1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Göz Hastalıkları Sözlüğü

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 27 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    Göz Hastalıkları Sözlüğü

    A)
    A taramalı scan (A-scan)
    Gözün ön arka eksenini ölçmek için kullanılan ultrasondur.

    Aberasyon (aberration)
    Normalden sapma. Normal lokalizasyondan farklı lokalizasyon

    Ablasyon (ablastion)
    Yerinden ayrılma, yapışık olduğu ayrılmadır.

    Ablefaron (ablepharia)
    Doğuştan göz kapaklarının yokluğudur.

    Ablefarus (ablepharous)
    Gelişimsel olarak göz kapaklarının yokluğudur.

    Adezyon (adhesive)
    Şaşılık cerrahisi sonrası, kasın etrafındaki dokulara olan yapışıklığıdır.

    adie pupilla (Adie’s pupil)
    Genellikle viral hastalığı takip eden sfinkter pupilla ve siliyer kasta ganglion

    Afaki (aphakia)
    Katarakt cerrahisi ile göz merceğinin çıkarılması durumudur.

    Afakik büllöz kerapati (aphakic bullous keratopathy )
    Katarakt cerrahisi sonrası gelişen kornea endotel yetersizliğidir.

    Akne rozasea (acne rosacea)
    Derideki sebase bezlerin hastalığı olup yüzün yanak ve burun bölgesini tutar. Gözde kapak, konjonktiva ve kornea tutulumu izlenir

    Albizim (albinism)
    Makula ve retinada pigment epitel kaybı görme azalması ve gözde titreme şikâyetleriyle karakterize hastalıktır.

    Allogreft (allograft)
    Kornea naklinde vericinin kornea dokusuna denir.

    Amaroz (amacurosis)
    Görülebilen herhangi bir hasar olmaksızın oluşan körlük durumuna denir.

    Ambliyopi (amblyopia)
    Göz tembelliğine verilen addır.

    Ammon ameliyatı (Ammon’s operation)
    Yanaktan flep çevrilerek yapılan blefroplasti ameliyatına denir.

    Ammon yarığı (Ammon’s fissure)
    Embriyonun erken dönemlerinde oluşan sklerada yarık tarzında yapı

    Amsler kartı (Amsler chats)
    Siyah beyaz,değişik geometrik şekillerden oluşan (ızgara, paralel çizgiler vb.)
    kartlardır. Merkezi görme alanının değerlendirilmesi için kullanılır

    Anizometropi (anisometropia)
    İki gözün kırma güçleri arasında farklılık olmasıdır.

    Anjiografi (anjiogli)
    Sodyum fluoresceina kullanılarak retina damarlarının radyolojik görüntülenmesi yöntemidir.

    Anjiyom (angioma)
    Damarlardan kaynaklanan bir çeşit tümöre verilen addır.

    Anjiyomatozis (angiomaomatosis)
    Doğuştan anjiom ile karakterize olan duruma denir.

    Ankiloblefaron (ankyloblepharon)
    Göz kapakları arasında yapışıklık olmasıdır.

    Anoftalmi, anoftalmus (anopthalmia)
    Doğuştan gözlerin herhangi birisinin veya her ikisinin olmamasıdır.

    Anton semptomu (Anton symptom)
    Her iki oksipitopariyetal lob hasarına bağlı hastanın kör olmasına karşın bunun farkına varamamasıdır.

    Apokrin (apocrine)
    Salgı bezi türü. Bu tür salgı bezlerine örnek olarak meme bezleri koltuk altı ve kasık bölgesindeki ter bezleri verilebilir

    Apse (abscess)
    Doku içindeki cerahat dolu şişlik.

    Arterit (arteritis)
    Atar damarın duvar iltihabına verilen addır.

    Asetilsistein (acetylcysteine)
    Bazı kornea hastalıklarında topikal olarak kullanılan mukolitik ilaca denir.

    Astenopi (asthenopia)
    Baş ve göz ağrısı ile birlikte refraksiyon kusurunun bulunmasına denir.

    Atrofi (atrophy)
    Vücuttaki herhangi organ ya da dokuda izlenen gerileme, erimeye denir.
     
    kAşİf, Çağlayağmur ve YoRuMSuZ bunu beğendi.
  2. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    B)

    Bazal (basal)
    Anatomik bir oluşumun üzerine oturduğu taban b.hücreli kanser (b. cell cancer)
    derinin bazal hücrelerinden kaynaklanan kötü huylu tümördur.

    Bell felci (Bell palsy)
    Fasiyal sinirin nedeni belli olmayan ani periferik felci. Bu durumda göz kapakları kapanamaz, kornea yıkanamadığından korneal hasar gelişebilir.

    Biefaofimozis (blepharophimosi)
    Göz kapağı aralığının ileri derecede daralmasına denir.

    Bifokal (bifocal)
    İki farklı odaktan oluşan, okuma ve uzak düzeltici merceklerin bir arada bulunduğu gözlüklere denir.

    Biyomikroskop (biomicoscope)
    Gözün ön segment ve arka segment yapılarının binoküler incelemesinde kullanılan, iki okülere sahip, değişik büyütmelere ayarlanabilen mikroskopdur.

    Blefarit (blepharitis)
    Göz kapağının serbest kenarını tutan iltihaplanmalara denir.

    Blefaroplasti (blepharoplast)
    Göz kapağı bozukluklarının düzeltilmesine yönelik olarak yapılan ameliyatlardır

    Blefaroptozis (blepharoptosis)
    Kapak düşüklüğünün sinir ve kas felcine bağlı olduğu duruma denir.

    Blefarosfinkterektomi (blepharosphincterectom)
    Blefarospazm hastalığında, bir miktar orbiküslaris okuli kası ile birlikte üzerindeki derinin çıkarılması ameliyatıdır.

    Blefarospazm (blepharospasm)
    Göz kapaklarında nedeni bilinmeyen, istemsiz kasılmalardır.

    Blefaroşalazis (blepharoshalasis)
    Kapak deri ve mukozasının sertliğinin kaybına bağlı olarak gelişen kapak sarkmasına denir.

    Botulinum toksini (botulinum toxin)
    Clostridium botulinum tarafından salgılanan toksin olup, şaşılık ve blafarospazm tedavisinde kullanılır

    Bowman tabakası (bowman layer)
    Kornea epitel katının altında yer alan ön stromal lemallerin homojen yoğunlaşmasıyla oluşmuş tabakadır.
     
    kAşİf bunu beğendi.
  3. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    D)

    Dakrisistorinostomi (dacryoystorhinostomy)
    Nazolakrimal kanal tıkanıklarında cerrahi olarak kese duvarında ve burun mukozasında flep oluşturup, bunların altlı üstlü birbirleri ile birleştirilmesi işlemi. Lakmiral kese ile burun boşluğu arasında geçiş oluşturulur.

    Dakriyoadenektomi (dacryoadenectomy)
    Gözyaşı bezinin cerrahi yöntemler ile tamamen çıkarılması işlemine denir.

    Dakriyoadenit (dacryoadenitis)
    Gözyaşı bezinin iltihaplanmasıdır. Aşırı duyarlılık,şişlik ve ateş sık görülen belirtileridir.

    Dakriyolitiyazis (dacryolithiasis)
    Gözyaşı kesesi veya gözyaşı kanallarında taş oluşumudur.

    Dakriyoma (dacryoma)
    Gözyaşı kanalının herhangi bir seviyesinde tıkanmaya bağlı meydana gelen tümör benzeri kistik genişlemesine denir.

    Dakriyosistektomi (dacryocystectomy)
    Gözyaşı kesesini cerrahi yöntemler ile tamamen çıkarılması işlemidir.

    Dakriyosistit (dacryocystitis)
    Gözyaşı kesesinin iltihabına dakriyosistit denir.

    Dakriyosistografi (dacryocstography)
    Gözyaşı kanal sisteminin görüntülenmesi yöntemine denir.

    Dakriyosistorinotomi (dacryocystorhinotmy)
    Bir prob yardımı ile gözyaşı kesesi ve burun boşluğu arasında geçiş oluşturulmasıdır.

    Dakriyosistosel (dacryocytocele)
    Gözyaşı kesesinin genişleyip şişmesine denir.

    Dekompresyon (decompression)
    Herhangi bir organda ödem, kanama, sıvı toplanması, doku büyümesi gibi nedenler sonucu oluşan yüksek basıncın, ortadan kaldırılması için yapılan ameliyattır.

    Dellen (dellen)
    Özellikle limbal yükseltiler nedeni ile kornea periferinde lokalize, gözyaşı tabakasının stabilitesinin bozulması sonucu oluşan incelme alanıdır.

    Dermatoşalazis (dermatochalasis)
    Göz kapağı derisinin gevşemesi ve sarkmasına denir.

    Diklokasyon (dislocation of the lens)
    Göz merceğinin çevre dokularla bağlantısını sağlayan ve merceğin asılı kalmasına yarayan zonüler liflerde yırtılmaya bağlı olarak merceğin normal yerinden ayrılmasıdır.

    Diplopi (diplopia)
    Çift görmeye denir.

    Diverjans (divergence)
    Her iki gözün görme eksenlerinin birbirinden uzaklaşmasıdır.

    Diyoptri (diopter (D)
    Bir optik sistemin kırma gücüne denir.
     
    kAşİf bunu beğendi.
  4. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    E)

    Eales hastalığı (Eales disease)
    Göz küresinin ekvator önünden başlayıp arka kutba ilerleyen tıkayıcı perivakkülit ile karakterize retina hastalığıdır. Yeni damar oluşumu, vitreus içi kanama ve retina dekolmanı eşlik edebilir

    Eksentrasyon (exenteration)
    Globun orbital içerik ile beraber çıkarılmasıdır.

    Ektopi (ectopia)
    Herhangi bir organ ya da dokunun doğuştan ya da travmalara bağlı normal yerinden farklı yerde bulunması halidir

    Ektropion (ectropion)
    Göz kapaklarının dışa doğru dönmesidir. Yaşa bağlı veya doğuştan olabilir. Sürekli gözyaşının dışarı akması ve konjonktiva iltihabı ile beraberdir.

    Ekzotropya (exotropia)
    Her iki gözün görme eksenlerinin belirgin olarak dışa kayması, dışa şaşılık.

    Elektrookülografi (elecro-oculography)
    Retina pigment epitelinin fonksiyonunu değerlendirmek için kullanılan elektro fizyolojik test

    Elektroretinografi (electroretinography)
    Retinanın ışığa verdiği cevabı ölçmede kullanılan elektro fizyolojik test

    Elevatör (elavator)
    Kaldırıcı elavasyondan sorumlu kaslara denir.

    Elsching incileri (Elsching pearls)
    Katarakt cerrahisi sonrası ekvatoryal kapsül epitel hücrelerinin, proliferasyonu ve arka kapsül üzerine göç etmeleri sonucu oluşan nodüler beyaz görünümlü kesafet

    Endoftalmi (endophthalmitis)
    İnfeksiyon, travma, immün reaksiyon, fiziksel ve kimyasal değişiklikler, vaskülit veya neoplazi gibi durumlar sonucu göz içi dokuların iltihaplanmasına denir.

    Enoftalmus (enophthalmos)
    Göz küresinin normalden daha geride olması durumuna denir.

    Entropiyon (entropion)
    Göz kapağı kenarının, göz küresine doğru döndüğü bir hastalıktır. Klinik olarak dönen kapak kenarları kornea’ya hasar verebilir. Keratit ve kornea ülserleri yapabilir

    Enükleasyon (enucleaction)
    Göz küresinin bütünlüğünü bozmadan optik sinirden ve çevredeki orbital dokulardan ayırarak çıkarma işlemidir.

    Epibleferon (epiblepharon)
    Genellikle kendiliğinden kaybolan doğuştan kapak anomalisine denir.

    Epifora (epiphora)
    Aşırı gözyaşı salgılanması, normalden fazla gözyaşının dışarı akmasıdır.

    Epikantus (epicanthus)
    Gözün iç köşesinde doğuştan var olan, dikey olarak göz iç köşesini örten deriye denir.

    Epikeratofaki (epikeratophakia)
    Afaki, keratokonus ve miyopiye bağlı kırma kusurlarının düzeltilmesinde kullanılan cerrahi girişime denir.

    Eviserasyon (evisceration)
    Sklera dokusunu yerinde bırakılarak göz içi tüm yapıların boşaltılıp çıkarılması işlemidir.

    Ezotropya (esophoria)
    Gözlerin belirgin olarak içe kaymasına denir.
     
    kAşİf bunu beğendi.
  5. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    F)

    Fakik (phakic)
    Gözün doğal merceğinin mevcut olması halidir.

    Fakoanaflaksi (phacoanaphylaxis)
    Göz merceğinin yırtılması ya da katarakt ameliyatına bağlı korteks bakiyelerinin kalması sonucu lens proteinlerine karşı gelişen immünolojik cevaba denir.

    Fakoemülsifikasyon (Phacoemulsification)
    Kataraktlı göz merceğinin, ultrasonik dalgalarla parçalanarak çıkarılması şeklinde yapılan katarakt ameliyatı tekniğidir.

    Felç (paralysis)
    Merkezi ya da periferik sisteminde ya da kas-sinir mekanizmalarında meydana gelen fonksiyonel ya da organik bozukluklara bağlı kaslarda gözlenen hareket yeteneğinin kaybına denir.

    Fifsasyon (fixation)
    Gözün belli noktaya odaklanabilme yeteneğidir.

    Flep (flep)
    Bir bölümü kaldırıldığı ana doku ile ilişkili olan ve ana dokudan beslenen doku parçasıdır.

    Forniks (fornix)
    Alt ve üst göz kapakları arka yüzü ile karesi arasındaki, cep şeklindeki anatomik boşluklardır

    Forseps (forceps)
    Katarakt ameliyatında merceğin kapsülünü açmak ve çıkarmakta kullanılan araçtır.

    Fotofobi (photophobia)
    Gözlerin ışığa karşı aşırı duyarlı olması durumuna denir.

    Fotokoagülasyon (photcoagulatıon)
    Lazer ışını kullanarak bazı retina hastalıklarının tedavisinde kullanılan yöntemdir.

    Fotopsi (photopsia)
    Gözün önünde ışık çakmaları, kıvılcım benzeri pırıltılar görülmesidir.

    Fotoreseptör (photoreceptor)
    Retinada yer alan ışığın algılanmasını sağlayan hücrelere denir.

    Fovea (fovea)
    Makula merkezinde1,5 mm’lik çapta çukur alandır.

    Fragmantasyon (fragmentation)
    Herhangi doku veya organın parçalanarak bütünlüğünü kaybetmesine denir.

    Fundus (fundus)
    Göz bebeğinden görülebilen retina, optik disk, makula ve koroid damarlarından oluşan gözün arka bölümüne denir.

    Funduskopi (funduscopy)
    Funduskop kullanarak göz dibinin incelenmesi işlemi. Göz dibi muayenesidir.

    Füzyon (fusion)
    Her iki göz tarafından alınan g&ouvml;rüntünün beyinde birleşerek tek bir görüntü şeklinde algılanmasına denir.
     
    kAşİf bunu beğendi.
  6. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    G)

    Gler (glare)
    Göze gelen ışınların yansımasına bağlı olarak hissedilen göz kamaşmasına denir.

    Glioma (glioma)
    Glial dokuda gelişen tümördur.

    Greft (graft)
    Canlılığı korunarak, bir yerden alıp, diğer bölgeye aktarılan doku parçası g. reddi (g.failure)
    alıcı doku tarafından verici dokunun hasara uğratılmasına denir.

    Göz kapağı (palpebrae)
    Göz kapağı deri, kas, fibröz doku ve müköz zarlardan oluşur. Gözü travmalardan korur ve gelen ışığı ayarlar. Orbital ve tarsal olarak iki kısma ayrılır. Kapakların serbest sonlanan kısmında bir yada birkaç sıra kirpik sıralanmıştır.
     
    kAşİf bunu beğendi.
  7. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    H)

    Habb çizgileri (Habb striate)
    Doğuştan glokomda uzun süreli stromal ödeme bağlı, desme tabakasında izlenen çizgilenmeler

    Halo (halo)
    Parlak cisimler etrafında oluşan hare

    Haptik (haptic)
    Göz içi lenslerinin çeşitli şekilde dizayn edilmiş bacak kısmı

    Hemianopsi (hemianopsia)
    Görme alanının yarısının görülememesi şeklinde tarif edilen görme kayıpları

    Hidrodelinasyonu (hydrodelineation)
    Katarakt ekstraksiyonu kolaylaştırmak için sıvının, nukleus ile etrafındaki dokular arasına verilmesi

    Hikrodiseksiyon (hydrodissection)
    Katarakt ameliyatı lens korteksi ile kapsülü arasındaki bağların gevşetilmesi amacı ile sıvı kullanılması işlemi

    Hipermetropi (hyperopia)
    Yakını görememe

    Hipertelorizm (hypertelorism)
    İki organ arası uzaklığın normalden fazla olduğu belirten terim

    Hipertelorizm Oküler
    İki göz arası mesafenin normalden fazla olması

    Hipertropya (hypoesthesia)
    Gözün görme ekseninin normalden yukarı saptığı şaşılık türü

    Hiprops korneal (hydrops)
    Keratokonus hastalığında, demse tabakasında yırtılmaya bağlı, ani kornea ödemi gelişmesi ve korneanın saydamlığını kaybetmesi

    Hiyaloid membran (hyaloid membrano)
    Vitreus’u saran ince membran. Ön ve arka liyaloid membran olmak üzere iki kısımdan oluşur

    Homosistinüri (homocystinuria)
    Göz merceğinin zamanla aşağıya doğru kaydığı bir hastalık

    Hordeolum (hordeolum)
    Göz kapağı kenarında yer alan yağ bezlerinin iltihabı
     
    kAşİf bunu beğendi.
  8. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    I)
    Implant (implant)
    Vücudun bir parçası olmayıp, aynı görevi görme aracı ile dışarıdan geliştirilen araç

    Intraoküler lens implantasyon (implantation)
    Katarakt ameliyatında alınan göz merceği yerine dışarıdan konulan yapay lens

    Indosiyanin yeşili (indocyyanine green)
    Koroidi ayrıntılı olarak görüntülemek için kullanılan boya

    Insizyon (incision)
    Ameliyat anında dokuda yapılan kesi işlemi

    Invazyon (invasion)
    Tümör dokusunu komşu dokulara yayılımı

    Iridodonesis (iridodonesis)
    Göz hareketleri ile iris dokusunda meydana gelen titreme

    Iskemi (ischemia)
    Bir doku veya organa giden kan akımının azalması veya kesilmesine bağlı olarak meydana gelen hasar
     
    kAşİf bunu beğendi.
  9. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    J)

    Jones boya testi (Jones dye test)
    Kısmi gözyaşı kanalı tıkanıklıklarında tanı amacı ile kullanılan bir testtir.

    Jones tüpü (Jone tube)
    Kanaliküllerin tümü ile iş göremez olduğu durumlarda konjonktiva ile burun boşluğu birleştirmek amacı ile iç kantusa yerleştirilen özel bir tüptür.
     
    kAşİf bunu beğendi.
  10. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.171
    Beğenileri:
    4.754
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    329 ÇTL
    K)

    Kanaliküloplasti (canaliculoplasty)
    Gözyaşı kanallarının onarımını veya açılması için yapılan işleminin tümü

    Kantoliz (cantholysis)
    Göz kapağı genişlemesi amacıyla kantal ligamenti’nin kesilmesi

    Kantotomi (canthotomy)
    Dış kantusun kesilmesi

    Kantus (canthus)
    Üst göz kapağı iç ve dış köşesinde yer alan deri kıvrımlar arasındaki açı

    Kapsül (capsula)
    Göz merceğinin etrafını saran ön ve arka iki bölümden oluşan ve merceği çevreleyen zar şeklinde, merceğin en dış tabakası

    Kapsülotomi (capsulotomy)
    Katarakt ameliyatlarında mercek kapsülünün açılması

    Keratit (keratitis)
    Kornea dokusunu çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişen iltihabı

    Keratoglobus (keratoglobus)
    Korneanın bütünü ile öne doğru globüler bombeleşme yapması.

    Keratohelkozis (keratohelcosis)
    Korneada herhangi bir nedenle ülser oluşması

    Keratokonus (keratoconus)
    Santral veya parasantral korneada incelme ve öne doğru bombeleşmeye bağlı olarak korneanın koni şeklini alması

    Keratom (keratome)
    Gözün ön segment ameliyatlarında korneal kesi yapmak için kullanılan cerrahi cihaz

    Keratomalazi (keraomalacia)
    Korneanın elastikiyetini kaybetmesi ve gevşemesi

    Keratometri (keratometry)
    Kornea merkezinin eğriliğini ölçme işlemi

    Keratoplasti (keratoplasty)
    Kornea nakli

    Keratoskop (keratoscope)
    Konsantrik halkaları kornea yüzeyine düşüren alet

    Keratoskopi (keratoscopy)
    Korneanın yüzeyinin düzensizliklerini belirlemek amacı ile kullanılan bir yöntem

    Keratotomi (keratotomy)
    Miyop ve astigmatın tedavisi için yapılan kornea eğriliğini değiştirme işlemi

    Kese lakrimal (lacrimal)
    Gözyaşı kesesi

    Kiyazma (chiasm)
    Her iki gözden gelen optik sinirin beyinde yaptığı çarpışma

    Klorokin (chloroquine)
    İlk olarak sıtma tedavisinde kullanılan bir ilaç olan klorokin günümüzde romatolojik hastalıklar ve bağ dokusu hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu ilaç gözde korneal ve maküler hasara yol açabilir

    Kolobom (coloboma)
    Genellikle doğuştan olmakla birlikte, yapılan ameliyatlara veya geçirilen travmalara bağlı olarak gelişebilen, gözün herhangi bir bölümünde izlenen doku eksikliği

    Koni (cone)
    K.distrofisi (dystrophia of c.) koni hücre hasarına bağlı olarak düşük görme keskinliği, renk görme ve ışık kaybı

    Konjonktivit (conjunctivitis)
    Konjonktiva dokusunun çeşitli iç ve dış etkenlere bağlı olarak kızarıklık, akıntı, şişlik gibi klinik bulgularla karakterize iltihabı

    Konverjans (convergence)
    Her iki medial rektus kasını kasılması, letarel rektusların gevşemesi sonucu göz eksenlerin birbirine yaklaşımı ve odak noktasından gözlerin birleştirilmesi işlemi

    Kornea (cornea)
    Gözün ön bölümünde yer alan şeffaf, damar içermeyen doku

    Korneal abrazyon (corneal abrasion)
    Herhangi bir nedenle korneal epitel tabakasında ki soyulmaya bağlı hasar

    Korteks (cortex)
    Göz merceğinin nükleusunu örten ve çevreleyen yumuşak yapının en dış tabakası

    Krezent (crescent)
    Göz ameliyatlarında kullanılan ucu yarım ay şeklinde keskin bıçak

    Kriyoekstraksiyon (cryoextraction)
    Katarakt ameliyatı esnasında merceğin -80 derecede dondurularak çıkartılması

    Kriyoekstraktör (cryoextractor)
    Göz merceğinin dondurma yöntemi ile çıkartılması için kullanılan alet

    Kriyopeksi (cryopexiy)
    Aşırı soğuk uygulayarak bir dokuyu yerine yapıştırma işlemi

    Kriyoterapi (cryotherapy)
    Aşırı soğuk uygulayarak dondurma yöntemi ile uygulanan tedavi
     
    kAşİf bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş