1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Halepçe Soykırımı (Meyve kokulu ölüm)

Konusu 'Genel' forumundadır ve Düş tarafından 16 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Düş
    No Mood

    Düş Septik bir KADIN Özel üye

    Katılım:
    20 Şubat 2012
    Mesajlar:
    1.935
    Beğenileri:
    2.063
    Ödül Puanları:
    5.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    1.158 ÇTL
    "Yukarıdan jetlerin gümbürtüleri, homurtu (sesleri) geliyor.

    Her yeri ateş, duman ve sis içinde bırakıyor.

    Aşağıdan ise çocukların çığlıkları, anne babaların

    imdatları (sesleri) geliyor

    Tarih yine kendini tekrarlıyor ; zamanlardan bir zaman gibi

    Diyarbakır gibi, Palu, Genç , Ağrı ve Dersim gibi

    Mahabat gibi, Berzan gibi."

    [​IMG]


    Halepçe mezalimini tarihi bir belgeye dönüşen şarkısında böyle tarif ediyordu Şivan Perwer ve gerçekten tarih Mart 1988'te Kürtler için tekerrür ediyordu. 20. Yüzyılın en büyük katliamlarından birinin kurbanıydılar yine. Halepçe'de binlerce Kürt için ferman verilmişti.

    Bütün devletsiz halkların ortak kaderidir katliamlar ve soykırımlar. Sahipsiz ve savunmasız oldukları için topraklarında bile sürekli gözü dönmüş diktatörlerin hedefi olmuşlardır.

    Modern ama barbarlığı günden güne artan dünyanın birçok yerinde onlarcası yaşadı, benzer soykırımları ve toplu katliamları...

    Bu coğrafyadaysa Kürtler bu barbarlıktan nasibini fazlasıyla alan halkların başında geliyor. Maruz kaldıkları, katliamların ölümlerin karşı tarafında hiçbir zaman gayrimüslimler ya da uzaklardan gelen işgalciler yoktu.

    Onlar yüzyıldan fazla bir süredir sadece komşu ve mensubu oldukları "ümmetin" kurbanı oldular.

    Saddam Hüseyin ve halen etkisini, zulmünü devam ettiren Baas rejimi ve türevleri geçtiğimiz yüzyılda hiç durmadı. Etrafına ve halklarına sürekli savaş ve ölüm kustular. Halen bile Suriye'de küçük Saddam'ın yine kimyasal silahlarla bir delilik yapması an meselesi.

    Mart 1988'te Saddam'ın cinayetleri zirve yaptı. Newroz'a sayılı günler kalmıştı. Halepçe'de diğer tüm Kürt kasabaları gibi baharı bekliyordu ancak nereden bileceklerdi ki Bağdat zorbasının onlar için büyük bir katliam planladığını. 16 Mart günü harekete geçtiler, zehirli gaz taşıyan uçaklar Halepçe kasabasına bombardıman düzenlendi.

    İlk önce kokusu yayıldı, tıpkı elma gibi kokuyordu birazdan binlerce kişiyi katledecek o kimyasallar. Sadece çocuklar değil büyükler bile anlamadı ne olduğunu.

    [​IMG]

    İddiaya göre kokusu hoş olduğu için, havayı(ölümü) daha derin soluyormuş insanlar. Birkaç dakika içerisinde ölüm her yeri sarmaya başlamıştı.

    [​IMG]

    Analar ve kucaklarındaki bebekler oldukları yere yığılıp kaldı. Halepçe kısa sürede bir açık hava mezarlığı olmuştu. Resmi rakamlara göre 5 bin ölü ve 7 bin yaralı vardı. Ancak Irak Savaşı'ndan sonra bölgeye giren yabancılar tarafından bu rakamın daha da büyük olduğu tespit edildi.

    [​IMG]

    Dünya Mart 1988'te bihaberdi Halepçe'de olanlara. Ne büyük devletler ne müslüman ülkeler ne de komşular kılını kıpırdatmadı Halepçe için.

    Gazeteci Ramazan Öztürk'ün tanıklığı ve çektiği fotoğraflar katliamın göz ardı edilmeyecek kadar büyük olduğunu herkese gösterdiğindeyse, artık her şey için çok geçti.

    [​IMG]

    İnsanlık tarihinin en vahşi katliamlarından birisinin hem mağduru hem tanığı olan Kürtler'in çilesi kimyasal saldırıdan sonra da bitmedi. On binlercesi Türkiye sınırına yığıldı. Bir sonraki imtihanları açlık, soğuk ve zor hava koşullarıydı.

    Katliamdan yıllar sonra da devam etti Halepçe'nin trajedisi, zehirli gazlar daha sonraki kuşakları da etkiledi. Halepçe'de özürlü doğum oranının Hiroşima ve Nagasaki'nin 4-5 katı olduğu iddiaları mevcut.

    Böyle bir katliamın emrini verenlerin yanında, bir de bu katliama sessiz kalıp ortak olan İslam dünyası ve devletleri vardı. Halepçe'nin sokaklarında küçük çocuklar annelerinin kucağında oldukları yere yığılıp can verirken, Katar'da 53 İslam ülkesi toplantı halindeydi. Türkiye'yi dönemin kudretli cuntacısı Kenan Evren temsil ediyordu ve orada kimse Halepçe Katliamı'ndan bahsetmedi.

    Haksızlıklar karşısında hep susan, kişisel menfaatlerini ön planda tuttukça da topraklarından kan gözyaşı ve ölümün hiç eksik olmadığı müslüman 53 ülke kör-sağır ve dilsiz şeytanı oynadı. Saddam'ın Halepçe'de Kürtler'e yaptığı vahşet karşısında.

    O yüzden Mısırlı yazar Fehim Şinnavi'nin büyük bir iyimserlikle dediği gibi Kürtler ümmetin yetimleri değil olsa olsa kurbanıdır. İran, Irak, Suriye ve Türkiye devleti yüz yıldır bunu ziyadesiyle kanıtladı. alıntıdır.
     
    Sentinus, felsefe_mi ve r0se bunu beğendi.
  2. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    Off yazık ya çocuklar ne hale gelmiş.
    Ne kadar vicdansızca, barbarca dicek bişey bulamıyorum.
     
    Mara ve katip bunu beğendi.
  3. felsefe_mi

    felsefe_mi ...!... Özel üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    3.556
    Beğenileri:
    416
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    40 ÇTL
    İslam ülkeleri yanında olmamış denmiş ya yazıda.
    Ne zaman İslam ülkesi ezilenlerin gördü ki zaten?
    Sorusu geçti aklımdan...
     
    Mara ve katip bunu beğendi.
  4. Katip
    Hoşgörülü

    Katip Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    1.760
    Beğenileri:
    2.391
    Ödül Puanları:
    5.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    ?
    Yer:
    Uzaklarda ...
    Banka:
    82 ÇTL
    Saddam sırf bu zülümden bile olsa ölümü haketmişti.

    Bu arada Diyarbakır,Palu,Genç,Ağrı ve Dersim ( Tunceli) gibi illeri Halepçeyle aynı kaderi paylaşmış gibi göstermek cahaletin ve bölücülüğün ta kendisidir.Konunun başlangıç kısmını yapanlar ya Kürdistan heveslisi bölücü terör örgütü yandaşları yada fitne karıştırmak isteyen Ermenilerdir.

    Belliki Konu başka taraftan alınmış,konuyu açan @Mara arkadaştan ricam giriş kısmına dikkat edersen iyi olacak.
     
    Son düzenleme: 16 Mart 2014
    Mara bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş