1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Günün Şiiri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 19 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK

    Aşksız ve paramparçaydı yaşam
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
    Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
    aşk ile sevmek bir güzelliği
    ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
    işte yüzünde badem çiçekleri
    saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
    sen misin seni sevdiğim o kavga,
    sen o kavganın güzelliği misin yoksa...
    Bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bin kez budadılar körpe dallarımızı
    bin kez kırdılar.
    yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
    bin kez korkuya boğdular zamanı
    bin kez ölümlediler
    yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
    Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
    suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
    ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
    yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
    törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
    türküler söylerdik hep aynı telden
    aynı sesten, aynı yürekten
    dağlara biz verirdik morluğunu,
    henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...
    Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
    ne tan atışı doğumların sevincine
    ey bir elinde mezarcılar yaratan,
    bir elinde ebeler koşturan doğa
    bu seslenişimiz yalnızca sana
    yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
    Saraylar saltanatlar çöker
    kan susar birgün
    zulüm biter.
    menekşelerde açılır üstümüzde
    leylaklarda güler.
    bugünlerden geriye,
    bir yarına gidenler kalır
    bir de yarınlar için direnenler...
    Şiirler doğacak kıvamda yine
    duygular yeniden yağacak kıvamda.
    ve yürek,
    imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
    ey herşey bitti diyenler
    korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
    ne kırlarda direnen çiçekler
    ne kentlerde devleşen öfkeler
    henüz elveda demediler.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Adnan Yücel
     
    Papatya, _nehir_, bivatandaş ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  2. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    ...

    Yaşadıklarını kar sayma
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
    Ne kadar yaşarsan yaşa
    Sevdiğin kadardır ömrün..

    ...

    Can Yücel
     
    Papatya, _nehir_, Kin tutmaz ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    25.160
    Beğenileri:
    8.489
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Erkek
    Banka:
    12.121 ÇTL
    Seni Sevmediğim Zaman - Seçil Oğuz

    Ben seni sevmediğim zaman.
    Şehrin gürültüsü dolar kulaklarıma.
    Başımda geçmeyen bir ağrı,
    iki kaşım daima çatık.
    Aksi biri olurum.
    Yolu düşüp de, bir sevinç uğrasa bana.
    Üzerinde eğreti durur ömrümün.
    Lâl kesilmiş uzaklıkta kalır,
    çocukluğumda bir kenara
    koyduğum umutlar.
    Esmerliğin değmese, günlerimin tenine.
    Kirpiklerinde yakalamasam yıldızları,
    kör karanlıklarda rezil olurum.
    Gölgemden korkarım,
    ben seni sevmediğim zaman.
    Gözlerimde, eksilmeyen bir yangın.
    Turuncu bakışlarını, göstermez baharın.
    Adımı unutur meltemler.
    Denizler ödünç vermez kokusunu.
    Yavuz' un kılıcı değmişcesine,
    Kesilir şafaklardan beklediğim ümitlerim.
    Üzümler tadını değirmez dilime.
    Ne tat kalır, ne tuz.
    Ne soframda sıcak ekmek kokuları.
    Ben seni sevmediğim zaman,
    boşalır huzurumun tüm odaları.

    Seçil Oğuz
     
    Papatya, _nehir_, TeBeSSüm ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  4. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    Cebeci Köprüsü

    Cebeci köprüsünün üstü
    Karınca yuvasına benziyor.
    Hamallar, körler, topallar
    Oturmuş nasibini bekliyor.

    Cebeci köprüsü yüksek,
    Altından tren geçiyor.
    Ya benim aklımdan geçenler?
    Kimse bilmiyor.

    Şu dünya güzelim dünya
    Tıkır tıkır işliyor,
    İnsanlar insanlar insanlar
    Neden böyle çekişir durur?
    Aklım ermiyor.

    Cebeci köprüsünün korkulukları
    Kara boyalı.
    Daha böyle köprülerden geçersin çok
    Cahit Külebi!

    Cahit Külebi
     
    Papatya, _nehir_, Kin tutmaz ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  5. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    Kuşlar vardır, cana benzer havalarda;
    Soğuksa kar, baharsa yaprak;
    Bir başına büyür toprakta ömrümüz,
    Güneşle yeşil elleriyle çıplak;

    - Uslu ayaklarla başlamış yolculuk -
    Yürünmez öyle, bazen durulur,
    Ve iner erenler katına yorgunluk;
    Kapanır sukun üzre kitaplar.

    Nefeslerle sürüp giden yaşamamız
    Bir su kenarına gelir durur;
    Ekmekten, şaraptan öte nimetler vardır;
    Yürünmez öyle hep, bazen susulur.

    Can Yücel
     
    Papatya, _nehir_ ve ~Esinti~ bunu beğendi.
  6. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    Gece inmiş şehre
    Sadece şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi.
    Birbirine kırgın duvarlar, insanlar ve gölgeler
    Şimdi ne yazsam da geçse kalbimin küsü ?

