1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gözlerin çağırıyor beni..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 10 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL
    eflatun sular süzülüyor aynalardan

    damlacıklarında hicranlı yüzün

    ben kapıları aldatıyorum gün be gün

    sen pencereleri

    ben denizlere bakarak martılara yalanlar söylüyorum

    sen gemilere

    sonra liman bilmez korsanlara terk edip

    ıssız adalara sürüyorsun dizelerimi

    gitmek istiyorum çakıp da kaybolan şimşekler gibi

    gel gör ki, önümde hatıralar mahzeni

    parmak uçlarımda paslı çiviler

    bütün zindanları yıkarak birer birer

    gözlerin çağırıyor beni



    gözlerin en soylu atların koştuğu bir bahar gezegeni

    çeşmelerin bakınca gülümsediği

    ırgatların göklere yöneldiği

    latince bilenlerin nergis akşamlarında

    göllere meydan okuyup

    kıyısında şarkılar dinlediği

    tutkular değirmeni



    inciterek aşk kitaplığındaki bütün harfleri

    kirpiklerinde efsane şairlerin mağrur kalemleri

    gözlerin çağırıyor beni

    kaşlarının cilveli bir ahu gibi

    ömrümüze düştüğü günden beri

    köleleri ağlattın ey sevda semenderi



    adı konulmamış yıldızlardan koparak

    vadilerde biriken yalnızlığım

    kalbimi avuçlarına almış

    tutuyor sana doğru



    çölde bir kuyuya mı bırakayım ellerimi

    geceye otağ mı kurayım buzullar ortasında

    ne yapayım bilmiyorum ey acılar bedesteni

    biraz ateş ve hüzün

    biraz köpük ve leylak

    gözlerin çağırıyor beni



    gittim son ışığından bakışlarının

    kırdım kanatlarını bin bir gece masallarında

    zümrüdüanka kuşlarının

    şimdi nasıl da yürüyorum dağlara karşı farkında mısın

    umursamıyorum boğazımda düğümlenen yolları

    bulutları susturuyorsun söylemesinler diye

    turnaların toprağa dökülen eşsiz definelerini

    damıt kalbini kuşkulu yokuşlardan

    kurtul karanlığından fotoğrafların

    her köşede ısırgan edalı kan evleri

    her menzilde leylayı küçümseyen kaktüsler

    ne seni görüyorum hayatın boşluğunda

    ne de son anlarında resmini büyütüyor

    yokluğunla savaşan intihar temrinleri



    gizlenme ardına fesleğenlerin

    bahaneden bıkmıştır bezirganlar, mevsimler

    yüzeyde ve sancılı haykırışlar uğruna

    derinden ve telaşsız bir uyanıştır şiir

    bu yüzden zehre batmış urganlar gül kokulu

    bu yüzden gözlerine ayarlıdır saatler



    o öpüp okşadığın yaprak akkorsa şimdi

    kim bilir hangi zaman gönlüme uğramıştır

    kollarına aldığın mutluluk servileri

    bana dokunduğunda sessizce ağlamıştır

    simyası bozulduysa dilimin, kelimeler

    bir volkandan geriye kalan ırmaklar gibi

    bilinmez ki nereden akmıştır yüreğime



    geçerek en azılı köprülerden, duraksız

    varmak için sevdanın tükendiği ülkeye

    duygularına ölüm yüklüyorum ömrümün

    yaklaştığım her sahil tutuyor ellerimi

    mor bir yangın, hercai dalgalar, kum taneleri

    çakallar iniyor dağlardan apansız

    ardımsıra gölgeler, gökkuşağı

    rengarenk uçurtmalar gibi kaplıyor göklerimi

    gözlerin çağırıyor beni



    oysa ben hiç görmedim dünyada gözlerini

    takılmadım engellerine nilüfer bakışlarının

    bir ses beklediysem yankılansın diye evrenimde

    kalbinden benim adıma

    sevdalı bir vuruşun özlemiydi süsleyen

    sokaklarımı, şehirlerimi

    gözlerin çağırsa da beni

    çağırmadan kalbin çatlayan gözlerimi

    görmeden ellerinde hangi toprakların yayılıp

    hangi tohumların yeşerdiğini

    tutunmayacağım zamana dilenci gibi

    hala uzaklardan işaret parmağıyla

    gözlerin çağırsa da beni

    gidiyorum; adımlarım yaz kurdu, güz kefeni




    ALINTI
     

Sayfayı Paylaş