1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

hayat acele etmeye gelmez

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve ediz17 tarafından 20 Mart 2007 başlatılmıştır.

  1. ediz17

    ediz17 Üye

    Katılım:
    18 Mart 2007
    Mesajlar:
    30
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    180
    Banka:
    0 ÇTL
    HAYAT ACELEYE GELMEZ

    Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacıyla çok
    uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı
    gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu
    tutmuş. Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.

    Yolda yürürken köşe başında birisi "Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin
    akçe" diye bağırıyormuş. Adam düşünmüş: "Nasıl olur, bir nasihati bin akçeye
    satarlar, ben yıllarca çalıştım ve sadece 3000 akçe biriktirdim". Bu işe
    pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamış ve adama bin akçe vererek o
    nasihati satın almış.

    Nasihat şöyleymiş: "KADERDE NE VARSA O ÇIKAR". Ve yoluna devam etmiş...
    İlerde yine köşe başında başka bir adam bağırıyormuş "bir nasihat bin akçe"
    diye. Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihatı da
    satın almış.

    İkinci nasihat da şöyleymiş: "GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR"

    Son kalan bin akçesi ile yoluna devam etmiş. Tam şehrin çıkışında yine köşe
    başında bir adam bir nasihati bin akçeye satıyormuş. Adam bir parasına
    bakmış, bir de nasihatı satan şahsa, dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o
    nasihatı satın almış.

    Son nasihat ise şöyleymiş: "HİÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ".

    Parasız yoluna devam etmiş. Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile
    karşılaşmış. Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine
    neler olduğunu sormuş. Oradan birisi açıklamış, demiş ki:

    Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde
    de canavar var. Canavar suyu tutmuş, göndermiyor. Aşağıya kim indiyse bir
    türlü çıkamadı. Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye".Adam düşünmüş ve ilk
    satın aldığı nasihat aklına gelmiş. "Kaderde ne varsa o çıkar". Aşağı inmeye
    karar vermiş. İnince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş. Demiş ki:

    "Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eğer sen
    bilirsen seni serbest bırakırım. "Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir
    kadın, diğer dizine de kurbağa koymuş ve "söyle bakalım hangisi güzel?"
    demiş.

    Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve "gönül kimi severse
    güzel odur" demiş. Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar,
    kurbağanın gözlerine aşıkmış. Adamı salmış ve suyu bırakmış. Almışlar krala
    götürmüşler ve ağırlığınca altın vermişler.

    Adam yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış. Evinin camından içeri
    bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen
    kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş : "Hiç
    bir iş aceleye gelmez". Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş. Hoş beşten
    sonra karısına o genci sormuş. Kadın da: "Bey, sen gittiğinde ben
    hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun" demiş.

    Hayat Aceleye Gelmez...
     

Sayfayı Paylaş