1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gün akşama ram, aşk ne müthiş hicran!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 6 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]







    İçinden
    çıkılmaz bir andı
    Hali perişan eyleyen
    sırrın ilgasında ki hicrandı

    Farkı
    fark ettiren,
    idraki muhtaç meyanda
    seyrettiren bir dramdı

    Kul çaresiz,
    sine dirliksiz,
    kalp ritimsiz, izan
    muğlak ve yitik bir vakitti

    Henüz
    şafal sökmeden
    Fecrin vecdi ve insicamın
    dinmeden hulusa gelgi

    Usulca seslendim,
    hiç ses vermedi, bir
    daha denedim birden irkildi

    Kimbilir
    nerdeydi, hangi
    düşün içinde umudun
    hülyasında nefes nefese çaresizdi

    O an aniden
    şaşkınlık nüksetti
    Hatırdır inşaal derken
    endişe kalbimi terk etmedi

    Ne kadar
    zavallıydı, kalkmaya mecali
    olmayan bir nefesin emanetçisiydi

    Ezan sesiyle
    dikkat kesildi ve
    fakat kalkamayacak
    kadar bizar ve elhak çeresizdi

    Her
    denemesinde
    başı dönüyor
    Gözleri kararıyor, içi dışına
    çıkacak kadar çekingendi

    O halden
    kurtarmak için ne yaptımda
    çare olmak adına kıfayetsizdi

    Acile götürmek
    aklıma geldi, sereserpe hali
    ne kadar ürpereten bir vaziyetteydi

    Ne yapmalıydım,
    şaşkındım
    Yarım asrı geçmiş bir
    nefesin sahibi olarak nasıl acizdim

    Muhtaç halini,
    perişan vaziyetini,
    sabır zerkeden melalini
    farkkettikçe sessizdim

    Yarabbi
    sen bilirsin, sahibimizsin,
    deva sende, ecel senin emrinde
    ki sır perdesinde dedim

    Çocuklar
    o an aklıma geldi
    Acaba çare adına
    asıl bir vesile olacaklardı

    Yoksa
    ziyadesiyle şakınlığın
    vadine mi kanacaktı,
    hangi karar haktı

    Bir müddet dinlendi,
    istiğfar ederek fevkalade
    silkindi, abdes almak için niyetlendi

    İhtimam
    göstererek yardım ettim
    Sendeleniyordu, başının
    şiddetli döndüğünü söylüyordu

    Hayli zor
    olmasına rağmen
    abdest almasını sağladık,
    namaz kılmak istiyordu

    Ve fakat
    ayakta duramıyor,
    medet umarak muhtaç
    bir halde bakınması ne hicrandı

    Sukut edip,
    tefekkür etmek acıydı
    Hangi sancının davacısıydı,
    çilenin şiarından bir sırmıydı

    Sual etmek
    dahi bitap eden efkardı,
    akşamdan geceye çıkartan vakit farktı

    Ecel
    ne hayşetli sidardı,
    her nefesin ihmal ettiği ramdı,
    hicran zerkeden bir dramdı


    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş