1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hacizli Malları Almak ve Satmak Caiz midir?

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 10 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Hacizli Malları Almak ve Satmak Caiz midir?

    "Varlıklı olan kimsenin malı, (yani imkânı olduğu halde zamanında borcunu vermeyip tehir etmesi) zulümdür." (Buhâri, Müslim)

    "Varlıklı olan kimsenin zimmetindeki borcu erteleyip, temerrüd etmesi, zulümdür. Irzını (haysiyet ve şerefini) ve cezalandırılmasını mubah kılar." (Buhâri-Müslim, Ebû Davud, Nesai, İbn-i Mâce)

    Temerrüd edip zimmetindeki borcu vermemek büyük günahlardandır. Bunu yapan kimse fâsıktır, başkasının malını gaspetmek gibidir.

    Kurtubi diyor ki: "Irzını mubah kılmaktan maksad, o kişiyi kınamaktır. Cezalandırmaktan maksat da onu hapsetmektir."

    Sanâni, "Sübülü's-Selâm" isimli kitabında şöyle diyor: "Irz ve cezasını mubah kılmaktan maksat; malına haciz konması ve hakimin, borçlunun malını satıp borcunu kapatmasıdır." (Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar)

    İşte dinde haciz edilen malların tamamen şer'i bir kaide olduğu açıktır. Bu malları almakta da dinen bir sakınca yoktur. Fakat bu mallar çoğu kez değerinin çok altında satılmaktadır. Bunları değerinde almak şartıyla dinen bir sakınca olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Mal sahibinin de sizde herhangi bir kul hakkı yoktur.

    Fakat o malların ardından masumların ve çocukların göz yaşı varsa, dini bir mesuliyet olmamakla beraber, hissi ve vicdani bir sıkıntı verebilir. Bu noktadan fetvayı, "müftüler verse de sen vicdanına sor." hadisi şerif gereği size bırakırız.
     

Sayfayı Paylaş