1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Halit Fahri Ozansoy

Konusu 'Yazar / Şair' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 1 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Şâir ve yazar. İstanbul’da doğdu. Doktor M. Fahri Paşa’nın oğludur. Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Yeterlik imtihanı vererek edebiyat öğretmeni oldu (1916). Muğla ve İstanbul’da Öğret*menlik yaptı, istanbul’da öldü. Zincirlikuyu Mezarlığı’na gömüldü.
    ilk şiirlerinde vezin, dil ve duyuş tarzı bakımından Fecr-i Âtî şâirlerinin tesirinde idi. Millî Edebiyat cereyanına katılınca aruz veznini bırakıp hece vezni ve konuşulan Türkçe‘ye döndü. Şiirlerine hüzün hakimdir. Daha çok aşk ve ölüm temalarını İşlemiştir. Beş hececilerden biridir. Piyes, roman ve hatıra türünden de kitapları vardır.

    Şiir kitapları: 1. Rüya (1912), 2. Cenk Duyguları (1917), 3. Efsaneler (1919), 4. Zakkum (1920), 5. Bulutlara Yakın (1920), 6. Gülistanlar Harabeler (1922), 7. Paravan (1929), 8.. Balkonda Saatler (1931), 9. Sulara Dalan Gözler (1936), 10. Hap Onun için (1962), 11. Sonsuz Gecelerin Ötesinde (1962).

    Romanları: 1. Sulara Giden Köprü (1939), 2. Aşıklar Yolunun Yolcuları (1939). Piyesleri: 1. Baykuş (1916), 2. İlk Sair (1923), 3. Sönen Kandiller (1926), 4. Nedim (1932), 5. On Yılın Destanı (1933), 6. Hayalet (1936), 7. Bir Dolaptır Dönüyor (1958), 8. İki Yanda (1970). [İlk iki piyes aruz ölçüsü ile diğerleri he*ce ölçüsü ile yazılmıştır.]

    Hatıraları: 1. Edebiyatçılar Geçiyor (1939, 1969, Edebiyatçılar Çevremde adı İle 1970), 2. Dârülbedâyi Devrinin Eski Günleri (1964), 3. Eski İstanbul Ramazanları.
     
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    59 ÇTL
    Anadolu Akşamı

    Şair: Halit Fahri Ozansoy

    Bir mektup parçası
    Sevgilim, ne kadar hüzünlü bilsen
    Bu ölgün akşamın ölgün bestesi,
    Uzak tepelerden, dağlardan esen
    Aşina olduğum rüzgarın sesi.
    Gölgeler içinde ağaçlar yorgun,
    Her tarafta yetim bir tevekkül var.
    Sanki fısıldıyor Anadolu'nun
    Uyuyan ruhuna ninniler rüzgar.
    Sürüler iniyor karşı bayırdan,
    Günün son ışığı vurmuş dereye.
    Bir Muğla türküsü yükseldi kırdan:
    "Ayşem, aygın baygın Ayşem, nereye?"
     
  3. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    59 ÇTL
    Balkonda Saatler
    Şair: Halit Fahri Ozansoy
    III.
    Arka mahallelerde kızgın bir yaz öğlesi!
    Tabak tıkırtıları duyuluyor evlerden...
    Uzakta bir satıcı, yahut çocuk sesi...
    Susuzluktan bunalmış uçamazken serçeler,
    Tozlu sokaklar gibi tutuşup alevlerden
    Bodur ağaçlar ile bomboş kalmış bahçeler!
    İşte karşıkini de güneş çerçeveledi:
    Demin duvar dibinde uyuklayan bir kedi
    Sıyrılıyor yavaşça mutfağın loşluğuna...
    Bayıltıyor hararet otu, taşı, böceği;
    Fazla güneş içmiş de ortada ayçiçeği
    Ayaküstü uğramış ışık sarhoşluğuna!
    XII.
    Ay bir lotüs, kocaman...düşmüş bir berraklığa...
    Gök parlıyor durgun bir göl gibi saf ve şeffaf.
    Işık dalgalarıyla yıkanıyor her taraf.
    Ay, balkonda başını dayadı parmaklığa
    Uyuyor...Uzakta bir saat çaldı: Bir...iki!...
    Billûr bir hıçkırıktır bu sesin içindeki.
    Ay, ışıkla süsleyip örümcek ağını
    Minyatür bir cibinlik astı dışardaki cama.
    Ses yok...yalnız yukarda, damda bir miyavlama!
    Ay, odaya düşürdü solgun bir yaprağını:
    Lambasız bir masanın üzerinde şimdi süs
    Bir vazonun içinden parıldayan bu lotüs.
     
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    59 ÇTL
    Dedikodu
    Şair: Halit Fahri Ozansoy
    Zaman bir böcek gibi sinsi, kenarda
    Koltukların didikler durur kadifesini,
    Hain bir kedi gözü parıldar lambalarda.
    Şom ağızlar buz gibi üflerken nefesini,
    Bir beddua halinde uzatarak sesini
    Saat hırıltılarla can çekişir duvarda.
     
  5. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    59 ÇTL
    Denizde Ay
    Şair: Halit Fahri Ozansoy
    İndi solgun ve ılık
    Ay ışığı denize
    Bal rengi bir tatlılık
    Çöktü gözlerinize.
    Baktınız uzun uzun
    Bu sulara baktınız,
    Sulara ruhunuzun
    Tadını bıraktınız!
    Bu tatla aydınlanan enginlere aktınız!
     
  6. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    59 ÇTL
    Kedim
    Şair: Halit Fahri Ozansoy
    Kedim henüz bir yaşında;
    Uyur hep soba başında.
    Hem cesurdur, hem de kurnaz.
    Bir tıkırtı duyar duymaz.
    Uyanır, aslan kesilir;
    Gözleri volkan kesilir.
    O geldiği günden beri
    Bizim evin fareleri
    Damdan, tavandan indiler,
    Birer deliğe sindiler.
    Koşup yakalıyor hemen
    Yuvasından, deliğinden
    Çıkanları diri diri.
    Artık bunlardan hiç biri
    Dolaplarıma girmiyor,
    Kitapları kemirmiyor.
     
  7. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    59 ÇTL
    Marmara Geceleri
    Şair: Halit Fahri Ozansoy
    Solgun parıltılarla Marmara'ya dair
    Serpildiği geceler, suların billûr
    Müsikîsi dağılır tenhâ sâhile.
    Hıçkırıklar duyulur uzaktan bile.
    Vücüduna beyaz bir maşlah bürülü,
    Elinde bir sararmış menekşe gülü,
    Gezer çamlar altında hasta bir kadın;
    Baş örtüsü, göğsünde bir tül kanadın
    Bir damla ay süzülür kirpiklerine.
    Haber sorar yavru bir bülbül eşinden,
    Bir ud sesi yükselir bir şehnişinden:
    Sonra bütün yalılar rüyâya dalar.
    Açıklarda beliren sessiz adalar.
    Hizasını geçerek biraz ilerde
    Ziyâlarla öpüşen yelkenlilerde
    Bu rüyânın firâri, çılgın kuşları!
    Ziyâların sularla der-âguşları
    Uzayarak bîr müddet geçer aradan.
    En nihayet çekilirdi ay Marmara'dan:
    Eser karşı ufuktan hafif bir meltem;
    Bahçelerde çekerken güvercinler dem,
    Tekrar eder sahilin şâir suları
    Billûr müsikisiyle bu hû hûları...
     
  8. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.303
    Beğenileri:
    7.491
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    59 ÇTL
    Vatan Destanı
    Şair: Halit Fahri Ozansoy
    O kadar dolu ki toprağın şanla,
    Bir değil, sanki bin vatan gibisin.
    Yüce dağlarına çöken dumanla
    Göklerde yazılı destan gibisin.
    Hep böyle bulutlar içinde başın,
    Hilâli kucaklar her vatandaşın.
    Geçse de asırlar, tazedir yaşın,
    O kadar leventsin, fidan gibisin.
    Çiçeksin, bayılır kuşlar kokundan,
    Her dalın bir yay ki zümrüt okundan
    Müjdeler fısıldar Ergenekon'dan:
    Bu sese gönülden hayran gibisin.
    Ey bütün cihana bedel Türkeli,
    Açtığın cenklerin yoktur evveli.
    Tarih bir nehir ki coşkundur seli.
    Sen ona nisbetle, umman gibisin.
    Bir yandan hep böyle taştın, köpürdün,
    Bir yandan cefalı bir ömür sürdün,
    Fakat ne derece ezildinse dün.
    Şimdi gene tunçtan kalkan gibisin.
    Bir insan nihayet kemikle ettir,
    Bu et, bu kemiğe can hürriyettir.
    En büyük hürriyet Cumhuriyettir,
    Demek şimdi sen bir cihan gibisin.
    Ey ana toprağı, ey Anadolu,
    Açıldı önünde terakki yolu.
    Hamdolsun her yanın bereket dolu,
    Cennette bir yeşil meydan gibisin.
    Yeni bir ay ördün al bayrağına,
    Girdin en sonunda irfan bağına,
    Medeni hayatın nur ırmağına
    Ezelden susamış ceylan gibisin.
     

Sayfayı Paylaş