1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gözyaşının dezenfektan özelliği

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 21 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.094
    Beğenileri:
    4.420
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    814 ÇTL
    Vücudumuzda hayati öneme sahip birçok sıvı salgılanır. Bunlardan biri de gözyaşıdır. 98.2'si su olan gözyaşı, içinde farklı oranlarda farklı maddeler bulunan çok özel bir sıvıdır. Geri kalan kısımda kan plazmasıyla aynı oranda üre ve plazmadakinden daha az oranda glikoz, tuzlar ve organik maddeler bulunur. Gözyaşının bu muhteşem bileşimi sağlıklı bir görüş için tahmin edilemeyecek kadar önemlidir.

    Bazı kişiler tarafından yalnızca tuzlu bir su olduğu zannedilen gözyaşı, göz için nasıl bir koruma sağlar?

    Sağlıklı, net bir görüş için neden gözyaşına ihtiyaç vardır?

    Gözyaşı daha az üretildiğinde gözde hangi rahatsızlıklar oluşur?

    Gözyaşının Görevleri Nelerdir?

    Gözyaşı bileşenlerinin varlığı iyi ve net bir görüş için şarttır. Bileşenlerin miktarında ya da yapısındaki ufak bir farklılık olduğunda göz kolaylıkla mikrop kapabilir ya da gözümüz net görme özelliğini yitirebilir. Gözyaşının görevleri 4 ana başlık şeklinde verilebilir:
    Göz yüzeyini nemlendirmek ve kuruluğun vereceği hasarı engellemek

    Mikroskobik olarak pürüzsüz olamayan göz yüzeyini pürüzsüz optik bir yüzey yapmak
    Gözün kornea bölümüne ihtiyaç duyduğu oksijen ve diğer besinleri sağlamak

    Gözü bakterilerden ve enfeksiyonlardan korumak.

    3 Farklı Katman… 3 Farklı İşlev…

    Çok kompleks bir yapıda olan gözyaşını oluşturan bileşenler, 3 katman oluşturacak şekilde gruplanmıştır:

    1. Yağ Katmanı: Gözyaşının en üstte yer alan katmanıdır. Bu sayede hemen altında bulunan sıvı katmanın buharlaşarak fonksiyonunu yitirmesini ve gözyaşının alt göz kapağından akıp gitmesini engeller. Yağ salgılayan bezlerin bulunduğu katman çok ince olmasına karşın, gözyaşının dışarı akmasını ve buharlaşmasını başarıyla engellemektedir.

    2. Sıvı Katman: Bu katman, gözyaşının temel katmanıdır. Yağ tabakanın hemen altında; ortada yer alır. Üç katman arasında en kalın olanıdır. İçinde tuzları, proteinleri ve lizozim adlı özel bir kimyasal maddeyi barındıran karmaşık bir yapısı vardır.

    Sıvı katman gözün kornea tabakasını besleyen oksijeni taşır, atık ürünleri korneadan uzaklaştırır, korneada oluşabilecek enfeksiyonları engeller.

    Algıladığımız görüntülerin normal olması için gözün kornea tabakasındaki su hacminin değişim göstermeden belirli bir oranda kalması şarttır. Eğer bu oran bozulursa kornea şişer ve formu bozulur. Sıvı katman ayrıca korneadaki bu su hacminin dengede kalarak görüntü kalitesinin yüksek olmasını sağlar.

    3. Mukus Katmanı: Göz yüzeyinde bulunan konjonktiva adlı ince zardaki hücreler tarafından üretilir. Gözün hemen üzerinde yer alır, gözyaşının en alttaki katmanıdır. Üzerinde yer aldığı epitel yüzeyi hidrofobiktir, yani suyu sevmeyen iten bir yapısı vardır. Eğer sıvı katman ile bu katman yer değiştirmiş olsalardı mukus tabakası göz üzerinde duramayacak dolayısıyla bir işe yaramayacaktı. Bu katmanda gözün üzerinde durabilen musin adlı özel bir kimyasal madde bulunur. Gözyaşı bu madde ve mukus katman sayesinde yerçekimine karşı koyarak gözün önünde durmayı başarır.

    Gözyaşının Üretilme Miktarı Neden Önemlidir?

    Gözyaşı, sadece korneayı kurumaktan kurtaracak ve göz küresinin yüzeyinin kayganlığını kaybettirmeyecek miktarda üretilir. Böylece, göz hareket ettiğinde göz kapağının iç kısmı ile gözün üstü arasında sürtünmeden kaynaklanan bir rahatsızlık meydana gelmez.

    Gözyaşını oluşturan bileşenlerin yeterli miktarda üretilmemesi ya da bir bileşenin eksik olması göz yüzeyi üzerinde kuru noktaların oluşmasına neden olur. Bu durumda da göz ile göz kapağı arasında sürekli bir sürtünme olur ve gözün her hareketi bizim için bir eziyet haline gelirdi. Örneğin gözyaşı kuruluğu olan hastalarda, gözlerde sürekli bir yanma ve gözün içinin kum dolu olduğu hissi duyulur. Gözler batar, kaşınır, şişer, kızarır ve hastalığın ileri aşamalarında hasta görme yeteneğini kaybedebilir. Göz bileşenlerinde bozukluk ya da eksiklik olanlar, her 10–15 dakikada bir gözlerine yapay gözyaşı damlatmalıdırlar. Pek çok insan bu rahatsızlığı yaşar ve kısıtlı bir rahatlama sağlayan göz damlası ve ilaçlar için pek çok para harcar.

    Gözyaşı Nasıl Dezenfekte Ediyor?

    Çoğu insanın "yalnızca ağlandığında akan tuzlu su" zannettiği gözyaşı, son derece özel bir sıvıdır. İlk görevi gözü mikroplara karşı korumaktır. İçinde bulunan "lizozim" enzimi birçok bakteri türünü parçalayabilme ve mikrop öldürme özelliğine sahiptir. Lizozim sayesinde göz, enfeksiyonlardan korunur. Bu madde, binaları mikroplardan temizlemek için kullanılan kuvvetli dezenfektanların içeriğindeki maddelerden bile daha etkilidir. Peki böylesine güçlü bir dezenfektan, nasıl olur da göz gibi hassas bir organa hiçbir zarar vermez ve aksine mükemmel bir koruma yapar? Bu, Allah'ın yaratışındaki üstün sanatın örneklerinden biridir. Gözyaşı gözün kimyasal yapısına en uygun şekilde yaratılmıştır. Yaratılışın her noktasında mevcut olan muhteşem uyum, aynı şekilde göz ve gözyaşı için de geçerlidir.

    Gözde bir de yağlama sistemi mevcuttur. Bu sistem günde yaklaşık yüz bin defa dört ayrı yöne dönen gözün, bu hareketlerin sonucunda yıpranmasını engeller.
     

Sayfayı Paylaş