1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Güzin Abla'ya şaşırtan mektup

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 4 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    [​IMG]

    Evli bir erkekle birlikte olan ve bundan pişmanlık duymadığını söyleyen kadının mektubu, yılların Güzin Abla'sını bile hayretler içinde bıraktı. Geçtiğimiz ay bi kadının "Kocam beni aldatıyor" yazısına dün gelen cevap herkesi hayrete düşürdü. Aldatılan eşe köşesinde cevap yazan Güzin Abla, aldatan kişinin mektubu üzerine kişiye aynı köşesinde cevap verdi. Aldatan ve aldatılan kadının mektupları hem şaşırttı hem düşündürdü...

    Yasak ilişkiyi gayet rahat bir şekilde anlatan, bu durumun da kimseyi ilginlendirmeğini belirten okuyucu, çiftin boşanma haberini duyduğunda ise çok sevindiğini belirtiyor.

    Yazı üzerine şaşkına döndüğünü anlatan vefat eden Güzin Abla'nın kızı Feyza Algan, yıllardır böyle değişik bir mektupla karşılaşmadığını ve şaşkınlığını gizleyemediğini söylerek, bu konuyla ilgili okuyucularından yüzlerce eleştiri mektubu aldığını söyledi. Algan şunları söyledi:

    "Ne yazık ki toplumumuzda ikinci kadın olmak, evli erkeklerle ilişki kurmak eğilimi giderek artıyor. Bunun biraz da, son zamanlarda hem erkeklerin hem de kadınların imam nikahıyla evliliği neredeyse yasal olarak görmeleri, bu şekilde de adamın karısı olduklarına inançları sebep oluyor sanırım. Tabii bu benim görüşüm. Ancak evli erkeklerle yakınlık kurmak, eskisi kadar sorun olmuyor. Toplumda bile bunu doğal kabul etme durumu giderek artıyor. Bu genç kadın aslında pek çok ikinci kadın durumundakilerin düşüncesi.

    Burada sadece bu kadının öfkeyle gerçekleri dile getirmesi insanı şoke ediyor. Yoksa bana gelen yüzlerce mektuptan da, genel olarak toplumumuzun gidişatından da görülen o ki, genç kızlar ve hanımlar genellikle baştan çıkarmayı, evli bir erekeği elde etmeyi bir tür zafer olarak kabul ediyorlar. Tabii burada erkeklerin hiç mi suçu yok. Bugünkü mektubumdan da gördüğünüz gibi, kadınlar buna itiraz edebilirler. Ama erkekler çocuk gibidir. Kolay kandırılırlar, kolay sürüklenirler, kolay ikna olurlar. Biraz cilve, biraz cinsellik, biraz iltifat ve gurur okşama onları çekip alıverir.

    ERKEKLER KOLAY KANDIRILIR

    Özellikle de uzun yıllardır aynı yastığa başkoyduğu evdeki eşin, işten, güçten, çoluk çocuktan kendine eskisi kadar bakamadığı, eşine eskisi kadar cilve yapamadığı, cinselliğe eskisi kadar önem veremediği bir ortamda, bir başka kadının, hem de yıpranmamış, sorumluluk nedir bilmeyen, ruhsal ve bedensel olarak da taze kalmış bir başka kadının onun bir anda başını döndürmesi neredeyse doğal.

    Tabi bu arada bir genç kadına göz koyup, kendini bekar tanıtan erkekler yok mu, elbette ki var. Ama iş burada o kadına düşüyor. İradesini kullanıp, onun evli olduğunu öğrenir öğrenmez, sırtını dönmeyi bilmesi lazım. İki erkeğin evli olduğunu öğrenmek o kadar da zor değil. Pek çok işareti var.
    ama burada kadın da " beni eşinden çok seviyor, zaten araları iyi değil, ben olmasam da boşanacaklardı" diye bir masal uyduruyor kendine.

    Bu infial uyandıran mektupta sorun, adamın bir gecelik bir ilişki kurup, sonra terkediverdiği eşinin bu eski arkadaşının bunu hazmedememesi. Düşünün ki, çocukları olduğunu gördüğü anda kadına mail atıp, eski yaşananları açıklamaktan kaçınmıyor... İşte bu da kadınca bir intikam duygusu. ama ne pahasına."

    "Onu istedim, baştan çıkardım ve beraber oldum. Kime ne?


    Geçtiğimiz nisan ayında yayımlanan “Kocam beni arkadaşımla aldattı” başlıklı yazıda aldatılan kadının kâbusu sanırım benim.

    Yani kocası onu benimle aldattı. Onu istedim, baştan çıkardım ve onunla beraber oldum. Kimseye de hesap vermek zorunda değilim. Sonuçta tecavüz etmedim, bana karşı zaafı olmasaydı bu beraberlik gerçekleşmezdi, öyle değil mi? Bu tür ilişkiler tek taraflı değil ya...
    Evet, mail atarak bu durumdan haberdar ettim karısını. Kocasının ona “Seni seviyorum” dediği dönemlerde bu yaptığının altını çizmek istedim. “Bu nasıl sevgi” diye sorgulasın istedim.
    “Niçin şimdi” diyebilirsiniz. Çünkü tam zamanıydı. Çocukları olunca mutlulukları perçinlendi zannetti o beyefendi. Hissettiği daha büyük bir acı olmalı işte şimdi. O hanım da bu kadar saf olmasaydı!
    Karısına yazdığım mail'de “Pişmanım” demiştim ama aslına bakarsanız yalan. Çünkü zerre kadar pişman değilim.
    Elime ne mi geçti? Hiç... İçimin yağları eridi sadece, o kadar. Kimseyi de ilgilendirmez.
    Simdi ayrılmak üzerelermiş. Oh, çok mutlu oldum!
    RUMUZ: Kime ne; sweeethart

