesin günün her saatinde seyredebileceği bu heykelin gölgesi güneş ışınlarının açısına göre şekilden şekile girermiş. Sabahları heykelin dibinde kanatlarını alabildiğine açmış bir kartal gölgesi belirirmiş. Öğleye doğru kartal kanatlarını yavaş yavaş toplar bir denizlerde sevinçle zıplayan iki yunusun silüeti ortaya çıkarmış. Tam öğle vaktinde ise heykelin gölgesi iyice küçülür ve bakanlar dibinde sevimli küçük kelebeklerin gölgelerini seyrederlermiş. Gün ikindiye eriştiğinde heykelin doğu tarafına taşınırmış gölgeler. Gündüzü böylece geçiren halk, ayın çıktığı geceler de ayrı ayrı gölgeler seyrederlermiş heykelin yanında. Bilge kral halkını mutlu etmekten memnunmuş.
    Gelin görün ki, heykelin sırrını ve göklerin bilgisini kimseye açıklamaya fırsat bulamadan ölmüş... Halk krallarının peşinden hayli gözyaşı dökmüş. Ondan geriye kalan bu güzel eseri daha çok sevmişler. Sonunda bilge krallarına duydukları minnettarlığı ifade etmek için, bu heykelin etrafına kubbesi altından, kapısı gümüşten, pencereleri yakutlarla süslü bir anıt yapmaya karar vermişler. Bu arada beklemedikleri şeyler de olmuş tabii... Anıtın duvarları yükseldikçe gölgeler artık eskisi gibi uğramaz olmuş heykelin yanına. Çok sevdikleri krallarının anısını korumaya çalışırlarken anının kendisini yok etmişler. Şaşkınca birbirlerinin yüzüne bakan halk, "Kötü bir niyetimiz yoktu!" diyorlarmış birbirlerine.

    Bu öykü, birbirlerine olan sevgilerinin aralarındaki farklılıklardan kaynaklanabileceğini farketmeyen eşleri anlatıyor. Sevmeyi çoğunlukla eşimizin tamamen bize benzemesini, bizden farksız olması olarak umuyoruz. Tam tersine, hepimiz eşimizin farklılığını kabul etmeli, onu faklı olduğu için seviyor olmalıyız. Eşimizden bize yansıyan güzellikler, ihtimal ki güneşin onun üzerine farklı ve özel biri olarak doğmasından kaynaklanıyor. Onun farklılığını yok etmeye çalıştıkça, üzerimizdeki gölgelerini sildik. Aslında kötü değildi niyetimiz. Asla kötü olmadı..


    Senai Demirci
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş