1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Gütenberg

Konusu 'Kim Kimdir ? - Biyografiler' forumundadır ve Suskun tarafından 3 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Gütenberg
    Johannes Gensfleisch, «Gütenberg» denir, tipografi tekniğinin bulucusudur (1394-1468). Gütenberg, çoğu kişilerin sandığı gibi basımcılığın değil (basımcılık ondan çok önceleri de vardı) tipografi'nin, yani her biri küçük bir blok üzerine kazılmış ayrı ayrı harflerle sözcükler yazma tekniğinin bulucusudur. Bu harf blokları önce tahtadan, sonra da dayanıklı madenlerden yapıldı. Gütenberg daha sonra, kurşun harflerle dizilmiş sayfaları çoğaltmak için basım tekniğinden yararlandı.

    Buluşunu yeterince geliştirebilmek için bir bankacı olan Johann Fust ile ortaklık kurdu ve gerekli parayı ondan sağladı. Gütenberg ile birlikte çalışan ve işin tekniğini iyice öğrenen Peter Schoffer çelik üzerine kabartma harfler kazımayı, sonra bu harfleri başka bir maden üzerine basarak elde edilen izlere kurşun akıtmayı tasarladı. Bunu yapmak için de, elle çalışan bir döküm kalıbı icat etti. Özel matbaa mürekkebini yapan da gene Schoffer'dir.

    Bankacının Yerine Bir Başpiskopos

    Ortaklığın kuruluşundan birkaç yıl sonra Gütenberg, Fust'un açtığı bir dava sonucunda her şeyini kaybetti: âletlerini, baskı makinelerini (rehin vermek zorunda kalmıştı), hattâ ilk eseri olan ve «kırk iki sabırlı» denilen (çünkü her sayfada 42 satırlık bir metin bulunuyordu) Kutsal Kitap'tan gelecek kazancı bile.

    Gütenberg ömrünün son yıllarında Mainz (doğduğu şehir) başpiskoposunun himayesine girdi; başpiskopos ona soyluluk unvanı verdiği gibi, basım çalışmalarına yeniden başlaması için gerekli imkânları da sağladı.

    Gütenberg'in buluşu, o zamana kadar yalnız manastırlarda basılan metinlerin çoğaltılmasına ve halka ulaşmasına imkân verdi. Böylece bütün bilgiler din adamlarının tekelinden çıkmış oluyordu. Temel eserleri okuyabileceklerin sayısı birkaç yüzü geçmezken, tipografi sayesinde kısa sürede binlerce kişiyi buldu.
     

Sayfayı Paylaş