1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Güldüren Komikler

Konusu 'Komik Yazılar ve Olaylar' forumundadır ve e-PaCk tarafından 10 Ocak 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Shrek'in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında el ele tutuşmuş Shrek ve Fiona'yı gören annem 'Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi?' diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.

    Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: 'Örrrtmenim taa evden buraya tel çizmeye mi geldik hep yumarlak mı yapcaz harf felan öretmicen mi?' deme cesaretini gösterdiği için.

    'Bu taraf bitti.' diye CD'yi arkasına çeviren ve sonra da 'CD çalar çalışmıyor!' diye feryat eden anneme alkış az geliyor!

    Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneanem 'Bu ne?' diye sordu. Ben de kolay anlasın diye 'Hani benim bilgisayarım var ya onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu.' diye uzun uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni; 'Yani modem bu' dedi ve konu kapandı...

    Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkartılır.

    Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. ''Şekerim dördüncü kez girdim ÖSS'ye ama yine kazanamadım gidicem sonunda Amerika'ya o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!'' Sen git masrafları ben karşılıyorum.

    Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp 'Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır' diyen hocaya 'Niye kağıt bulamamış mı?' cevabını veren arkadaşa gönderelim.

    Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.

    Bir alkış da ingilizce sınavında 'Nice ........' şeklindeki boşluğu 'Nice mutlu yıllara!' şeklinde dolduran dahi mi aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.

    Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo'ya 'Beşinci Hugo' diyen arkadaşımıza gelsin.

    Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu; 'Sakın çocuğun moralini bozmayın sakın kötü bir şey söylemeyin.' Uyarılar özellikle babama yönelikti; 'Hele de sen sakın çocuğun gururunu kırma.' Babam daha fazla dayanamadı ve sordu; 'Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?'

    Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye işlemini yapan kadın soruyor: 'Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?' Teyzem cevap veriyor: 'Bu paranın hayrını görme İnşallah yazalım.'

    Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o geçtiğin gece lambası değildi çek sağa.'

    Öğretmen bir arkadaşımdan naklen; 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: 'Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.' Öğrencimizden gelen cevap: 'Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?'


    Hareketli bir Bağdat Caddesi akşamında polis abilerimiz rutin olduğu üzere devriye gezmektedir. Işıklarda müşteri bekleyen taksiye yaklaşılır ve; ''Ticari bekleme yapma devam et.'' anonsu yapılır. Camdan eliyle '1 saniye' işareti yapan taksiciye ikinci ve çok manidar anons gelir ardından; ''Ticari benne pölümüye girme! Devam et dedik!''
     
  2. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL

    Teknolojide son nokta. Delikanlı boynuna kolye niyetine taşınabilir bellek asmış. İçinde ne olduğunu sorduğumda aldığım cevap evlere şenlik.´Abi içinde Kur´an-ı Kerim yüklü. Cevşen yerine bunu taşıyorum.´

    Orta sondayken arkadaşlarla o zamanın meşhur filmi ´Altıncı His´e gidilir. Bahşiş isteyen fenerci es geçilir. Bozulan fenerci bize doğru eğilip ´Bruce Willis filmin başından beri ölü´ der. Filmin sonunda fenerciyi elimdem kimse alamaz.

    Telefonda dua-sure dinleterek sapıklık yapılır mı! Bana yapılıyor ve saygımdan yüzüne de kapatamıyorum küfür de edemiyorum. Ne yaman çelişki anlamadım gitti.

    Geçenlerde Van´da maç izliyordum. Cem Uzan´ın meşhur alt yazılı reklamları çıktı; Mazot 1 YTL olacak! Arka taraflardan bir ses: ´Lan adama bak mazota zam yapacak biz de mazot 80 kuruş!´ dedi. Evet gerçekten de kaçak mazot cenneti Van´da 80 kuruşmuş mazot. Yani Cem beyimizin daha yaratıcı sloganlar bulması gerek!!

    Sen kalk İtalya´ya git dört gün boyunca gez. Karın da yanında yokken güzel İtalyan kadınlarını süz, dakikalarca uğraşıp göz göze gel ve sonra kadınlar hışımla kafalarını çevirsinler. Bunun neden olduğunu da rehberin son gün anlattıklarından anla. Neymiş efendim İtalya'da bir erkek kulağıyla oynarsa bu, eşçinselim demekmiş. Eee be tur rehberim bu son gün mü söylenir? Bende kulakla oynama huyu var.

    Bugüne kadar yayınlanmayan itiraflarımdan sonra, şu anda elimde çok büyük bir ihtimalle yayınlanacak itiraf olmasına rağmen yazmıyorum. Hani fakir ama gururlu genç sadece Türk filmlerinde olurdu?

    Sevgili sapığıma dün "Abaza mısın sen?" dedim. El cevap, eğer uzun süre cinsel ilişkiye girmemiş demek istiyorsam abazan demeliymişim, zira abaza özdoyum demekmiş. Bari sapığım normal olsaydı, olmaz mıydı?

    Birkaç ayar yapmak için sevgilimin bilgisayarının başına geçtim ve biraz karıştırırken google´da neler aradığına baktım. İşte ilişkimizi gözden geçirmeme neden olan aramaları: ´ucuz sevgililer günü hediyesi´ ,´ucuz ama güzel doğum günü hediyesi´, ´ayku testi´, ´en romantik evlenme evlenme teklifi´...

    Son zamanlarda bütün içtenliğimle aşkım dediğim tek insan 2 yaşındaki kuzenimdi. O da diğer aşklarımdan farksızmış meğer. Aşkım ben seni çok seviyorum, sen beni seviyor musun diye sorduğumda “bemiyoyum” dedi. Erkek milleti işte, 2'sinde neyse 32'sinde de o.

    Kayak kiralamanın bedeli 15 YTL. Kayak hocasının bedeli 100 YTL. Ben bu işi çözdüm diye pistin tepesinden aşağıya inmenin bedeli çatlak dirsek, zedelenmiş omuz ve kıpkırmızı surat.

    Bu gün saydım 21 boxer'ım, 19 kot pantolonum var. Buna karşılık olarak da 4 kazağım ve 4 sweat'im var. Kızlar galiba haklı; erkeklerin aklı bel altına çalışıyor.

    Bir zamanlar sadece partner olarak görüştüğüm ama kendini sevgilim sanmaya başladığı için bıraktığım adam aylardır peşimde. Ondan kurtulabilmek için AIDS olduğumu söyledim, inanılmaz bir oyunculuk sergiledim ve gerçekten inandı. Ben kaçacak diye sevinirken adam beni bu durumda asla bırakmayacağını, hemen evlenmek istediğini, benimle prezervatifsiz birlikte olmak istediğini söylüyor. Hani ben ölürsem yaşayamaz ya birlikte ölelim. Biri erkekleri anlamak zor mu demişti?

    Sünger Bob´u uzun süre oğlumla peynir diye seyrettik, onu anladıktan sonra sincap arkadaşının kedi olmadığını anlamamız da bir yılımızı aldı. Ben Heidi´yi özledim...

    Ben sabahın yedi buçuğunda bir çığlıkla uyandırılıp, "Tavşanım ölüüüyooo ne olur bir şeyler yaaap" diyen sevgilimin ölmek üzere olan tavşanına suni teneffüs ve kalp masajı yapmak zorunda kaldım. Sonuç; bir ölü tavşan ve gün boyu dezenfektanlı sabunla yıkanan bir ağız. Ama sakın gülmeyin, yaptıklarımızı bilseydiniz hipopotam öpmeye bile razı olurdunuz!

     
  3. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Sinyal ne işe yarar?

    Küçükken arabanın içinde tik-tak diye ses çıkaran ve sol-sağ ok ışığı yanıp sönen şeyin ne olduğunu babama sormuştum. "Onun adı sinyal dedi" "Ne işe yarar?" dedim "Sola ya da sağa döneceğini anlatıyor" dedi.O zaman çok hayalkırıklığına uğramıştım benim zeki bulmaca çözen matematiği gayet iyi olan babam bir sola dönmeyi aklında tutamıyor mu diye. İşin en acı yanı da gerçeği 21 yaşımda direksiyon sınavında gözetmenin "Sinyal vermediniz" uyarısı üzerine "Gerek yok benim aklımda zaten" diye cevap verdiğimde öğrenmiş olmam.

    Türk Usulü

    Hoşlanılan bir kadına yan masadan içki ateşli meyve tabağı filan gönderildiğine şahit olmuştum. Ama plajda bir kadına yaklaşan simitçi çoçuğun "şurdaki abiler size simit gönderdi" sözü üzerine şoka girmiş durumdayım.


    En Faydalı Buluş

    Babaanneme göre en faydalı buluş "memur çocuklarının nefsini bastırmak'' üzere piyasaya sunulan biftek aromalı cipslermiş! Canım benim yaa..


    Anti-romantik

    Kim demiş kadınlar romantizmden anlar diye? Kutup yıldızına bakarak güzel şeyler söyleyerek yaratılan romantik bir anın içine nasıl edilirmiş görsün herkes: "Ama orası uzay istasyonu değil mi?"


    7 ile 70

    Yaşlı teyze cep telefonumun tuşlarına hiç bakmadan nasıl mesaj çekebildiğimi merak etmiş. Ben de kendisine gözünü televizyondan bir an bile ayırmadan örgü örebilme yeteneğinin sırrını sordum karşılıklı methiyeler falan sonunda anlaştık. Kuşaklar arası köprüyü kurdum dostlar geçmeyen kalmasın!​
     
  4. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Teşhis ve tedavinin böylesi görülmemiştir. Korku filminde esas kızın bedenine şeytan girer, kudurur ve çirkinleşir, filmdeki doktorlar tedavi edemiyoruz deyince benim süper babaannemin ciddi yorumu ´Evlenince geçerdi belki.´


    mIRC'ta tanıştık, MSN'de aşık olduk, telefonda kavga ettik. mIRC' ta barıştık, MSN'de seviştik, telefonda evlendik(!). Şimdi o karısının yanında mutlu. Ben mi? Bekliyorum. Çıplak pozlarım ne zaman yayınlanacak diye. Açılın magma ahalisi, mIRC' ın fotomodeli geliyor.


    İşe başladığımdan beri İnternet kullanmamı, geç kalmalarımı, hatta günde iki kez Türk kahvesi içmemi patrona ileterek ayağımı kaydırmaya çalışan sevgili U... Bey, sonunda cezanızı bana aşık olarak çektiğiniz için çok ama çok üzgünüm. Bunu sağladıktan sonra en yakın arkadaşınıza hiç tipim olmadığınızı söylediğim için de çok üzgünüm. Müşterilerinizin yavaş yavaş eski müşteriniz haline gelmesini sağladığım için de çok üzgünüm. ´Şeytan kadındır´ demeyin, kötü kadın yoktur, damarına basılmış ve İnternet'i elinden alınmış kadın vardır.


    Sen bu hayatı bırakırsan ben seni nikahıma alırım.´ Bu bana yapılan bir evlenme teklifi. Yok Türk filmlerindeki gibi kötü yola düşmüş falan değilim. Bırakmamı istediği hayat İnternet. Teklifi yapan da sanırım bir öküz.


    Bahçedeki havuzumuzda biri erkek biri dişi iki tane ördeğimiz var. Ne zaman yaklaşsam beyefendi beni kovalıyor, dişiye asıldığım falan da yok. Kromozom sayımız farklı zaten, biri bunu bizim ördeğe anlatsın.


    Yaşlandıkça zeka seviyemin düştüğünü, salaklaştığımı düşünmeye başladım. Zira bir kadın programına eşini aldatması sebebiyle katılmış beyefendiye sunucunun yöneltmiş olduğu ´Eşinizi neden aldattınız?´ sorusuna ´Eşim regl oldu, canı istemedi. Tesadüfen sevgilim de regl olmuş, o da istemedi, mecbur kaldım´ cevabını veren öküzü hangi kategoriye sokacağımı bu kadar süre düşünmezdim.


    Sevgilime beni ne kadar seviyorsun diye sordum. Cevabının ´çooook´ olacağından eminim ya, cevabımı da ona göre hazırladım, bekliyorum. Artık kendi cevabıma nasıl odaklanmışsam aşkımın ´Senin beni sevdiğin kadar´ dediğini bile duymadan yapıştırıyorum cevabı: ´O kadarcık mııı?' Tahmin ettiğiniz gibi artık ne bir sevgilim ne de beni o kadarcık bile seven bir insan var.


    Beyin sapında anatomik olarak ´trigonum habenulae´ diye adlandırılan bir nokta varmış. Bu nokta kadınlarda özellikle karanlıkta östrojen salgısını artırarak romantizm duygularının ortaya çıkmasına neden oluyormuş. Erkeklerdeyse bu nokta çok nadir olarak, varyasyon şeklinde görülüyormuş. Yani diyeceğim şudur ki, boşuna uğraşmayalım bayanlar, adamların anatomisinde yer yok romantizme.


    Ne alınan güzel hediyeler, ne gidilen bar, ne doğumgünü pastası, bu yıla kadar aldığım en güzel doğumgünü hediyesi bir tüp oldu. Tüpçüyü kapıda görünce ve tüpü arkadaşımın hediye ettiğini öğrenince attığım çığlıkları kimse anlamayaz. Öküz müyüm? Hayır. Mutluyum, gururluyum, parasızım, öğrenciyim.


    Daha önce trafik polisine hiç rüşvet vermemiştim. Kırmızıda geçince iki erkek ve bir kadından oluşan trafik ekibi aracımı durdurdu. Erkek olanlar diğerleri ile ilgilenirken kadın polise göz kırparak ´bu işi daha farklı bir şekilde halledemez miyiz´ diye sormuş bulundum. Hay sormaz olaydım. Kadın telefonumu aldı ve hala arıyor, ancak cevap vermiyorum. Kaderde bir kadın tarafından taciz edilmek de varmış.


    Yıl 2002, yurtdışında öğrenciyim, üniversite kütüphanesindeyiz, ben yılların alışkanlığı ile iki saat arayla önce bir Alman kızını sonra bir İsveçli'yi kaçamak bakışlarla kesmeye başladım ve bizim Türk kızlarından alıştığımız şekilde hiç fark etmemiş gibi davranmalarını beklerken, Alman kız yüzünde en ufak bir tebessüm olmaksızın gayet ciddi bir biçimde yerinden kalktı, yaklaştı, ´belki birlikte bir kahve içmeliyiz..´ dedi. İsveçli ise bir sonraki karşılaşmamızda 40 yıldır tanışıyormuşuz gibi ´bugun nasılsın, her şey yolunda mı?´ diye sohbete başladı. Sonuç: kesişmenin en güzeli yine oyunu kurallarıyla oynayan Türk kızlarıyla.


    Manhattan´da bir akşamüstü. Metro ile işten eve dönerken birkaç kere göz göze geldiğim o hoş kıza yaklaşıp İngilizce olarak benimle bir kahve içmek isteyip istemediğini soruyorum. Kız oldukça kaba bir şekilde beni reddedip benden hoşlandığını ancak benim nasıl olup da cesaret bulup onu kahve içmeye davet ettiğim ile ilgili tepkisini dile getiriyor. Metroda olaya tanıklık eden insanların bile anlam veremediği bu konuşma sonrası Türkçe olarak, ´Türksünüz değil mi?´ diye soruyorum. Kız şaşırıp ´Aaa! Nereden anladın?´ diyor. Hoşlandığı bir erkeği sadece bir Türk kızı azarlar diyemiyorum tabii ki.


     
  5. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    anneme, "köpek alalım" diye ısrar edip duruyorduk. kadın sonunda dayanamadı ve kabul etti: "aman, tamam alın ama koyu renk olsun, kiri belli etmesin!" ne kadar titiz olduğunu söylememe gerek yok sanırım.


    haftasonu evde karımla birlikte ?örümcek adam 2? filmini izliyorduk. filmin bir sahnesinde örümcek adam kurtardığı sevgilisi için iki bina arasında büyük bir ağ yaptı, birlikte o ağda gökyüzünü seyrettiler. tam da o sahnede karımın bana söylediği ?sen bana hiç böyle bir ağ yapmadın.? cümlesinden sonra kadınları anlama çalışmalarıma bir son vermiş bulunuyorum. duyrulur


    kim demiş intikam soğuk yenen bir yemektir diye? akşam benimle ters konuşan kocamın şampuanına tüy dökücü koydum. şimdi o saçları korkunç bir şekilde dökülüyor diye çok üzgün; bense dört köşe.


    tıp son sınıfta hasta muayene ederken yaşlı bir kadına secde pozisyonuna geç, muayene edeceğiz dedim. teyzeden muhteşem cevap geldi: kıble ne tarafta??


    Lisede sırf hoşlandığım çocuğu görebilmek için bir ara her gün okul çıkışı kütüphaneye giderdim. Bir gün yanıma geldi ve dedi ki '' bana fizikten ''elektromanyetik'' konusunu anlatır mısın? Sen biliyorsundur.'' dedi. Bilmiyordum ama gittim özel ders aldım, iki gün gece gündüz çalıştım, iki gün sonra ona konuyu sular seller gibi anlattım. Çok teşekkür etti, o da sevgilisine anlatacakmış da.


    ''Olmaz bu kadar, yuh artık'' dedirten dünya tatlısı anneme kocaman bir alkış lütfen. Çünkü rüyasında ak sakallı dedeyi ereksiyon halinde görmeyi başaran tek zat-ı muhterem kendisi.


    Çalıştığım şirketin şoförü ufak bir kaza yaptı. "Suç kimde?" diye sorduğum zaman verdiği cevap, "Yasal olarak ben suçluyum ama vicdanen o suçlu."


    Benzine yapılan zamma halkın tepkisini ölçmek için soru soran muhabire: "Benim için fark etmiyor, ben her zaman 20 milyonluk alıyorum" diyen yurdum insanını çok seviyorum.


    '34 GS xxx; yolun ortasına koysaydın diyeceğim ama zaten oraya koymuşsun anam babam! Hadi bakalım, ufak ufak şimdi.'' Yurdum polisinin anonsunden bir kuple.


    Bir alkış da birbirlerine ana avrat küfür eden iki kişinin arasına girip ikisinede birer tokat atan ve "Analar kutsaldır, analara küfür etmeyin, o. çocukları!!" diyen Karadenizli ağır abi hemşehrime lütfen.​
     
  6. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Köpük köpük
    8 yaşımdaki yeğenim "Dayı nasıl oluyor da renkli sabundan beyaz köpük çıkıyor?" diye sordu. "Dur bir düşüneyim." dedim, hala düşünüyorum...

    Ne münasebet
    Ablam evlenmeden önce saatlerce odamıza kapanır, sigara ve kahve ikilisi eşliğinde sırlarımızı dökerdik. Böyle anlardan birinde, kısık sesle "Müzik açalım mı? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir." dedim. Yan odadan gelen ve hala hatırladığımızda bizi kahkahalara boğan ses: "Ne dinleyecem sizi beee!"

    Yanlış telefon
    İşe giderken cep telefonumu evde unutmuşum, ama televizyon kumandasını almayı ihmal etmemişim.

    Çocuklar kimden?
    Annemle babam tartışıyor. Tartışma esnasında annemin kafası o kadar çok karışıyor ki, kendisini aldatmakla suçladığı babama "O çocuklar benden mi??" diyor! Zaten tartışma o anda bitiyor, gülmekten tabii.

    Nur topu
    İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!"

    Düz mantık
    Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.

    Toplamda
    Geçen gece nöbetteyken acile 3 yaşında, para yutmuş bir hasta geliyor. Babasına ne kadar yuttuğunu soruyoruz; "1 YTL" diyor. Yapılan tetkikler sonucunda bir adet 50 Kuruş ve iki adet 25 Kuruş tespit ediyoruz. Baba bir şekilde haklı olduğu için sadece aramızda gülüşerek konuyu kapatıyoruz.

    Helallik
    Tatile giden, hayat dolu yaşlı teyzemiz güya helalleşiyor. "Hadi çocuğum, hakkınızı helal edin, hayat bu; siz ölürsünüz ben göremem, veya siz kör olursunuz beni göremezsiniz..."

    Araba sevdası
    Annem arabasını torpidosu için dantel örecek kadar çok seviyor. Geçenlerde arabayı çarpmış ve farı kırılmış. Babamın anlattığına göre trafik polisinin önünde "Yavrumun gözü çıktııııı!" diye ağladığı için polisler heyecanlanıp ambulans çağırmışlar.

    Hevesli
    Kardeşime araba kullanmayı öğretiyorum. Çok hevesli... Bana; "Abi çok kolay yaa, aynı bilgisayar oyunu gibi!" diyor. Cevabım; "Hııı... Ama tek canın var..."

    Potansiyel müşteri
    Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti. Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: ''Gördün mü bizim müşterileri... Hey maşallah!'' dedi.

    Un merakı
    Komşumuzun kızı ilk fırıncıya kaçtı. Geri geldi, 5 ay sonra un fabrikasının sahibine kaçtı. Bunlara annesinin yorumu; "Ben bu gızı una doyaramadım!"

    Sütün faydaları
    Sabah erken okula gidecek oğlumu uyandırmadan önce, kalkar kalkmaz içsin diye hazırladığım sütün bardak ebadını o kadar abartmışım ki, henüz uyanmaya çalışan, tek gözü açık oğlumdan gelen cümle: "İneğin kendisini getirseydin bari."

    Emniyet kemeri
    Nişantaşı-Kadıköy dolmuşu için bekliyoruz. Bir taksi geliyor dolmuş yerine. Ön koltuğa oturan kadın her normal insan gibi emniyet kemerini takıyor. Ancak şoför amcamız emniyet kemerinin iyice ortaya çıkardığı dekolteye bakmaktan yola bakamadığı için bir müddet düşünüyor ve içini çekerek kadına sesleniyor. "Abla, çıkar emniyet kemerini, böylesi daha emniyetli hepimiz için."

    Arabam çalındı
    2 gece önce arabasını otoparkta unutup eve dolmuşla dönen ve sabah "Arabam çalındı!" diye ortalığı kasıp kavuran salak benim.

    Kayıp aranıyor
    Çok sevdiğimiz dedemi kalp krizi sonucu kaybettik. Sevilen bir esnaf olması sebebiyle cenazesine oldukça büyük bir kalabalık katıldı. Biz taziyeleri kabul ederken uzun süredir görmediğim bir arkadaşım beni gördü ve geldi. "Bu kalabalık da ne böyle?" diye sorunca gayet normal bir şekilde "Dedemi kaybettik." dedim. Cevabı beni o an bile krize sokmaya yetti: ''Bu kadar insan hala bulamadınız mı?''

    Giyim kuşam
    Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmuşsun!"

    Cadaloz kaynana
    İş arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber "Aaaa!" diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek sesle düşüncesini dile getiriyor. "Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı karardı."

    Direksiyon eğitimi
    Sene 1993. Sevgilime (şu an karım olur kendileri) araba kullanmayı öğretiyorum. İzmir'in o zamanki halini bilenler bilir. Üçkuyular-Narlıdere yolu şimdiki gibi değil. Sakin... Stres olmasın, panik yapmasın diye çok karışmamaya çalışıyorum. Ayrıca çok sakin bir ses tonuyla konuşuyorum. Direğe 3 santim farkla geçiyor benim güzel sevgilim. "Direğe çok yakın geçtin hayatım." diyorum. Cevap "Hangi direğe?"
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş