1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Grup Sosyolojisi

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 8 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.173
    Beğenileri:
    4.755
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    330 ÇTL
    Grup Sosyolojisi

    Sosyolojide, bir grup genellikle birtakım özellikler paylaşan, birbiriyle etkileşen,grup üyelerinin beklentilerini ve zorunluluklarını karşılayan ve ortak bir kimliği paylaşan insan ve hayvanlardan oluşan bir topluluk olarak genellikle tanımlanmaktadır. Bu ifadeyi kullanırsak toplum oldukça büyük bir grup olarak değerlendirilebilir.
    Bir küme yalnızca bir kaç bireyi kapsarken, toplum bilimde bir grup daha yüksek oranda bir bağlılığı gösterir. Gruptaki üyelerin paylaştığı özellikler ortak ilgi alanları, değerleri, ortak etnik/dil geçmişi ve akrabalık bağları olabilir.


    Grup Çeşitleri

    Birincil gruplar çok yakın, akraba-kökenli ilişkilerle: aileler mesela, oluşur. Yıllarca sürerler. Bunlar küçüktürler ve yüzyüze etkileşim gösterirler.
    İkincil gruplar, birincil grupların tersine,ilişkileri resmi ve kurumsal olan büyük gruplardır. Bazıları yıllarca sürebilir ancak bazıları kısa bir süreden sonra dağılabilir. Birincil grupların oluşumu ikincil grupların içinde olur.
    Bireylerin "Başvuru Grupları"na dönük genelde bir bağları vardır. Bu gruplar bireylerin üyesi olmadıkları ancak kendisi içerik olarak bağlantılı gördüğü ve kendi kimliğinin bir parçası için onlardan hedef ve değerler kabul edebileceği gruplardır.

    Terimlerin Ortak Kullanımı

    Genel grup tanımı şöyledir: "birbirine yakın duran ve toplu bir birliktelik gösteren nesneler topluluğu; küme(insanlarla ilgili), demet (nesnelerle ilgili" Ünlü İngiliz yazar Walter Bagehot (1826 - 1877) yapılan sözlük alıntısı grupları anlamanın gerekliliği hakkında önemli ve geleneksel bir açılım sunmaktadır: "İnsan sadece dayanışmacı gruplar içinde gelişim gösterebilir."1
    Muzaffer Şerif (1916,Ödemiş/İzmir - 1982,Alaska/ABD) (Dünyada Muzafer Sherif olarak bilinmektedir) aşağıdaki öğelerle daha teknik bir tanım oluşturmuştur.

    Şu koşullarda birbirine saygı göstererek etkileşime giren belli sayıda bireyin oluşturduğu toplumsal birim:

    • Ortak güdüler ve hedefler;
    • Kabullenilmiş bir iş bölümü, yani roller
    • Oluşturulmuş statü (toplumsal mertebe,egemenlik) ilişkileri;
    • Grup ile ilgili konularda başvurulacak benimsenmiş norm ve değerler;
    • Normlara saygı gösterilmesi ve ihlal edilmesi durumunda uygulanacak yaptırımların (ödül ve ceza)benimsenmesinin gelişimi.

    Bu tanım uzun ve karışıktır ancak aynı zamanda tamdır. Bir araştırmacıya üç önemli soruyu yanıtlamak için ihtiyaç duyduğu araçları sağlamada başarılıdır:
    • "Bir grup nasıl oluşur?";
    • "Bir grup nasıl işler?";
    • "Bir grubu oluşturmada meydana gelen sosyal etkileşimleri bir kişi nasıl tanımlar?"


    Tanımın Önemi

    Grup konusunu kullanan, katılan veya inceleyenlerin ilgisi büyük organizasyonlara sahip veya bu organizasyonlarda alınan kararlarla ilgili yetkin grup işlevlerine odaklanmıştır.3 Daha az ilgi ise yukarda Şerif tarafından tanımlanmış olan beş gerekli öğenin biri veya daha fazlasını açıkça ortaya koymayan sık rastlanan ve evrensel sosyal davranışlara gösterilmiştir.
    Belki, kurulu düzene karşı geniş katılımlı tepkiler olarak değerlendirilen, 1950'lerde devam eden, 1920'lerde ve 1930'lardaki şehir sokak çetelerinin geniş tanımları, bu sosyal birimleri anlamadaki ilk çabalar oldu.4 Çete üyelerinin temel hedefi çete bölgesini korumak ve çete içinde egemen yapıyı tanımlamak ve muhafaza etmekti. çete davranışının suç hedeflerini vurgulayan günlük haber başlıklarına yansıyan, popüler medya ve güvenlik güçlerinin çetelere dönük canlı ilgisi devam etmektedir. Ne var ki bu çalışmalar ve devam eden ilgi çete davranışını etkileyecek veya çete bağlantılı şiddeti azaltacak içeriği geliştirememiştir.
    Hayvan sosyal davranışları üzerindeki ilgili araştırmalar, bölge ve egemenlik hakkında olanlar gibi, 1950'lerden beri yapılmaktadır. Ancak bunlar, politika üretenler, toplumbilimciler ve antropologlar tarafından görmezden gelinmektedir. Dahası, organizassyon, mülkiyet, güvenlik uygulamaları, sahiplik, din, savaş,değerler, çelişkileri aşma, otorite, haklar ve aileler hakkındaki engin bilgi birikimi hayvanlardaki benzer sosyal davranışlara hiç bir atıfta bulunmadan büyümüş ve gelişmiştir. Bu bağlantısızlık insanın sosyal davranışının insanın dil ve akıl kullanımı yetkinliği nedeniyle hayvanların sosyal davranışından kökten farklı olmasından dolayı ayrı tutulması gerektiğine dönük inancın sonucu olabilir.Ve tabii ki,bu doğru iken,benzer şekilde diğer hayvanların sosyal (grup) davarnışlarının incelenmesi insanın sosyal davranışlarının evrimsel kökleri hakkında ışık tutabileceği gerçeği de eşit derecede doğrudur.
    İnsandaki bölgeci ve egemen davranışlar o kadar evrenseldir ve sık görülür ki bunlar sıradan bir şekilde kabul edilir (bazen "evsahipliğinde" olduğu gibi takdir edilse veya şiddet uygulanmasında insanı üzse de).Ancak insanlar arasındaki bu sosyal davranış ve etkileşimler grupların incelenmesinde özel bir rol oynarlar: bunların grupların oluşumunda gerekli ön durumlardır. Bilinç ve bilinç dışı hafızada bölgeci ve egemenlik deneyimlerinin psikolojik öğrenimi kişisel kimlik oluşumu, bedeninin ve kendinin farkına varma sırasında oluşturulmaktadır.Yetkin bir işlevsel birey kimliği, bir birey bir iş bölümünde (rol) ve bundan dolayı kaynaşmış bir grupta yer almadan gereklidir.Bölgeci ve egemen davranışları anlamaya çalışmak bizim grupların gelişim, işlev ve üretkenliğini anlamamıza yardımcı olacaktır.



    Kaynak:vikipedi
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Grup (sosyoloji)

    Sosyolojide, bir grup genellikle birtakım özellikler paylaşan, birbiriyle etkileşen,grup üyelerinin beklentilerini ve zorunluluklarını karşılayan ve ortak bir kimliği paylaşan insanlardan oluşan bir topluluk olarak genellikle tanımlanmaktadır. Bu ifadeyi kullanırsak toplum oldukça büyük bir grup olarak değerlendirilebilir.

    Bir küme yalnızca birkaç bireyi kapsarken, toplum bilimde bir grup daha yüksek oranda bir bağlılığı gösterir. Gruptaki üyelerin paylaştığı özellikler ortak ilgi alanları, değerleri, ortak etnik/dil geçmişi ve akrabalık bağları olabilir.


    Grup Çeşitleri


    Birincil gruplar çok yakın, akraba-kökenli ilişkilerle: aileler mesela, oluşur. Yıllarca sürerler. Bunlar küçüktürler ve yüzyüze etkileşim gösterirler.

    İkincil gruplar, birincil grupların tersine,ilişkileri resmi ve kurumsal olan büyük gruplardır. Bazıları yıllarca sürebilir ancak bazıları kısa bir süreden sonra dağılabilir. Birincil grupların oluşumu ikincil grupların içinde olur.

    Bireylerin "Başvuru Grupları"na dönük genelde bir bağları vardır. Bu gruplar bireylerin üyesi olmadıkları ancak kendisi içerik olarak bağlantılı gördüğü ve kendi kimliğinin bir parçası için onlardan hedef ve değerler kabul edebileceği gruplardır.
    Terimlerin Ortak Kullanımı [değiştir]

    Genel grup tanımı şöyledir: "birbirine yakın duran ve toplu bir birliktelik gösteren nesneler topluluğu; küme(insanlarla ilgili), demet (nesnelerle ilgili" Ünlü İngiliz yazar Walter Bagehot (1826 - 1877) yapılan sözlük alıntısı grupları anlamanın gerekliliği hakkında önemli ve geleneksel bir açılım sunmaktadır: "İnsan sadece dayanışmacı gruplar içinde gelişim gösterebilir."1

    Muzaffer Şerif (1916,Ödemiş/İzmir - 1982,Alaska/ABD) (Dünyada Muzafer Sherif olarak bilinmektedir) aşağıdaki öğelerle daha teknik bir tanım oluşturmuştur.

    Şu koşullarda birbirine saygı göstererek etkileşime giren belli sayıda bireyin oluşturduğu toplumsal birim:

    1. Ortak güdüler ve hedefler;
    2. Kabullenilmiş bir iş bölümü, yani roller;
    3. Oluşturulmuş statü (toplumsal mertebe,egemenlik) ilişkileri;
    4. Grup ile ilgili konularda başvurulacak benimsenmiş norm ve değerler;
    5. Normlara saygı gösterilmesi ve ihlal edilmesi durumunda uygulanacak yaptırımların (ödül ve ceza)benimsenmesinin gelişimi.2

    Bu tanım uzun ve karışıktır ancak aynı zamanda tamdır. Bir araştırmacıya üç önemli soruyu yanıtlamak için ihtiyaç duyduğu araçları sağlamada başarılıdır:


    1. "Bir grup nasıl oluşur?";
    2. "Bir grup nasıl işler?";
    3. "Bir grubu oluşturmada meydana gelen sosyal etkileşimleri bir kişi nasıl tanımlar?"

    Tanımın Önemi


    Grup konusunu kullanan, katılan veya inceleyenlerin ilgisi büyük organizasyonlara sahip veya bu organizasyonlarda alınan kararlarla ilgili yetkin grup işlevlerine odaklanmıştır.3 Daha az ilgi ise yukarda Şerif tarafından tanımlanmış olan beş gerekli öğenin biri veya daha fazlasını açıkça ortaya koymayan sık rastlanan ve evrensel sosyal davranışlara gösterilmiştir.

    Belki, kurulu düzene karşı geniş katılımlı tepkiler olarak değerlendirilen, 1950'lerde devam eden, 1920'lerde ve 1930'lardaki şehir sokak çetelerinin geniş tanımları, bu sosyal birimleri anlamadaki ilk çabalar oldu.4 Çete üyelerinin temel hedefi çete bölgesini korumak ve çete içinde egemen yapıyı tanımlamak ve muhafaza etmekti. çete davranışının suç hedeflerini vurgulayan günlük haber başlıklarına yansıyan, popüler medya ve güvenlik güçlerinin çetelere dönük canlı ilgisi devam etmektedir. Ne var ki bu çalışmalar ve devam eden ilgi çete davranışını etkileyecek veya çete bağlantılı şiddeti azaltacak içeriği geliştirememiştir.

    Hayvan sosyal davranışları üzerindeki ilgili araştırmalar, bölge ve egemenlik hakkında olanlar gibi, 1950'lerden beri yapılmaktadır. Ancak bunlar, politika üretenler, toplumbilimciler ve antropologlar tarafından görmezden gelinmektedir. Dahası, organizassyon, mülkiyet, güvenlik uygulamaları, sahiplik, din, savaş,değerler, çelişkileri aşma, otorite, haklar ve aileler hakkındaki engin bilgi birikimi hayvanlardaki benzer sosyal davranışlara hiç bir atıfta bulunmadan büyümüş ve gelişmiştir. Bu bağlantısızlık insanın sosyal davranışının insanın dil ve akıl kullanımı yetkinliği nedeniyle hayvanların sosyal davranışından kökten farklı olmasından dolayı ayrı tutulması gerektiğine dönük inancın sonucu olabilir.Ve tabii ki,bu doğru iken,benzer şekilde diğer hayvanların sosyal (grup) davarnışlarının incelenmesi insanın sosyal davranışlarının evrimsel kökleri hakkında ışık tutabileceği gerçeği de eşit derecede doğrudur.

    İnsandaki bölgeci ve egemen davranışlar o kadar evrenseldir ve sık görülür ki bunlar sıradan bir şekilde kabul edilir (bazen "evsahipliğinde" olduğu gibi takdir edilse veya şiddet uygulanmasında insanı üzse de).Ancak insanlar arasındaki bu sosyal davranış ve etkileşimler grupların incelenmesinde özel bir rol oynarlar: bunların grupların oluşumunda gerekli ön durumlardır. Bilinç ve bilinç dışı hafızada bölgeci ve egemenlik deneyimlerinin psikolojik öğrenimi kişisel kimlik oluşumu, bedeninin ve kendinin farkına varma sırasında oluşturulmaktadır.Yetkin bir işlevsel birey kimliği, bir birey bir iş bölümünde (rol) ve bundan dolayı kaynaşmış bir grupta yer almadan gereklidir.Bölgeci ve egemen davranışları anlamaya çalışmak bizim grupların gelişim, işlev ve üretkenliğini anlamamıza yardımcı olacaktır.
     

Sayfayı Paylaş