Gönül dili hal şivesi ve aşk nişanesidir…

MustafaCİLASUN

Özel Üye
Özel üye
Katılım
20 Tem 2011
Mesajlar
2,164
Beğeniler
729
Şehir
Kayseri
#1
Diyor ki Sayın Cilasun Ağabey;



”Yazmaktan maksadım şimdiye kadar gönül hücremde hapsolan duygularımın

dostlarla paylaşım esasına dayanmaktadır.”








Eğer
beyan bir anahtarsa

O anahtarla açılan ışıktan görülen dünyanın adı gönüldür
Her kelamın kıymeti onun gönül ile irtibatı ölçüsündedir
bu bir hakikattir

Bence dil ve dudaktan ifade edilen şeyler sadece gönül beyanının bir gölgesinden ibarettir


Ne var ki hak kelamının
Bir izdüşümü sayılan gönül dilini de ancak ona açık duranlar anlar
Mantık
muhakeme
üslup
meani
mecaz
teşbih
istiare gibi esaslar söze derinlik katar

Her biri ayrı süsleme sanatı sayılan hüsn-ü ta’lil türünden unsurların bedii bir derinliğe katkısıdır

Aksine
vicdan mekanızmasına

Mal edilmemiş
gönül diliyle seslendirilmemiş ve hal şivasiyle

Renklendirilmemiş bütün söz ve beyanlar ne kadar yıldızlı olurlarsa olsunlar
Yinede ruhlar üzerinde mütemadi tesir icra edemezler
insanın iç dünyası her zaman açık bulunmalıdır


Çünkü her vakit mamur mabetler gibi
Pırıl pırıl
arş-ı rahmete açık ve hep O’nunla münasebet içinde bulunmalı

Zira gönül gözleri kapalı
ruhu
bedeni ve cismani ihtirasların baskısı altında bir şey edeceği yoktur

Hayatlarını her faslında O’nu görüyor gibi davranan
O’nun tarafından görülüyor olduğuna inanır


Kendi özünden habersiz
Mahiyetindeki derinliklere karşı bigae
hak’la münasebetlerinde

Gerilerin gerisinde birisi oturup kalkıp bülbüller gibi şakısa
dil döküp çevresine

Destanvari şeyler sunsa da kat’iyen hiçbir gönüle giremez
hiç kimse üzerinde müessir olamaz


Bugüne kadar ruh ve gönülden
Yükselmeyen ve insan ledünniyatına ulaşamayan kuru bilgiler
Veya söz ebelikleri
heva ve hevesleri şahlandıran dil ve akıl oyunlarıyla birşeyler

Yaptıklarını sananlar kendilerini avutmuş
başkalarınıda aldatmışlardır
sinede ses ve soluk olamamışlardır



Mustafa CİLASUN
 
Top