1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hakkını helal et yüreğim..

Konusu 'Resimli Şiirler' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 13 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    [​IMG]


    Hakkını helal et yüreğim..


    Kelimelerin ağırlığı tek tek dilime çöktüğünde kalemın emri ile yazmaya başladım.
    Söz nerde başlayacak nerde bitecek inanın bende bilmiyorum.
    Konuşan yüreğim mi yoksa nefsim mi onu da bilmiyorum.



    Yüreğimle iyi geçiniyoruz da nefsim için aynı şeyleri söyleyemiyeceğim.
    Ey nefis nedir senden çektiğim.
    Sürekli bir şeyleri yapmam için bana emrediyorsun.
    Hep benden önce konuşuyor kafamı karıştırıyorsun.
    Ne olur bu akşam bir defa olsun sus.
    Sükut lehçesini bu gece kullansan olmaz mı?
    Müsade edersen bu gece yüreğimle dertleşeceğim.



    Gecenin demini aldığı şu saatlerde yüreğimi dinlemek istiyorum.
    Belki de yüreğimle helalleşmek istiyorum.




    Aynı bedende yaşıyoruz. İyisiyle kötüsüyle sen benim yüreğimsin. Sana çok çektirdim biliyorum.
    Arkası gelmeyen dertlerimi sıkıntılarımı hep sana yükledim.
    Dağların bile çekmeye katlanmadığı nice yükün altına girdin de bana mısın demedin.
    Ayrılığın acısını vuslatın sevincini hep seninle yaşadım.



    Can dediklerim canımı yaktılar alev olup sen yandın hep…



    Yar dediklerim yaramı kanattıklarında kan olup sen aktın her defasında…



    Oysa küçücüktün. Küçük ve titrek… Çok hakkın geçti bana…



    Benim en iyi arkadaşlarım; gece gözyaşı ve yatağımdı.
    Biz bir araya geldiğimiz de halimize hep sen şahitlik ettin.
    Yolcu ettiğim bir günün ardından geceye sığındığımda sen vardın yanımda.
    Gece tüm şefkatiyle sardığında beni kelamım hep gözyaşı oldu.
    Kelimelerin bile uyuduğu bir anda başka lisana ne hacetti ki.
    Muhabbetimiz esnasında dökülen her kelime yanağımı ıslatırken ruhumu teselli etmek
    yatağıma düşerdi her defasında.
    Alnımdan öperken beni ‘'buda geçecek aldırma gönül''der teselli ederdi.



    Oysa sonradan öğrendim.
    Benim dostlarla muhabbetim derdime derman
    gönlüme ferman olurken sen çok acı çekiyormuşsun.
    Özür dilerim. Midesi yænanın değil yüreği yænanın ağladığını geç fark ettim.
    Ben derdime ağlıyordum sen bana ağlıyordun.
    Ben günah ateşinde yanarken sen bana su oluyordun.
    Her canım yandığında sende benimle yanıyormuşsun. Bilemedim.
    Ne olur affet beni.
    Söz bundan sonra seni üzmeyeceğim. Sahibine layık bir yürek taşımaya söz veriyorum.



    Gül bahçesi yetiştirmenin yolu bahçedeki tüm çirkinlikleri temizlemekten geçermiş.
    Yabani otlar taşlar dikenleri ayıklamaktan.
    Bende yüreğimin toprağına zarar veren tüm kirli duyguları temizlemekle işe başlayacağım.
    Rabbimin bu yürekte görmek istediği tüm duyguları yeşerteceğim.
    Fideleri inançla ekip sabırla sulayacağım.
    Çiçek açmalarını tam bir tevekkül ile bekleyecek acele etmeyeceğim.
    Dalında açan çiçek ne olursa olsun kanaat edeceğim.
    Ha kırmızı gül ha beyaz karanfil…Söz itiraz etmeyeceğim.



    Böylesi bir hal üzere yaşarsam inanıyorum ki seni eskisi kadar üzmeyeceğim.
    Hakkına girmekten Allaha sığınırım .Bu bedende yaşadığımız sürede dost kalalım olmaz mı?



    Unutma sen bana Rabbimin bir emanetisin.
    Ruhlar alemin de başlayıp anne rahminde devam eden bir yolculuğun son durağındayız.
    Yarın ahiret de bana şahitlik edeceksin.
    O büyük huzura iki dost olarak çıkmaya ne dersin?
    Hakkını helal et yüreğim…
     

Sayfayı Paylaş