1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hal ile söylenmeyen her söz, kalplerde bereketlenmez…

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 12 Ağustos 2013 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL


    [​IMG]

    “Tövbe Yâ Rabbi hata râhına gittiklerime / Bilip ettiklerime, bilmeyip ettiklerime”









    Fiziki dünya
    Bir ruhun, bir iradenin somutlaşmasıyla oluşur
    O ruhun, bu fiziki âlem içerisinde, en mükemmel düzeydeki yansıması
    İnsandır, bütün varoluş onun etrafında döner, insan âlemin içi ve ruhu, alem ise onun dış yüzüdür



    Oluşum içten dışa
    Yani batından zahire doğru olan bir açılımdır
    İç, birliğin ve bütünlüğün yeri iken dış, ayrışmaların ve farklılıkların yeridir
    Her şey gibi dinler de bu çift yönlü yapıya sahiptir ve dıştan çok içinde barındırırlar



    Tasavvuf bir bilgi değil
    Bir düşünce tarzıdır, usuldür,metottur
    Ve ancak o mitolojiyi izlemek suretiylebir tür bilgiye ulaşılır
    Arızi, geçici, değişken olandan ziyade özde yatan, kalıcı esasları sunmuş, metafizik ekollerden birisidir



    Bazı geleneksel
    Müslüman toplumlarında yaşayan fertlerin
    İlmi, dini, siyasi, iktisadi, estetikve bürokratik tavır alışkanlıklarının
    Arka planında tasavvuf denilen bu İslami dünya görüşünün yatmakta olduğu gözlenmektedir



    Tasavvufun varlık görüşü
    Makamlar ve mertebeler bütün manevi ilimlerde
    En temel noktadır, açıklamalar arsındaki bazı farklılıklar, o konuya
    Farklı mertebelerden bakılmasından dolayıdır, mertebeler arasındaki farkı bilmeyen kişi, zan üzere bir hükme girer



    Tasavvufta, varlık anlayışı
    Zaviyesinden bakacak olursak mutlak tevhit vardır
    Sufiler başta, ortada ve sonda sürekli varolana; var demektedir
    Varlık anlayışında Zat ve Zatın sıfatlarının deveran ettiği bir ortam söz konusudur



    Bütün sıkıntılar
    “Ben varım” diyerek varlık sahibi olduğumuzu
    Zannetmekle başlar, dolayısıyla ”ben yokum,” sadece O var demekle
    Bütün sıkıntıları omuzlarımızdan atmak anlamına gelir, emaneti doru yere teslim ettiğinde sıkıntı biter
    Muhyiddin İbn Arabî hazretleri
    “Bismillahi Fatih’il vücuda” yani “ vücuduaçan Allah’ın adıyla” diye başlıyor
    Yine Hak Teâlâ’dan, O’nun sıfatlarından başka bir şey yoktur, hep O’nun ladır, O’ndandır, O’nadır… M.E. K







    Mustafa CİLASUN
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş