1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Güdüleme

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve dderya tarafından 28 Nisan 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.485
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    215 ÇTL
    GÜDÜLEME

    Güdü (saik) (Motive), bir davranışı başlatan, açığa çıkaran, anlaşılır kılan, açıklayan, sürdüren ve yönlendbren fizyolojik ruhsal enerjidir. Güdü karşılığı kullanılan “mot^sözcügü Latince hareket ettirmek" anlamına gelen “movere" sözcüğünden gelmektedir. Güdü karşılığı dilimizde, amaç, dilek, dürtü, erdi, gereksinim, hedef, istek, motif, saik gibi sözcükler kullanılır. Güdünün başlattığı davranış belirli bir amaca yönelik olup, amaca ulaşıldığında, doyum ve rahatlama söz konusudur. Bir süre sonra, yeniden aynı amaca yönelik güdülenme başlar. Güdüden kaynaklanan davranış, kaçma ve yaklaşma btçtmindediT. Güdüler, doğuştan var olan içgüdü (instinct) ve dürtü (drive)den kayanaklandıgı gibi, öğrenmeyle de kazamlabilir. Böylece, güdü, içgüdü ve dürtüler dışında, eğilim, gereksinim, ilgi, irade, istek, tutku gibi ruhsal güçleri de kapsamı içine alır. Bunlaî arasında bağlantı vardır.

    Bütün ruhsal güçler davranışı başlatır. Bu güçler arasında denece farkı olabilir. Güdülerin birçoğu bütün insanlarda ortaktır. Kimi, bireyin yaşadığı doğal ve toplumsal ortama göre değişir. Güdüler, genelde biyolojik, fizyolojik ve toplumsal olarak ikiye ayrılır. Biyolojik fizyolojik olanlar içgüdü ve dürtülerdi?.

    İçgüdü (instinkt) (insiyak) (instinct): Doğuştan gelen, öğrenmeyle değişmeyen, türe özgü olan, belirli davranış biçimlerini oluşturur. Başka bir deyişle, içgüdü, canlının öğrenmeden yaptığı, yaşamını ve uyumunu sağlayan, sürekli davranışlara! aksudaki güçtür, içgüdülerin başında, beslenme, açlık, susuzluk, önsellik yer alır. Buna, anneliği de ekleyenler vardın

    Dürtü (muharrik) (drive) (trieb): Organizmada etkinlik yaratan ya da arttıran fizyolojik bir güçtür. Dürtü, biyolojik-fizyofo- jik ya da ruhsal dengenin, düzenin değişimi sonucu oluşur. Organizmanın dengesini, düzenini, uyumunu sağlar.

    Toplumsal güdüler sonradan öğrenilir. Bireyin içinde yaşadığı toplumun yapısına ve kültürüne göre oluşur. Bu nedenle, biyolojik, fizyolojik güdülerden farklı olarak toplumdan topluma değişebilir.

    Toplumsal güdüler arasında, ortak olanlann başında, güvenlik, özgürtük, özerklik, saygınlık yer alır.

    Fizyolojik ve toplumsal güdülerin amacı, organizma için en elverişli yaşam koşullannı sağlamak, dengeyi, düzeni, uyumu sürdürmektir.

    Bütün nıhbilim öğretileri, insanın davranışını başlatan, açığa çıkaran, anlaşılır kılan, açıklayan, sürdüren güç ve bu gücün denge, düzen, uyum sağlamak için kazandığı biçim ve renk üzerinde durmuşlardır. Böylece, ruhbilim öğretilerinin herbiri, kendi açısından davranışı başlatan, denge, düzen ve uyumu sağlayan, kişiliğin gelişmesinde ve olgunlaşmasında rol oynayan gücü, başka bir deyişle güdüyü kendine göre ele alıp yorumlamıştır.

    Bu güç Hint felsefesinde "Kama11, Platon'da ‘‘Eros11, Aristo'da "Horme", Sehopenhaur'da "Volonty", Bergson'da "Elan vital" Nietsche'de "Superiority", Freud'da "Libido", Adler*de "Inferiority feeling" olup, kültür öğretilerinde toplumsal güdüler olmuştur.

    insanda, önce beslenme ve korunma, daha sonra cinsel içgüdülere, yaşamı sağlayan ve sürdüren dürtülerin hepsine, yaşama, varolma içgüdüsü (life instinct) adı verilmiştir. İnsan, içgüdüden kaynaklanan bedensel ve ruhsal güçlerle, yaşamı sağlayan, sürdüren davranışlar yapar. Yaşama, varolma içgüdüsüne doyum sağlayan davranışlar insanın duygulanım alanında haz ve mutluluk yaratır.

    Yaşama, varolma içgüdüsünden kaynaklanan davranışlar amacına ulaşamaz, doyum sağlayamazsa, bedensel olarak gerginlik, ruhsal olarak duygulanım alanında endişe, kaygı, kızgınlık, öfke, korku gibi elem doğrultusunda artan duygu durumuna yol açar. Başka bir deyişle, yaşama, varolma içgüdüsüne bağlı davranışların engellenmesi, ölüm, yok olma içgdüsüne bağlı davranıştan harekete geçirir.

    Özcan Köknel'in Ruh Sağlığı kitabından
     
    nestling_ ve YoRuMSuZ bunu beğendi.
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş