1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayalleriniz mi çok/Hayal kırıklıklarınız mı?

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve sessiz gemi tarafından 10 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. sessiz gemi

    sessiz gemi Forum Tutkunu

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.643
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    mühendis
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    80 ÇTL

    Size bir şey sormak istiyorum, demişti... Hayalleriniz mi çok, yoksa hayal kırıklıklarınız mı? Ben de sana bir şey sorayım, dedim... Denizdekiler mi çok, yoksa kaçırdığın balıklar mı? * Denizde, kaç balık olur? Ama oltan, bir tanedir! Yani, sayısız balık arasından yakalayabileceğ in miktar sınırlıdır... Oltan bir tanedir; Ama deniz balık doludur! Yani, sayısız balık arasından yakalayabileceğ in miktar sana bağlıdır...

    * Tarlaya kürek batırmak gerçektir; fakat tohum atmak hayal... Denize kova daldırmak gerçektir; fakat olta atmak hayal...

    * Hayal kırıklıkları olmasa, hayallerin kıymeti olur muydu? Senin çaban, bunun için kıymetli; alın terini değerli kılan, bu... İyi ki, balıklar gibi deniz suyunda beslenmiyorsun da; balık tutman gerekli... İyi ki, solucanlar gibi besinin toprak değil de; toprağın cevabını bekliyorsun. ..

    * Hayâller balıklar kadar çok; fakat oltan bir tanedir veya iki tanedir yahut birkaç tanedir... Peki ya hayal kırıklıkların?.. Dilerim ki çok olsun ve çok kırılsın hayallerin, dökülsün yaşı gözlerinin. Çünkü bu senin zenginliğindir, bu senin öğretmenindir, bu senin gücündür, ısrarındır, sabrındır... Yarına kalıcılığındır...

    * Çok korkardım; ilk atışında bir kör balık yutsaydı oltandaki iğneyi?.. Ya ikinci atışında da topal bir balık düşseydi oltanın üstüne?.. Ya olsaydı bunlar ilk denemelerinde?

    * Bir bebeğin yürümesi; sayamayacağın kadar çok düşmesiyle mümkün! Hiç kimse, ilk taytay duruşundan sonra rap rap adım atmaya başlamadı... Şu an yürümekte olan herkes önce düştü; sonra gene düştü ve ardından tekrar düştü ve sonra bir daha düştü, bir daha ve on defa ve yüz defa daha düştü, öyle değil mi?.. Sen neden farklı olasın? Sen niye imtiyazlı olasın da hiç kimsenin elde edemediğine sahip olasın?

    * Eleğin ve eleği sallayışın ayırır hayal ile hayal kırıklığını, devam et! Oltayı atışın, iğneyi bağlayışın, yemi takışın ve hatta kenarda duruşun bile tesir eder, balığın seni seçmesine... Fakat hep öğrenirsin, her defasında yine ve yeniden öğrenirsin...

    * Hayal kur, çalış, başarama... Hayal kur, çabala, ulaşama... Hayal kur, didin, kavuşama... Hayal kur, yorul, yetişeme... Hayal kur, koş, varama... Hayal kur, ümitlen, elde edeme... Hayal kur, devam et... Hayal kur, devam et... Hayal kur, devam et... Çünkü senin işin bu; Hayal kuracaksın ve devam edeceksin... Durmayacaksın. .. Yılmayacaksın. .. Öyle çok tekrar edecesin ki işini; artık bıkacak sana sataşmaktan, seninle zaman harcamaktan başarısızlık!..

    * Bir insanın yapacağı en büyük hatalardan biri ne, biliyor musun? Ya tutamazsam, diyerek; denize olta atmaktan vazgeçmek! ....
    Dilerim çok kırılsın, ama kırılmakla bitmeyecek kadar da çok olsun hayâllerin!


    alıntı

     

Sayfayı Paylaş