1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hangi Kimyada Yaşıyorsunuz?

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve Paradoks ~ tarafından 5 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. Paradoks ~

    Paradoks ~ ... Elif ...

    Katılım:
    6 Eylül 2011
    Mesajlar:
    4.006
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    2.980
    Meslek:
    Yazılım mühendisi
    Yer:
    Konya
    Banka:
    114 ÇTL
    Beden kimyanız gün boyu dikkatinizi takip eder. Dikkatinizin yolcuğuda yaşama bakış tarzınızı referans alır. Etrafınızda ki insanları, dikkatlerini yoğunlaştırdıkları seçeneklere göre iki grupta inceleyebiliriz.
    Sorun odaklılar ve çözüm odaklılar.

    Hangi grupta olacağınıza doğduğunuz coğrafyanın tarihi ve kültürel dokusundan kaynaklanan hayata ve insana bakış tarzı, bu dokunun ile kültürünüzle sentezi, eğitim seviyeniz, mesleğiniz ve medyayı takip oranınız karar veriyor. Her ne kadar oynayan çok parça varmış gibi görünüyorsada son sözü söyleyen siz olabilirsiniz.


    Sorun odaklı ve çözüm odaklı insanlar aynı mahallede, komşu evlerde yaşasalarda , olaylar durumlar karşısında dikkatleri farklı noktalarda olacağından benzer olaylardan farklı sonuçlarla çıkarlar. Mesela diyelim ki sorun odaklı bir kişi son iki aydır ,her ay 100tl bütçe açığı veriyor. Bu durum sorun odaklı kişide öfke, korku, çaresizlik, suçlama gibi olumsuz duyguların yol açtığı kimyasl değişime sebep olur. İş yerinden hükümete, aileden arkadaşlara kadar herkez suçlanır.’ Hiçir şey yolunda gitmiyor,kimse birşey yapmıyor, nolucak halimiz? ‘ cümleleri ile devam eden iç diyalog bedende stes hormonlarının tırmanışa geçmesine sebep olur. Stres hormoları dikkati sorun üzerinde daraltarak beden kimyasında ki değişikliğin derinleşmesine katkıda bulunurlar ve kısır döngüye girilir. Soruna odaklandıkça sorun kimyasına girersiniz, sorun kimyası sizi daha çok soruna odaklar. Çoğunuz farketmişsinizdir; etrafınızda herzaman herşeyden şikayet eden insanlar vardır. Çözüm önerilerinizi duymazlar çünkü çözüm odakları dışındadır ve kimyaları uygun değildir.

    Diğer yönden çözüm odaklı kişilerde yaşamın sunduğu problemlerden nasiplerni alırlar ama problem durağında fazla zaman geçirmezler. Problemi farkeder etmez çözüme odaklanırlar. Çözüme odaklandığınızda vücut kimyanız endorfin kimyasına değişir. Endorfin ve arkadaşları kaslarınızı gevşetir, zihninizi netleştirir ve dikkatinizi keskimleştirir. Çözüme ulaşmak için en uygun bedensel ve zihinsel duruma gelirsiniz.


    Mesela çözüm odaklı bir kişinin son 2 aydır bütçesi 100tl açık veriyor,diyelim. Kişi önce problemi farkeder. Problemin kaynağını sorgular. Harcamalar mı artmıştır, beklenmeyen bir harcama mı olmuştur vs. Sonra çözüme odaklanır. Ek iş, fazla mesai,iş değiştirme, masrafları kısma vs.


    Çözüme odaklandığınıza yaşamınızın kontrolunun sizde olduğu hissini yaşarsınız ve bu size güç verir.Soruna odaklandığınızda yaşamınızın akışında kontrolunuz olmadığı hissini yaarsınız ve bu durum sizde çaresizlik duygusu yaratır. Kendinizi sorunların altından kalkabilecek güçte hissetmekle çaresiz hissetmek arasında ki fark , her iki grubun yaşam kaliteleri arasında ki farktır.


    Sorun veya çözüm odaklı olmayı 0-7 yaş arasında ebeveyinlerimizin problemere yaklaşma biçimlerini modelleyerek öğreniriz. Bu öğrenilmiş davranış biçimi değiştirilebilir. Farkına varmanız ve değiştirmeyi istemeniz yeterli.


    Adım adım çözüm:

    Sorunun farkına varın. Özellikle yaşamınızda tekrar eden sorunlarn.
    Sorunun kaynağına yolculuk. Bu basamak için bazen yardıma ihtiyacınız olabilir.
    Çözümü araştırmak. Size en uygun çözümü seçmek.
    Çözümü planlamak,prgrama oturtmak.

    İşe şikayet etmeyi bırakıp, yaşamınızda istemediğiniz şeyleri değiştirebileceğinizi düşünerek başlayabilirsiniz.


    Hayatınızda her karşılaştığınız problemin çözümü var hemde birden fazla.Bu çözümleri göremediğimiz zamanlar olabilir. Çözüm alışık olmadığımız bir adres olduğu için.
    Bazen ‘ ama ölümün çözümü yok’diye soranlarımız oluyor. Ölüm bir sorun değil de ondan.
    Ölüm bir başlangıç yada sondur ,nasıl inanırsanız.

    Çözüm odaklı olmayı öğrenmenin en kolay yollarından biri bu yöntemi birisine öğretmektir. Çocuklarımız şikayet ettiklerinde’ sence sorun ne’ diye sorup problemin farkına varmalarını sağlayalım.Sorunun farkına vardıklarında ‘ bu sorula ilgili 3 tane çözüm yazalım ve çöümleri konuşalım’ diyebilirsiniz. ( Çocuklarımızın ilk baştaki tepkisini tahmin edebiliyorum.) Bu yöntemle onların odaklarında, beden kimyalarında ,yaşam kalitelerinde yaratacağınız fark gece ile gündüz gibidir.


    Herşeyin kötüye gittiği sorun odaklı bir dünyada mı, her problemin mutlaka bir çıkışının olduğu çözüm odaklı bir dünyada mı yaşamak istersiniz. Fark dikkatinizin nerede olduğuda.
    Sorundan çözüme bu yolculuk ; hastalıktan sağlığa, şikayetten şüküre, endişeden tevekküle uzanıyor.
    Kolay gelsin.

    Görüşmek üzere.
     

Sayfayı Paylaş