1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hangi Yemekle Hangi Şarap?

Konusu 'Sofra Düzeni ve Servis' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 4 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    [​IMG]

    Şarap severler için ufak bir bilgilendirme….

    Hangi Yemekle Hangi Şarap?
    • Ördövr: Hafif, taze, sek beyaz şaraplar
    • Çorbalar: Dinlendirilmiş beyaz şaraplar
    • Balık: Dolgun, kuvvetli, asitli beyaz şaraplar veya tanen tadı vermeyen kırmızı şarap
    • Kabuklu deniz hayvanları: Sek beyaz veya hafif kırmızı şarap
    • Beyaz etler: Asidi az, dolgun beyaz şarap ya da tanen tadı tam hakim olmamış kırmızı şarap
    • Koyu renkli etler: Karakteri iyice belirmiş, olgun kırmızı şaraplar
    • Kümes hayvanları: Asitli, meyve kokulu kırmızı ve beyaz şaraplar
    • Peynirler: Her tip kırmızı, beyaz, pembe şaraplar
    • Makarna: Domates soslu makarnayla pembe, tereyağlı makarnayla beyaz şaraplar.
    • Tatlı ve meyveler: Dömisek beyaz şaraplar, köpüklü şaraplar.

    Şarapların Tadılması:
    Özellikle kırmızı şarapları içilmeden yarım saat önce açınız. Kırmızı şarap hava ile temas ettikçe nefes alacak ve aromasını ve tadını daha belirgin bir biçimde ortaya koyacaktır. Şaraplar, özellikle kırmızı şaraplar, günümüzde oldukça büyük ve balon biçimli bardaklarda servis edilmektedir. Bu büyük bardaklar şarabın kolayca sallanmasını ve bukesinin daha iyi duyumsanmasını sağlayacaktır. Şarap kadehe az mutlaka yarısından az olacak şekilde doldurulmalıdır, önce ışığa tutularak parlaklığı kontrol edilir, sonra da beyaz bir zemin üzerine tutularak renginin canlılığı incelenir. Şarabın rengi parlak ve canlı olmalı, içinde yabancı partiküller olmamalıdır. Beyaz şaraplar parlak açık sarı yeşile çalar renkte olmalıdır.
    Şarap küçük yudumlar halinde içilmelidir; içerken şarabı ağzın içinde dolaştırmak, yani çiğnemek gereklidir; zira ağızımızın ve dilimizin değişik bölgeleri değişik tadlara karşı hassastırlar. Şarap ağzın içinde dolaştırıldıktan sonra yavaşça yutulmalı ve en son olarak boğazımızda bıraktığı tad duyumsanmalıdır. Şarabın tadı belirgin olmalı, yabancı ve keskin tadlar içermemeli, üretildiği üzümün rayihasını biraz olsun hatırlatmalıdır. İçimi yumuşak olmalı, bilhassa kırmızı şarapta ağzı doldurmalıdır.

    F- Şarap Servisi:
    Şarapları broşürlerimizde ve etiketlerimizde yazılı olan ısılarda servis yapmaya özen gösteriniz. Temel olarak beyaz şaraplar ve köpüren şaraplar soğuk, kırmızı şaraplar 16-18 derece civarında servis yapılırlar. Roze şaraplar beyazlar gibi serin olarak içilirler. Kırmızı şarapların oda sıcaklığında içilmesine tek istisna Primeur'lerdir. Bunlar genel alışkanlıklar doğrultusunda serin olarak servis yapılabilirler.

    Şarapların Saklanması:
    Şarabın saklanması yani şişeli olarak şarapseverin koleksiyonunda muhafaza edilmesi başlıbaşına bir uğraştır.
    Şarabın saklanacağı yer kuru olmalıdır, gün ve yıl boyu çok az değişen bir ısısı olmalıdır, doğrudan ışık olmamalıdır, hele güneş ışığı hiç almamalıdır. Şarap şişesi yatık olarak saklanmalıdır. Bundan amaç, mantarın kuruyarak dağılmamasıdır. Şarapların olduğu gibi mantarların da bir dayanma ömrü vardır. mantarlar kalitelerine göre 3-4 yıl ile 15 yıl arasında dayanırlar. Mahzenlerde daha uzun süre eskitilen şişeli şaraplarda zamanında gözlemleyip mantarı değiştirmek gerekebilir. Sohbet toplantılarında en çok duyduğumuz şikayet şudur: bir şişe şarap almıştım, senelerce sakladım, değerli bir misafirim geldi, bir açtık ki, baktık bozulmuş, veya kötü olmuş… bu sık duyulan bir yakınmadır. Unutmayınız; saklamak yani eskitmek istediğiniz şaraptan en az bir koli alınız; kavınıza yerleştiriniz ve bu andan itibaren şarabı izleyiniz. Bu demektir ki, her 4-5 ayda bir şişesini açıp içiniz. Böylece içinde bulunduğu değişimi algılayacaksınız. İyiye doğru gidiyorsa, diğerlerini bekletmeye devam ediniz; ne zaman farkediyorsunuz ki iyiye gidişi durmuş; artık daha iyi olmayacak. O zaman 1-2 ay içerisinde kalanını içip tüketiniz. Şarap böyle saklanır.
    Temel olarak bilinmesi gereken odur ki, beyaz şaraplar beyaz üzümlerden, kırmızı ve roze şaraplar kırmızı ve siyah üzümlerden yapılırlar. Roze şaraplar, genel kanının aksine, kırmızı ve beyaz şarapların karıştırılmasıyla elde edilmezler.
    Kırmızı şarap, rengini üzümün kabuğundan alır. Kırmızı üzümün de sıkıldığında şırası beyazdır, ancak alkol fermantasyonunu posası ile geçirdiğinden fermantasyon sırasındaki kabuğun boyası çeşitli enzimler vasıtasıyla çözülerek şaraba geçer.
    Alkol fermantasyonu çeşitli üzümlerden elde edilmiş olan şarapların harmanlanmasıyla şekerin alkole dönüşmesi sürecidir. Bu süreç içerisinde şeker mikroorganizmalarca parçalanır ve sonuç olarak alkol oluşurken karbondioksit (CO2) serbest kalır.
     

Sayfayı Paylaş