1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hak ve hakikat adına her şey bu kadar aşikârken!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 22 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Her geçen günü gönderirken
    Tayin edilen bir merhalenin basamaklarında
    Ne gönderen ve ne de giden ne kadar birbirini anlıyorlardı!


    Zamanı anlamayan can
    Akışın anlarındaki fevkalade önemli olan “ritmi”
    Algılama ve bu manada yakınlaşma mefkûresini bulamayacaktı.


    Kalbin sahibinden habersizken
    Kalplerin emanetçilerine ne kadar duyarlı kalınırdı
    Onlar adına zan ve ön yargılardan ne vakit bir felaha ermek vardı.


    Toprağın himmetinde ki berekettin
    Suyun letafetinde gizlenen namütenahi değerin
    İnsan için tanzim edilen arzın nimetlerinin veriliş serüveni bilinirken!


    Nebatata ve havana ta bu denli
    Yozlaşan duyarsızlığı her geçen gün tırmandırırken
    İçtiğimiz suları hoyratça harcarken kazanç için onları dahi kirletirken!


    Mazlumu, mahzunu, masumu
    Korumayacak kadar, durumlarına bigane kalarak
    Gözyaşlarını görmezden gelerek ahu figanları kulak ardı ettiğimizdir!


    Her zerre bir hesap dâhilinde
    Yaratılmışken, yapraklar dallarını hazanda terk ederken
    Kuşlar iklimlerden sıcak olanı seçerken mekânı terk ederek göçerlerdi!


    Ay her zaman ki güzelliğiyle
    Her zerreyi hakikati temaşa ederken sunduğu
    Semadaki mevcut yıldızlarla güzelliğin estetiğinde ki hikmeti anlatırdı!


    Varlık ve yoklukta ki dirliğin
    Mekânsal bakımdan bir öneminin olmadığını
    Her gün yenilenen ve bir iştiyakla melallerimizde nakşedenler değimliydi!


    Tenlerden nüfus eden kokuların
    Kalplerde anlam bulan korkuların, nasipteki m*****n
    Teslimiyette göstereceğimiz ***retin, sevgimizde ki müşahhas gerçeğindi!


    Sevmeden, ona erişmeden
    Aşkı dileyerek çileler mefkûresiyle sabırla bilenmeden
    Nisalar rahmetin mübelliği olan aşk elçileriyken manaya hasret ahval anlar mı?


    Ruhun her gün uyurken beklediği
    Tenin hissizleştiği, varlığın o an hali terk ettiği bilinirken
    Revanlar bizzat senin için her zerrelerini seferber ederlerken sen bilir miydin?


    Efendiler efendisi gülün sezgisi
    En güzide olan bir ölçüyken, emanetleri için şefkatliyken
    Sen sinende Med ceziri yaşadın, ona bir damla, yaprak ve toprak gibi bakmadın!


    Sadece zevklerin için ona sarıldın
    Sen onu var edildiği manada anlamaktan uzaktın
    Elinde mevcut olan varlığın ve seni mahveden hamasi duygularındı!


    Sen yalnızlığın içinde kalan
    Dili kullanmayan kulağı asla duymayan
    Varlığının hükmünün gereği sana sabırla tahammül eden gülistandı!


    Sen bilmiyordun ki çiçekler
    Onlar için var edilen, aşk için tanzim edilen
    Kelebeklerin serencamında zikreden, fikreden ne hoş asudelerdir!


    Hissetmek onu becermek
    Aşk için gönülleri seferber ederek nefeslenmek
    Sevgililer için hak ettiği değeri teslim ederek onu gereğince yüceltmek!


    Bilmek onun için tahkik etmek
    Neden gerekliliğini idrak ederek tercihi yönlendirmek
    Sevgiyi bahşedeni bilerek, hak eden sevgililerden katiyen esirgememek!


    En sessiz anlatışı sevginin
    Gül içinde gizlenen her nasib olacak zenginliğin
    Gönüllerde dirliğin birlik içinde nefeslenmenin zaruretindeki güzelliğidir!


    Sen giderken gün terk ediyor
    Hazanda yapraklar dalsız yerlerde sürükleniyor
    Kanatsız kuşlar dahi şefkat beklerken, sevgilin senden anlayış bekliyor!


    Çiçeği kurutursan arı anlamazsan
    Rahmetin sebebini bilmeden varlığına meyledersen
    Nefsin densizliğiyle heveslerinde ahirin mertliğinde bir hesap yapamazsın!


    Sen ancak ruhun ahengini
    Vicdanın itminanlığında var olacak her bilincini
    Mizanın mezardan geçerek tenin bir hükmü kalmadan manayı bulmalısın!


    Sen ancak o vakitte bir saadeti
    Dareyni bularak, hilkatin üzere anlam bulan seslere
    Asla bigane kalmayacaksın, aşkı ölümün dirliğinde her an buluştur aksın!





    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş