GÜLAY YOLCU - Ayetine Perde Çeken Aşk Suremsin A s m i n a II..

...SAKLI CeNNeT__

♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥
Katılım
6 Tem 2011
Mesajlar
16,299
Beğeniler
84
Şehir
♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
#1





..//kendimi bulamadığım kentime//..
aşk illerime ..


a s m i n a uzaklarıma..
I.
ecza asmina ..
yüreğim göz göz yara..
boşluk kendimde,
kentimde sensizlik
karışıp tüm kayıplara gölgemsiz gidiyorum..
korkunca kendime sarılmıyorum,
kentime asmina …
görmediğim ruhuna sureler üflediğim,
kendimi kaybedeyim diye mi perde çektin ayetine?
aklımı yoldukça sen türüyorsun
bu yanık kokusu alnında bu ter, bu telaş?
ve
ılık ney sesidir,
maral türkülerin perişanlığıma . . .
unufak ıslıklar , tökez bir gece
tabirden uzak rüyalar
ve
bu ela telaşlar da ne?
ya duy sesimi ya anla sessizliğimi..
A ş k’ ın okuttuğu şeddemsin..
tutuyorum çetelesini aşkının
nabzını tut yağmurun, d/okunmak nedir dinle..
d/okun şahlanan secdelerdeki acizliğime..
isra (!)
ayetine perde çeken aşk suremsin asmina ...
ateşe sevdalı kaç pervane ölüyor?
bir de güneş yansın bu yangının üzerine..
emanet,
gittiğin her yere emanet duruyorsun asmina..
bir mihenin var
aynı sen, buluta sığınan yağmur,
küsmüş bir ayna, örtücü bir gece ..
yanım yangın, yerim sen sığındığım!
hiç olma şarkıları söyle/t kendine
kendinden de geç , kentinden de
sen kendinin misin, kendinin kentinde (?)
gel ve ışığını yak kırılan bir kabuğa daha..
gözlerin görüyorsa,
bu kör düzeltmeleri niye asmina ?
g/özlerini nabzıma düşür
bir ruh pazarından bakıyorum saate,
elimde, bir dervişin avuçlarındaki ayna
ayağımda, zincirlere bağlı gülleler, köklü , şıngırtılı
yanık yerlerime akıt, ağıt kaynarı
tesbihse de, çileyse de çekeriz bu aşk’ı..
batıl sağır , falcı kör
bilmediğin bir alemde gezer durur aynanın aynası!

II.
bana aşkını ilham et asmina , lütfet
şahitlik et asmina bu ç/ağrıma..
ellerim tokmakta, yanık sinem
boynum bükük
yuvarla
aşk refakatçisi kusurlarımı, küsuratlarımı..
ezilmiş cesetleri ayırmaktan yorgun düşmüş melekler tanıyorum
sen, iliksiz düğmeler dikerken
ben, ruh söküğü tek kanatlı kelebeği arıyorum
düğmesiz ilikler açıyorsun makaslarımda asmina..
yakası yırtık pastel endamları değil
rengi atmış bir hüzün endazesi seninki
uçuyor mu hüma’n asmina (?)
her kusurumda ,
ölüm dekoltesine seyrek ilmekler atıyorum (!)
aşk icram, ey gamze ipoteğim
balıksız bir deniz çizme gözlerimde
kestiğin saçları büyüt örgümde..
kışın ortasında bir çiçek kokusu arıyorum (!)
göz değmesin asmina , bu sevda bestesine..
kalp kavmime yanaz olma
belki bir salavat dudaklarını öper,
sinene çarpar
kendimi gıybet ediyorum sana
içimdeki karanlık kovalaması
saçından çekerek karanlığı,
leyl badıyla imdadıma koşan çığlığım ol
aşk, su ile çölün arasında..
karın, kardelene fısıldadığı (!)
ezelden ebedime düşüp,
korkmayan bir kakülsün
hadi ört üstünü aciz sinemin..
kalbimin dili kesik cümlesisin
ayetine perde çeken aşk suremsin asmina ....
-ki sen de sâlânı kendinden duymalısın
ölünce doğacağız asmina..



III.
h/içini çektin asmina
ne çok dövünüyorsun geçmişe
aynı güneş düşürmüyor mu gölgemizi (!)
sen de kapılarını rüzgâra kapattır
aynı güneşe üşüyen ,
aynı pınardan su içen ceylanlarız
çıbanlar patlıyor aşk fetvası pilelerimde
ölüm, ölümsüzlüğü d/inliyor
yitik düşleri diriltmek uğruna asmina
sağ s/özlerimi, g/özlerimi
sar sarmala..
bulmak parçaladı (ben gelmeyeni mi bekliyorum)
toprak başıma..
(akıl gitti, aşk geldi) divane.. deli..
asmina kanarken bile dua oku suya
ve tüm nazarlarını sakla..
can yarısı,
atılan bu aşkın kemendine..
can yarası,
pamuğu kan kokan..
sınar bizi düştüğümüz boşluklar
çürüyen bir kente büyüyen sokaklar
bu rüzgar, bir yağmur getirir asmina
ararmış; kokunu,
esmek için saçlarını ararmış
rüzgarlar..
kanatsız kuşlar göksüz ülkelerde yaşarmış ..
yağmurlar,
senin saçlarında diye mi yaşıyorlar (?)
hüzn’ün (!..)
o bana gelemeyen hüsn’ün,
kangren ayaklarını öpmekten vazgeçemedim..
yakarım
-ko (!)
alsam rızanı,
susarak kanayan dudağından kına yakarım ayaklarıma..
ağlamaktan kör mü olsun gözlerim
yaramı gör diye yırtayım mı sinemi (?)
bir kütük kadar olamadık asmina
sana ağlamayı bilememiş miyim (?)
oysa hiç üşenmedim düşe kalka !
susa.. susa..
kalbimiz yerine, dilimiz kanasa..
azarla çığlığımı,
kesilsin dilim susuşuma aşk kala..
bir gün gözlerimle söyleyeceğim seni sevdiğimi
kaldır peçeni yüzün görünsün
gölgen içecek suyunu
hadi uzat biraz daha kunutunu..
..seni
rüzgarın, yağmurun kapısında bekliyorum (. . .)

..(şükür bana kavuşturmayan’a
seni)..



GÜLAY YOLCU
 
Top