1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hapis yerine kitap okuma cezasına çarptırılan ilk :)

Konusu 'Komik Yazılar ve Olaylar' forumundadır ve Çirkin Kral tarafından 24 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.948
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    62 ÇTL
    Hapis yerine kitap okuma cezasına çarptırılan ilk Türk neler söyledi?

    Hapis yerine kitap okuma cezasına çarptırılan ilk Türk Alpaslan Yiğit : Allah düşmanıma böyle ceza vermesin...

    Hakime 'Kitap delikanlıyı bozar, normal ceza ver
    diye yalvardım. Çok utandım. Herkes bana kıs kıs güldü'.

    Alpaslan Yigit. 28 yaşında ve Yozgat ili Yeni Fakılı ilçesinde yaşıyor.

    4 Nisan 2002 tarihinde ilçe meydanında
    "Halkın rahatını bozacak şekilde sarhoşluk" suçu işleyince gözaltına alındı ve Türk hukuk tarihinde ilk kez uygulanan bir cezanın kahramanı oldu.

    İlçenin Sulh Ceza Hakimi Yılmaz Parıltı, sanık Yiğit'i önce 15 gün hafif hapis cezasına çarptırdı.

    Sonra 'iyi halini göz önüne alarak' tedbire çevirdi ve 1 ay
    süreyle her gün 1.5 saat "kitap okuma cezasina" dönüstürdü.
    Jandarma nezaretinde her gün 1.5 saat kitap okuyacağını
    öğrenen Yiğit, ilk firsatta sırra kadem bastı. 6 ay kaçak yaşadıktan sonra Kanundan ve kitap okumaktan kaçamayacağını
    anlayınca teslim oldu. Yiğit'i, cezasını bitirdikten sonra geçici
    olarak işe alindiği Yeni Fakılı Belediyesi'nde bulduk.


    6 ay boyunca kaçtım

    * Suçunuz neydi Alpaslan bey?

    Cahillik edip sarhoş sarhoş bağırmışım biraz.

    * Cezaya tepkiniz ne oldu?

    Hakim beye bana da herkes gibi ceza verin dedim. Ben
    delikanlı adamım dedim, bu cezayı verirseniz herkes benimle
    alay eder dedim. Ha evde bulaşıkları yıkamışsın ha kütüphanede
    kitap okumuşsun diyordum kendi kendime. Ama hakim
    bey kararını değiştirmedi. Ben de kafam çok karıştığı için
    Ankara'ya gittim.

    * Yani kaçtınız?

    Öyleymiş, sonradan öğrendim.

    * Neden geri döndünüz sonra peki?

    Tam 6 ay dolaştım durdum. Sonra anladım ki bu kitapları okumadan bana rahat yok.

    * Kütüphaneye ilk girdiğinizde neler hissettiniz?

    Önce çok kötü hissettim kendimi. İşkence gibiydi.
    Sanki bütün kasaba beni izliyor da kıs kıs gülüyor gibi geliyordu
    bana. Başıma da bir adam dikmişler beni takip ediyor.

    * Hangi kitapla başladınız? Gerçekten okuyor muydunuz sayfaları?

    Türk Yazarlar Sözlüğü diye bir kitapla başladım. Bir de
    Atatürk'ün hayatını okudum. İkisi de çok kalın oldugu için
    1 ayda ancak bitirdim zaten.

    Aslında okuyor gibi yapıp sayfaları geçistiriyordum. Ama hakimin
    okudugum yerlerden sınav yapabileceğini söylediler, sonra
    okumaya başladım. Çok zorlandım, Allah düşmanıma bile böyle
    ceza vermesin!

    * Keşke hapis yatsaydım da okumasaydım dediğiniz oldu mu?

    Başından beri öyle dedim zaten. Belediye
    başkanımız "Sabıkana işlenir, iş bulamazsın bir daha' deyince
    bağrıma taş basarak okudum. Yoksa 15 gün nedir ki aslanlar
    gibi yatar çıkardım, köy kahvesine girerken de başımı dik tutardım.

    * Şimdi dik değil mi başınız?

    Dik ama o kadar dik değil. Köylülerin beni görünce kıs kıs
    güldüklerini biliyorum. Ama kitap okuyunca onların bilmediği
    çok şeyi öğrendim. Ben de onlara gülüyorum şimdi.

    * İşe yaradı yani?

    Evet. Hatta TV'de canlı bilgi yarışmasına katıldım ve kitaptan
    öğrendiklerim sayesinde 350 milyon kazandım. Ama hâlâ paramı
    göndermediler, söyleyin de göndersinler.

    * Cezanız bittikten sonra da okumaya devam ettiniz mi?

    Aslında okumanın o kadar da kötü olmadığını anladım. Demek
    ki bilgi para ediyormuş dedim kendi kendime. Ahmet Rasim ve Refik Halit Karay çok güzel geldi bana. Fırsatım olursa okuyorum şimdi.

    * Karizma sarsılmasın!

    Yok artik sarsilmaz. TV'deki soruyu da bilince şimdi ben hava atıyorum herkese. Bilgi gibisi yok valla!
    :hey
     

Sayfayı Paylaş