1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayalinizi haramlardan koruyor musunuz??

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve gülüşüm tarafından 29 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. gülüşüm

    gülüşüm Usta

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    834
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    Sahiii.. Nerden?
    Banka:
    39 ÇTL
    Maruz kalınan her bir günah, her bir haram hayal kirlenmesine yol açıyor, zihinde kirli bir iz bırakıyor.

    İnsan çok defa böyle bir zihin kirlenmesinin sonucunu moralindeki düşüşlerle de anlıyor. Nitekim bu kirlenmelerden sonra artık o kimsenin, hayırlı işlere devam etme şevki azalıyor, ihlâslı amellerde duyduğu istek zayıflıyor, günahlı davranışlara ise meyli artıyor. Yani haramlarla hayali kirlenen insan, tertemiz hayatında artık bir bakıma düşüşe geçiyor.

    - Ne dersiniz, günlük hayatımızda bizlerde de böyle zihin ve hayal kirlenmesi söz konusu oluyor mu? Her bakışımızda gözler yoluyla birtakım haramlara maruz kalmak neredeyse muhakkak gibi mi? Ruh dünyamızda bulantılar hâsıl edecek manzaralar günlük hayatımızda sanki normal görüntüler haline mi gelmiş? Hayalimizi çöplüğe mi çeviriyorlar? Sadece göz bakışıyla mı kirleniyor hayalimiz? Diller de kirli sözler söylüyor, kulaklar da kirli sözler dinliyor mu? Bazı çevrelerde şunun bunun aleyhinde konuşmakla kalınmıyor, iftiralara kadar ilerlemeler dahi oluyor mu? Peki, bunca kirlenmelerin acı sonucu, inanmış insanın hayatına nasıl aksediyor, merak ediyor musunuz?

    - İşte böylesine zihin ve hayal kirlenmesine maruz kalan insana şeytan artık kolayca müdahale edebiliyor, rahatça yönlendirme fırsatı da elde ediyor. Bu sebeple insanlar dupduru bir gönülle Cenab-ı Hakk'a teveccüh etme şevkini zayıflatabiliyor. Birer pas, birer leke olarak ifade edeceğimiz bu kirlenmeler, hemen tövbe, istiğfarla temizlenmez de arttıkça artarsa, o zaman üst üste yığılan kirler Allah'tan gelen güzel ilham esintilerine perde oluyor, böylece korumasız kalan kalpler de şeytandan gelecek vesveselere hazır hale gelebiliyorlar. Bundan sonra inanmış insanda başlayan manevi düşüşler basamak basamak iniyor aşağılara doğru.

    Böylesine tehlikeli düşüşlere sebep olan zihin kirlenmesine karşı çok hassas olan Efendimiz (sas) Hazretleri: "Harama bakış şeytanın zehirli oklarından bir oktur!" buyuruyor ve Cenab-ı Hakk'ın şu koruyucu beyanını hatırlatıyor bizlere:

    - Kim benim korkumdan dolayı haramı terk ederse, kalbine öyle bir iman şevki veririm ki, onun zevkini gönlünün ta derinliklerinde duyar, düşüşten korunabilir!"

    - Ne dersiniz? Bizim de aşk ve şevkimizi söndüren zihin kirlenmesinin farkında mıyız? Mühimsiyor muyuz bizi düşüşe geçiren bu kirlenme tehlikesini? Tertemiz kalabilmek için her an tövbe, istiğfar halinde olabiliyor, kendimizi korumaya alabiliyor muyuz özellikle bu mevsimde?

    İsterseniz burada, Efendimiz (sas) Hazretleri'nin, hayal kirlenmesi tehlikesini önlemek için gösterdiği şu tarihi hassasiyeti bir daha hatırlayalım:

    Kadın-erkek herkesin iffete kilitlendiği hac mevsiminde, Arafat vakfesini yapıp dönerken devesi üzerinde terkisine aldığı (Hazret-i Abbas'ın oğlu) Fazlı'nın başını eliyle sağa sola çeviriyor ve böylece etraftaki kadınlara gözünün ilişmemesi için gayret gösteriyordu. Şu dikkate bakın! Asır, saadet asrı, mevsim hac mevsimi, terkisine binilen zât Allah Resulü ve harama bakmaması için başı sağa sola çevrilen de iffetinden hiç kimsenin şüphe edemeyeceği Hazret-i Fazlı idi! Bu olay, Efendimiz'in hayali temiz tutma adına nasıl bir hassasiyet içinde olduğunu gösteren çarpıcı bir örnek teşkil ediyor bizlere. Nitekim bir başka zaman da, Hazret-i Ali'ye: "Ya Ali! Birinci bakış bağışlanmıştır, fakat ikincisi aleyhinedir!" buyurmuş, dönüp bakmak iradî olduğundan, o bakışın yazılacağına işaret etmiş, böylece harama götüren yolu baştan kapatarak zihni tertemiz tutmak gerektiğine dikkat çekmiştir.

    Anlaşılan odur ki, kendisini korumak isteyen Müslüman'ın bir numaralı meselesi, midesini ve zihnini haramlardan koruma titizliğidir. Çünkü bu türlü zihin ve hayal kirlenmeleri beden kirlenmesine benzemiyor, dini hayatta duyulan aşk ve şevkin önce azalmasına sonra da kademe kademe düşerek yok olmasına bile sebep olabiliyor.

    -Ne dersiniz? Bu olay bizim de bir numaralı meselemiz mi? Her hayal kirlenmesinden sonra duyduğumuz pişmanlık ve üzüntü ile tövbe istiğfar temizliğimizi yapıyor, kirlenmeye karşı kendimizi korumaya alma titizliği gösterebiliyor muyuz?
     

Sayfayı Paylaş