1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gül Kokuları Yayılmalı Hanelere..

Konusu 'Hz. Muhammed (SAV)' forumundadır ve Safir tarafından 26 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Gül,aşıkların sevgiliye serenatıdır.Gözyaşıdır,duadır,yakariştır.Asr-ı Saadetten bir yadigar,bülbüllerin gönlünde ah-ü zardır gül.Alemlerin Efendisinin(s.a.v) kokusundan nasibi vardır güllerin.Bu nasip yüzündendir ki,asırlardır bahtiyardır gül.Aşıkların ciğerinden akan kan,cümle çiçeklere sultandır gül. Şair şöyle başlıyordu:"Ben sözlerimle Efendiler Efendisini övmedim övemem.O'ndan bahsederek sözlerimi methettim sadece." Biz güllerden bahseterek O'nun güzelliğini nasıl anlatalım? O'ndan bahsedildikçe güzelleşiyor hayat.O'nunla manasını buluyor yaratılmış ne varsa.Ve biz Güllerin Sultanı'nı tanımaya her zamankinden fazla muhtacız.Allah (c.c) " O sizin için en güzel örnektir" buyurmadı mı? Hayatımızın her anında ,her alanında en güzel örnek O değil mi? Asaletin,inceliğin,zarafetin,ahlakın,letafetin zirvesinde O vardı.Ah O'nu bir tanıyabilsek.İşte o zaman hayatımız gül olurdu;evlerimiz gül bahçesi.



    Hani bir gün Alemlerin Efendisi Aişe validemızden bir bardak su ister.Validemiz suyu getirince "Önce sen iç ya Aişe" der.Hz. Aişe suyu içer.Efendimiz bardağı alır ve suyu bardağın validemizin ıçtiği kenarından içer.Su güldür o an,bardak güldür,dudak gül...


    Hani validemiz sorar bir gün:
    " Ya ResulAllah beni nasıl seviyorsunuz?"
    "Kördüğüm gibi ya Aişe."


    Seneler sonra bir kez daha sorulur aynı soru.Cevap aynıdır:
    "Kördüğüm gibi."



    Peygamber Efendimiz'in dünyada ki son günleridir.Soru tekrarlanır." Beni nasıl seviyorsunuz ya ResulAllah?" " Hala ilk günkü gibi ya Aişe..." Soru güldür o an,cevap güldür,gönül gül...



    Bir gün Efendimiz Sahabelerine seslenir. Siz biraz hızlı yürüseniz.Kendisi Hz.Aişe validemizle geride kalır." Yarışalım mı ya Aişe?" Koşmaya başlarlar.Hz.Aişe yarışı kazanmıştır. Yıllar sonra gene bir yolculukta sahabelerine " Siz ilerleyiniz" der.Validemiz o yarışı çoktan unutmuş,şişmanlayıp gelişmiştir.Hz. Aişe'ye döner Alemlerin Efendisi: " Gel, yarışalım" der. Bu kez Efendimiz kazanır. Tebessüm ederek " İşte bu, o yarışın karşılığıdır" der. Atılan her adım güldür o demde,tebessüm gül,ifade gül...



    Hayatımız O'nu örnek aldıkça güzelleşecek. Yuvalarımız Kainatın Efendisini tanıdıkça birer gül bahçesine dönüşecek. Ama, ah O' nu bir tanıyabilsek...



    MUHABBETİN RENGİ GÜLDÜR,GÖNÜLLERİN NAKŞI GÜL
    AŞKIN KOKUSU GÜLDÜR,DOSTUN BAKIŞI GÜL
    NE ZAMAN BİR GÜZELLİKTEN SÖZ AÇILSA İLK SÖZ GÜL OLUR,SON SÖZ GÜL
    GÜL ALINIP GÜL SATILAN PAZARLAR,GÜLÜN GÜL İLE TARTILDIĞI DİYARLAR VARDIR.
    GÖNÜLLERE O DİYARDAN BİR NEŞE TAŞINACAKSA SÖZE GÜLLE BAŞLAMALI.
    GÜL KOKULARI YAYILMALI HANELERE.
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş