1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hamilelikte bebeğin kişilik gelişimini etkileyen faktörler

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 21 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Hamilelikte bebeğin kişilik gelişimini etkileyen faktörler

    Pedagog Dr. Melda Alantar gebelikte bebeğin kişilik ve zeka gelişimini etkileyen psikolojik etmenlerle ilgili bizleri bilgilendiriyor...

    - Adler kişiliğin ve yaşam biçiminin oluşmasında etken olan doğum sırasının önemini vurgulamıştır. Adler'den sonra 'doğum sırası' konusuyla ilgili yapılan gözlem ve bazı bilimsel araştırmalarda bütünsel bir tanıya varılmamakla birlikte, kardeşler arası yıl farkı ve cinsiyet ile birlikte doğum sırasının çocuğun kişilik ve davranış gelişiminde etkili olduğu görüşünde birleşilmiştir.

    - İlk çocuk ebeveynlik durumunun yaratıcısıdır. Birinci çocuk dünyaya geldiğinde anne-baba yeni doğana ilişkin kaygı ve abartılı beklentilerle yüklüdür. Genellikle ilk çocuğa kardeşlerine karşı anne-babalık rolü yüklenir. Kardeşler tartıştığında kendisinden cömert bir anlayış beklenir. Bunun sonucunda ilk çocuklar duyarlı, sorumluluk sahibi, başarı odaklı ve olası rakiplere karşı kendini koruma eğiliminde olmaktadırlar.

    - İkinci çocuk "Benden önce hep birileri vardı" duygusuyla aynı alanda rekabet etme düşüncesinden uzaklaşabilir ve mizah becerisi ya da sosyal çekicilik gibi farklı alanlarda beceriler geliştirme eğilimi gösterebilirler.

    - Ortanca çocuk ne ilk ne sonuncu çocuk olmadığı için hiçbir ayrıcalığı yoktur. Bu konumdaki çocuk yoksunluk duyguları yaşayabilir ve bunun sonucunda adalet için savaşan ve dışlanmaktan kaçınan bir yapıya sahip olup, rekabetçi bir yaşam biçimi geliştirebilir.

    - Son çocuk ailenin hep en küçüğü olduğu için son çocuklara anne-baba olma rolü üstlenen pek çok kişi vardır. Ancak gerçekte kardeşler bu rol için yeterince olgun değildirler. Bazen fazlasıyla yetişkinlerin konularıyla iç içe olduklarından son çocuklar sosyal ilişkilerde pek çok deneyim kazanırlar. Bazı durumlarda son çocuk sınır ve kurallara uymaktan yorulup bezginlik yaşayabilir. Aileler ise genelde son çocukları şımartma ve zamanı geldiğinde gitmelerine izin vermeme eğilimi gösterebilirler.

    - Tek çocuklar ise ebeveynlerinin kaygılarının odak noktası olabilirler. Bazen aşırı koruyucu anne-baba tutumlarıyla karşılaşırlar. Rekabet etmek için fırsatları olmaz. Bununla birlikte kendilerini mikroskop altında inceleniyor gibi hissedebilirler. Bu durum onların "Ben özel bir insanım" şeklinde bir benlik kavramı geliştirmelerine yol açabilir.
     

Sayfayı Paylaş