1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gülen Gözlerimi Geri Verebilirmisin?

Konusu 'Aşk' forumundadır ve iLk_NuR tarafından 30 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. iLk_NuR

    iLk_NuR Üstat

    Katılım:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.332
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    meLekLerin arasından:)
    Banka:
    93 ÇTL
    [​IMG]

    Eğlenmek için ne müziğe ne de dansa ihtiyacım vardı. Odamın tüm
    camlarını açıp, gün ışığının odama rengarenk süzülmesinden oyunlar
    yaratırdım kendime. Ellerime garip şekiller verir, duvara yansıyan
    gölgesinde renkli ışıklarla giydirirdim parmaktan bebekleri. Yollara
    düştüğünde ayaklarım, bulutların arkasında ki güneşi bile görebilecek
    kadar dolu bakıyordum dünyaya. Ufuklara daldığında gözlerim, dolmuyor,
    aksine ışıl ışıl parlıyordu. Ne mazi vardı içimde, ne de yarın... O an
    seni seviyordum ya, bu bir ömre bedeldi.
    Seni sevdikçe kendimi daha çok hayata dost eder olmuştum. Tüm
    kırgınlıklarımı, tüm kızgınlıklarımı, kadere küslüğümü bile
    unutmuştum. Nefes alıyor ve seviyordum işte... Ne ekmek ne de su...
    Sadece aşk... Sadece sevgili...
    Günler geceler öylece akıp gidiyordu. İçimde hakim olmadığım bir
    duyguyla nereye gittiğimi görmeden, sarhoş gibi dolanıp duruyordum.
    Zamanın hainliğini, kurduğu tuzakları göremeyecek kadar kaptırmıştım
    kendimi sevdaya.Aşk dolu bahar bitmiş, acımasız kışa terk etmişti
    yüreğimi.
    Sevgili hiç olmadığı kadar uzaklara düşmüş, gözlerim ufuklarda
    yalnızlıkla oynaşır olmuştu. Tükenmişti... Bitmişti... Doyuma ulaşmış
    olmalıydı sevgilinin yüreği. Daha fazlası yoktu işte. Hepsi bir bahara
    sığacak kadardı. Oysa benim yüreğim, dört mevsim açtırırdı çiçekleri.
    Buzları kırar, altından taptaze filizlere ulaşırdı. Sevda demek,
    yürekli olmak demekti, mert olmak, dimdik durmak demekti... Emek
    isterdi... Sıcaklık isterdi... Ama kutup yıldızlarına kanmıştı bir
    kere sevgilinin yüreği...
    Yalnızlığa alışmaya çabaladım önceleri... Bahar tekrar gelir de beni
    yine sever diye umuyordum. Oysa her geçen gün daha çok sarmalıyordu
    yalnızlığın dikenli sarmaşıkları bedenimi. Canım acıyordu, etim
    kanıyordu ama hala seviyordum... Vazgeçmek bu kadar kolay
    olmamalıydı... Gök-gündüzde yıldızları görebilirsem ancak sevdaya olan
    borcumu ödeyebilirdim. İsyan etmemeli, beklemeliydim...
    Ve bekledim... Ömrümden binlerce ömürler çalarak bekledim... Ne
    mevsimler geldi geçti, ama sevgili asla gelmedi. Baharları yapayalnız
    geçirdi sevdaya aç yüreğim. Ama yine gelmedi... Biliyordum artık
    gelmeyeceğini... Beklediğim ne varsa hepsi umutsuzluğun en diplerine
    gömülmüştü. Birlikte geçirdiğimiz anları, dokunuşları, bin bir anlamı
    koynunda besleyen bakışları düşledikçe, sızlayan yüreğimi satmayı bile
    denedim. Ama kimse almadı...
    Şimdi bir ben, bir de sızlayan yüreğim var... Ne o beni avutabilir, ne
    de ben onun sızısını dindirebilirim. Tüm güzellikler şimdi uzanıp
    dokunamayacağım kadar geride kaldı. Aşk bitti, yerini çaresizliğe
    bıraktı.
    " Şimdi söyle bana sevgili... Bir zamanlar hayat dolu olan bu kalbi
    sızıdan kurtarabilir misin... Bana gülen gözlerimi tekrar verebilir
    misin... Beni tekrar sevmesen de olur; bu yüreğe yeniden umudu, bu
    yüreğe yeniden aşkı tattırabilir misin
     

Sayfayı Paylaş