1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gönül Doludizgin, Aşk’sa Hep Ufuk..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 4 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    her akşam ilk yıldız ağarttığında gümüşlerini
    masmavi bir kuş süzülür yeryüzüne doğru
    havayla sürtüşen kanatları kavisler çizer
    gökadalar oluşturur
    bu kuş benim kuşum biliyorum
    her gece yolunu bekliyorum
    o bana yaklaşınca
    yüreğimde çifte davullar vurur

    benim kuşum yeryüzüne inerken
    gökyüzü yekpâre bir ağaç olur
    ve çiçeğe durur salkım salkım
    notaya dökerim yıldızların cümbüşlerini
    sürüsünü yatağa vuran bir garip çoban
    efkârlanıp bir türkü tutturur
    türkülerin pervazlandığı yerde
    insan insanca, kuşsa kuşça
    mutlaka kendine sığınak bulur

    benim kuşum bana göklerin armağanı
    takvîmlere bağlamışım dönüşlerini
    kimi zümrüdüanka diyor,simurg diyor kimileri
    bir cennet kuşu demek kalıyor bana
    hep ben yorumlarım gizemli düşlerini
    kuşum derim,yârim derim,dostum derim
    benim kuşum akıl,benim kuşum gönül
    ve serâpa nûr

    bana geldiğinde altın gagasıyla
    penceremin yeşil camına tık-tık vurur
    sel’e kapılmış gibi kapılırım gülüşlerine
    iki gözü iki bal peteği
    erguvan çiçekleriyle dolu eteği
    çiçekleri üzerime serpeler
    sonra benim kuşum,benim yârim
    yüreğimi yüreğine hapseder
    rıza makamında çalar her tambur

    en yumuşak yastık benim yastığım
    dikensizdir,ne esner ne buruşur
    ay’ın bulutlarla sarmaştığı gibi
    başını yastığıma koyduğunda
    gökçen kuşum,gökçül kuşum bu yastıkla soruşur
    bazen gözlerini kapatır dış âleme
    yüregiyse ya vedûd,ya vedûd diye verur
    yastık da aynı cezbeyle katılır bu nakarata
    bense sabaha dek semâ dönerim
    ne zaman ki kuşum gözlerini açar
    aşk bir kılıç gibi iner tepeden
    yanık toprağı diriltir,
    beklemekteki tohumu yeşertir yağmur

    meyhanenin toprağında ayık bir yer var mı?
    şarabı başkaları içmiş sarhoş gezen benim
    gökçen kuşum yine gökyüzüne çıktı
    ayaklarındaki gümüş halhalları şıngırdatarak
    bense ıssız bir adaya düşmüş gibiyim
    deniz süvarileri kuşatmış adamı
    bir yönden kendime küsmüş gibiyim
    hâlâ gökyüzüne bakıyor penceremin yeşil camı
    yastığım ya vedûd- ya vedûd diyor
    cevşensiz yorumlar umurumda mı?
    kızmak,kılıç çekmek hüner değil
    elin ve yüregin tutuyorsa işte boynum
    çekinmeden vur!


    Bahattin Karakoç
     

Sayfayı Paylaş