    Erdem Bayazıt
     
    Papatya, _nehir_ ve YoRuMSuZ bunu beğendi.
  7. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    25.160
    Beğenileri:
    8.489
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Erkek
    Banka:
    12.121 ÇTL
    Ah gece, sende buluyorum ben kendimi. :)
     
    SAHRA_BUSE bunu beğendi.
  8. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    Ben İçeri Düştüğümden Beri

    Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
    Ona sorarsanız: ’Lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman...’
    Bana sorarsanız: ‘On senesi ömrümün...’
    Bir kurşun kallemim vardı, ben içeri düştüğüm sene
    Bir haftada yaza yaza tükeniverdi
    Ona sorarsanız: ’Bütün bi hayat...’
    Bana sorarsanız: ‘Adam sende bi hafta...’
    Katillikten yatan Osman; ben içeri düştüğümden beri
    Yedibuçuğu doldurup çıktı.
    Dolaştı dışarda bi vakit,
    Sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri, altı ayı doldurup çıktı tekrar.
    Dün mektubu geldi; evlenmiş, bi çocuğu olacakmış baharda...

    Şimdi on yaşına bastı, ben içeri düştüğüm sene ana rahmine düşen çocuklar.
    Ve o yılın titrek, uzun bacaklı tayları,
    Rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldu çoktan.
    Fakat zeytin fidanları hala fidan, hala çocuktur.

    Yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde, ben içeri düştüğümden beri...
    Ve bizim hane halkı, bilmediğim bir sokakta, görmediğim bi evde oturuyor

    Pamuk gibiydi bembeyazdı ekmek, ben içeri düştüğüm sene
    Sonra vesikaya bindi
    Bizim burda, içerde
    Birbirini vurdu millet, yumruk kadar simsiyah bi tayin için
    Şimdi serbestledi yine, fakat esmer ve tatsız

    Ben içeri düştüğüm sene, ikincisi başlamamıştı henüz
    Daşov kampında fırınlar yakılmamış, atom bombası atılmamıştı Hiroşimaya
    Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman
    Sonra kapandı resmen o fasıl, şimdi üçünden bahsediyor amerikan doları
    Fakat gün ışığı her şeye rağmen, ben içeri düştüğümden beri
    Ve karanlığın kenarından, onlar ağır ellerini kaldırımlara basıp doğruldular yarı yarıya

    Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
    Ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine
    ‘Onlar ki; toprakta karınca, su da balık, havada kuş kadar çokturlar.
    Korkak, cesur, cahil ve çocukturlar,
    Ve kahreden yaratan ki onlardır,
    Şarkılarda yalnız onların maceraları vardır’

    Ve gayrısı
    Mesela, benim on sene yatmam
    Laf’ı güzaf...

    Nazım Hikmet Ran
     
    Papatya ve _nehir_ bunu beğendi.
  9. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    Yaşamak güzel şey doğrusu
    Üstelik hava da güzelse
    Hele gücün kuvvetin yerindeyse
    Elin ekmek tutmuşsa bir de
    Hele tertemizse gönlün
    Hele kar gibiyse alnın
    Yani kendinden korkmuyorsan
    Kimseden korkmuyorsan dğnyada
    Dostuna güveniyorsan
    İyi günler bekliyorsan hele
    İyi günlere inanıyorsan
    Üstelik hava da güzelse
    Yaşamak güzel şey
    Çok güzel şey doğrusu.

    Melih Cevdet Anday
     
    _nehir_, Papatya ve YoRuMSuZ bunu beğendi.
  10. nazenin
    No Mood

    nazenin MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3.056
    Beğenileri:
    4.044
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Banka:
    181 ÇTL
    Büyük İnsanlık / Nazım Hikmet Ran

    Büyük insanlık gemide güverte yolcusu
    tirende üçüncü mevki
    şosede yayan
    büyük insanlık.

    Büyük insanlık sekizinde işe gider
    yirmisinde evlenir
    kırkında ölür
    büyük insanlık.

    Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter
    pirinç de öyle
    şeker de öyle
    kumaş da öyle
    kitap da öyle
    büyük insanlıktan başka herkese yeter.

    Büyük insanlığın toprağında gölge yok
    sokağında fener
    penceresinde cam
    ama umudu var büyük insanlığın
    umutsuz yaşanmıyor.

    Taşkent - 07.10.1958
     
    _nehir_ bunu beğendi.
Benzer Konular
  1. Misafir Üye
    Mesaj:
    3
    Görüntüleme:
    912
  2. OBir
    Mesaj:
    3
    Görüntüleme:
    202
  3. OBir
    Mesaj:
    3
    Görüntüleme:
    236
  4. OBir
    Mesaj:
    2
    Görüntüleme:
    144
  5. OBir
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    139
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş