1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayat Durmuyor..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Safir tarafından 5 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Hayatın durduğu yerde duruyoruz bazen. Hayat mı orada duruyor, yoksa biz oraya gelince mi duruyoruz da aslında hayat durdu sanıyoruz.
    Ruhumuz eskiyor, asla hissettiğimiz yaşta olamıyoruz.
    Ertelemek günü kurtarıyor, dünü unutturuyor.
    Ama yarını batırıyor...
    Kendimizle savaşmanın dışında bir şey yapmıyoruz.
    Kendimizle mücadelemiz bitmiyor hiçbir zaman.
    Hayatın özüne ulaşmak yerine, kabuğunu kırmaya çalışıyoruz.
    Bazen dişlerimizin arasında sıkıyoruz, sıkıyoruz, sıkıyoruz.
    Kolay mı hayata diş geçirmek?
    Kolay mı içindeki ‘ben’ canavarını yenip onunla savaştan sağlıklı çıkmak.
    Hayatın durduğu yerde duruyoruz.
    Hayat bazen çok anlamsız bir yerde duruyor.
    Her gün geçirdiğimiz evrim, bir ressamın fırçasının her vuruşunda resmin farklı bir yere gitmesi gibi bizi başka bir yere savuruyor.
    Özeniyoruz, bileniyoruz, kızıyoruz ve kinleniyoruz.
    İnsan olmanın en büyük değer olduğunu, Allah’ın daha ana rahmine düşmeden bize bu hazineyi bahşettiğini anlamıyoruz.
    Yaratılmışların en üstünü, en şereflisi, bembeyaz bir kâğıt gibi gelirken dünyaya, kendini çamura bulaştırmaktan asla çekinmiyor.
    Kolay kirleniyoruz, izi kalıyor ve asla tam olarak temizlenmiyoruz.
    Bir atın samanı, bir ineğin çimeni sorgulaması gibi hayatı sorguluyoruz, kendimizi sorgulamadan.
    Kendimizi haklı çıkarmak tek gayretimiz.
    Kendimizi haksızlığa uğramış göstermek tek çıkışımız.
    Bu arada hayat durmuyor, biz olduğumuz yerde sayıyoruz.
    Günleri, saatleri, dakikaları ve anları sayıyoruz.
    Bize borcu olmayandan hesap soruyoruz ‘Niye ben?’ diye...
    Borcumuzun olduğunu görmezden geliyoruz ‘sadece ben’ diye...
    Hayat yürüyor, hayat koşuyor...
    O, bize aldırmadan akıp gidiyor sessizce...
    Bir yaprak tanesinden, bir karınca yuvasından almamız gereken ibretleri bir kenara bırakıp debdebeli hayatlara imreniyoruz.
    Yaşamak için çalışıyoruz, çalışmak için yaşıyoruz.
    Ama yaşarken en az yaptığımız şey çalışmak.
    Tek vazifemiz olan şükür ve kanaatten giderek uzaklaşıyoruz, hayata verdiğimizin on katını ondan geri istiyoruz.
    Hayat koşuyor, benliklerimize tur bindiriyor.
    Biz sadece yakınarak seyrediyoruz.
    Önemli olanın çok şeye sahip olmak değil, az şeye ihtiyaç duymak olduğunu bilmeden...
    Hayat durmuyor neticede, koşuyor...
    Ben de, siz de olduğumuz yerde sayıyoruz, içimizdeki benlik şeytanıyla saç saça, baş başa...



    Alıntı
     

Sayfayı Paylaş