    İşte ibretlik bir mektup...
    Kızım, bunca yıllık meslek yaşamımda böyle bir mektup aldığımı hiç hatırlamıyorum. Şimdiye kadar evli bir erkekle ilişkiye giren pek çok kadından aldıklarıma asla benzemiyor mektubun. Onlar hiç değilse pişman olduklarını ya da çok sevdiklerini, aşklarına yenik düştüklerini, karşı tarafa verdikleri acı için üzüldüklerini, ellerinde olmayan bir çekilme duyduklarını vs. yazmışlardı.
    Ama sen öylesine bir fütursuzluk içindesin ki, üzülmekten kendimi alamadım. Üzüldüm, çünkü hem bir arkadaşına inanılmaz bir ihanette bulunmuşsun hem eşini baştan çıkarıp bence yüz kızartıcı bir beraberlik yaşamışsın. Hem de aradan bir zaman geçtikten sonra, tam ailenin bir bebeği olduğu sırada ortaya çıkıp bu yuvayı özellikle yıkmak için haince bir plan kurmuşsun.
    Satırlarından anlaşılan, o adama karşı içinde müthiş bir kin ve öfke olduğu... Belli ki o adam seni bir gecelik ilişki için kullanmış, sonra da sırtını dönüp gitmiş. Pek çok erkeğin yaptığı gibi yuvasına dönmüş. İşte sen buna katlanamamışsın.
    Kirli bir mendil gibi atılıvermek seni perişan etmiş. Adamı baştan çıkarman onun yuvasını yıkmasına neden olmamış. Böylece arkadaşını sırtından vurma planların boşa gitmiş. Adama ve eşine olan öfken dinmemiş... Tam bebekleri olduğu haberini aldığın anda ortaya çıkıp, aslında mutlu bir yuvayı yıkmaya karar vermişsin.
    Umarım o genç hanım benim ona verdiğim öğüde uymuştur. Sanki senin bu anlattıklarını bilirmişçesine yazdığım, geçici bir ilişki olduğu düşünceme inanmış ve yuvasını yıkmaktan vazgeçmiştir. İnşallah şimdi bu yazıyı okur da, gerçeği anlar. İyi ki yazdın bana kızım.
    Ama senin için gerçekten çok üzüldüm. “İstedim de aldım, kimseye hesap vermek zorunda değilim” dediğin kadar kolay ve sorumsuzca bir davranış kabul edilebilir mi? Önce ailen, yakınların ve toplum sana tepki gösterecektir.

    İki çocuğumla ortada kalınca bir bey bize sahip çıktı

    Ablacığım, ben çok zor durumda kalmış genç bir kadınım. Çok da talihsizim. Çünkü çok sevdiğim eşimi genç yaşta bir trafik kazasında kaybettim ve iki çocuğumla ortada kaldım.
    Önce ne yapacağımı bilemedim ama sonra dostlarım sayesinde bir süre önce işe girdim. İşyerindeki müdürüm bana yakınlık gösterdi. Ancak benden oldukça büyük bir adam. Eşinden ayrılmış. Onun da çocukları var ama onlar yetişkin insanlar, babalarından ayrı yaşıyorlar.
    Şimdi biz bu beyle birlikte kalıyoruz. Bize o bakıyor ve beni artık çalıştırmıyor. Ancak onun çocukları bizim beraberliğimize karşı çıkıyor. Benim de büyük oğlum bu adama katlanamıyor. Oysa o hepimize çok iyi davranıyor.
    Kısacası ne yapacağımı bilemiyorum, çok zor durumdayım. O adama karşı duygusal bir bağım yok ama çok iyi bir insan. Zaten beni iki çocuğumla bu durumda kim alır, kim evlenmek ister ki? Siz ne düşünüyorsunuz, lütfen içtenlikle yazın...
    RUMUZ: Genç dul

    Sevgili kızım, şanssızlığı benimsememelisin. Herkesin yaşamında büyük dramlar yaşanabiliyor.
    Büyük oğlun sana yaklaşan herkese karşı çıkacaktır. Oğlan çocukları annelerini hiç kimseyle paylaşmaya katlanamazlar. Bunu unutma. Belki babası yaşasaydı, onu da kıskanabilirdi.
    Gerçekten iyi bir insanla karşılaşmış olman senin için bir şans sayılabilir. Aşk nedir ki? Bir süre sonra yok olup gidiyor zaten. Kalıcı olan, insanlar arasındaki sevgi, saygı ve güven duyguları değil mi?
    Bence beraber olduğun bu adamın, oğluna biraz daha sabırlı davranıp, onun gönlünü almaya çalışması gerekiyor. Örneğin onu maça, sinemaya götürebilse, onu bir arkadaş gibi görmesini sağlasa, ona arada küçük hediyeler alıp, onunla sohbet etse, zaman içinde her şey yoluna girebilir. Sen asla aralarına girmemeli, ikisinin yanında hiçbirine hak verir gibi görünmemelisin. Konuşacaksan her ikisiyle de yalnızken konuş.
    Ama bence asıl sorun, bu beyefendinin kendi çocuklarını ikna edip, seninle resmi nikâh yapamaması. Sen asıl bu konuyu halletmelisin. Çünkü ne olursa olsun, çok iyi niyetli de olsa, bu adamın şimdilik metresi durumundasın. Bu da hem senin hem de çocukların açısından hiç de hoş değil elbette. "



    hurriyet.com.tr 4 Haziran 2009
     

Sayfayı Paylaş