1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Have to / Has to

Konusu 'Pratik İngilizce - Practical English' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 28 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.187
    Beğenileri:
    4.786
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    388 ÇTL
    Have to / Has to
    (Zorunda Olmak / -meli, -malı)


    Herhangi bir kural, kanun veya dış etken nedeniyle bir şey yapılmak zorunda olunduğunda “have to / has to” yardımcı fiili kullanılır. “I, we, they, you” şahıs zamirleri ile “have to”, “he, she, it” şahıs zamirleri ile “has to” yardımcı fiili kullanılır. Soru cümlelerinde , “I, we, they, you” şahıs zamirleri kullanıldığında ‘Do’ yardımcı fiili cümlenin başına gelir. Şahıs zamirinden sonra “have to“ kullanılır. “He, she, it” şahıs zamirleri kullanıdığında ise “does” yardımcı fiili cümlenin başına gelir. Şahıs zamirinden sonra “has to” yardımcı fiili “have to” şeklinde kullanılır. Bir başka deyişle, cümlede “does” yardımcı fiili kullanıldığında “has to” ifadesi asla kullanılmaz.

    I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım.)
    You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.)
    Bob has to mail the letter. (Bob mektubu göndermeli.)
    She has to study very hard. (Çok sıkı ders çalışmalı.)
    They have to be here at 9.00. (Saat 9’da burada olmalılar.)

    Do I have to brush my teeth? (Dişlerimi fırçalamak zorunda mıyım?)
    Do they have to march this Saturday? (Bu cumartesi yürümek zorundalar mı?)
    Does she have to bring her books? (Kitaplarını getirmek zorunda mı?)
    Does he have to salute him? (Onu selamlamak zorunda mı?)
    Do we have to speak English in class? (Sınıfta İngilizce konuşmak zorunda mıyız?)
     

Sayfayı Paylaş