1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gül ile Bülbül

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve Melek tarafından 11 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

  1. Melek

    Melek Usta

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    597
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    45 ÇTL
    Gül edebiyatımızda sevgilinin yerine kullanılan bir mazmundur. Rengi, kokusu ve tazeliğiyle; al yanaklı, kiraz dudaklı ve güzel kokulu sevgiliye benzetilir. Gülü seven ise ufak tefek boyu ile bülbüldür. Bülbülün dili güzel kullanması (güzel ses çıkarması) ve sürekli sevgilinin yanından ayrılmayıp çapkınlık yapması nedeniyle gül de gönlünü o kadar güzel kuş dururken ister istemez buna kaptırmıştır. Gül ve bülbül aşkın sembolüdür. Şâirlerimizin çoğu bunlarla aşkını dile getirir ve şâirlerin hepsi birer bülbüldür. Gülün yaprağı, dalı ve fidanı güzeldir. Bülbül, sabah rüzgarı (saba) ile gülün yanına gider ve başlar güzel sesi ile onu övmeye ve ona olan aşkını dile getirmeye. Gül de ona karşılık vererek yavaş yavaş gülümsemeye (açmaya) başlar. Sabahları çok ötmesinin nedeni herhalde aşkına az da olsa bu karşılık bulmasıdır. Bülbül, güzel sesi ile aşkı en güzel şekilde anlattığı için insanlar bundan faydalanmak istemiş ve tuzağa düşürülen çılgın âşık kendisini demir parmaklıklar arasında buluvermiştir. Daha önce sevgilisinin az yüz vermesine bir de bu ayrılık eklenince kafeste daha güzel ötmeye başlamıştır. Ne çekmişse dilinden çekmiştir. Ah vatanım, vah vatanım diyerek ötmesinin altında hicrân (sevgilisinden ayrı olması) yatmaktadır. Bütün büyük aşklar gibi gül ile bülbülün aşkı da birbirine kavuşamadan bu fani dünyada ayrı olarak noktalanır.
    Kırmızı gül Dinî Tasavvufî Türk Edebiyatı’nda aynı zamanda Peygamberimizi de çağrıştırır. Gül, kokusunu Peygamberimizden aldığı da söylenmektedir. Gerek Klâsik (Divan) Edebiyat’ta gerekse Halk Edebiyatı’nda “gül” en çok sözü edilen çiçektir.
    Bahar mevsiminin diğer adı “Gül Mevsimi, Aşk Mevsimi”dir. Çile çeken bülbüle saygımızdan dolayı bu bahar mevsiminde onun sevgililerinin hiçbirini koparmayalım. (Belki bizim aşık da kafesten kurtulup gül ile vuslata (kavuşma) erişebilir... Bir umut. Bekleyelim koparmayalım.
     
  2. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.948
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    62 ÇTL
    günümüzde siyaset lider))) gerçek insanların aşkını ancak ona karşılık weren aşkdır ama günümüzdeki siyaset aşklarada yansıdı ben bunu anladım günümüzün aşkları siyaset wede para olmuşş umarım anlatabilmişim)))
     

Sayfayı Paylaş