1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

hayata güzel bakmak

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve İLkİm* tarafından 4 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    Hastahanenin bir koğuşunda üç kötürüm bulunuyordu.Bunlardan
    koğuşa ilk gelen pencerenin önüne,ikincisi ortaya,üçüncüsü ise kapı
    kenarına yatırılmıştı.
    Ortadaki hasta iyimser bir adam olduğu için,neşeli konuşmalarıy-
    la ötekileri eğlendiriyor ve kederlerini azaltmaya çalışıyordu.
    Soğuk bir kış gecesi,pencerenin yanındaki has...ta öldü.Onu kaldırdık-
    tan sonra ortadaki hastayı pencerenin önüne,kapının yanındakinide
    ortaya yatırarak,boşalan yere yeni bir hasta getirdiler.
    Pencerenin önüne alınan iyimser hasta,dışarıda gördüklerini anlatmaya
    başladı.
    Yol kenarındaki parkı,dev çınar ağaçlarını,cıvıldaşan kuşları
    işlerine koşan insanları,neşeli çocukları ve karşı dağlardaki çiçek
    dolu tarlaları uzun uzun anlatarak,çaresiz durumdaki arkadaşlarını
    rahatlatıyordu.Adam kısa bir süre sonra,gelip geçenlere isimler tak-
    maya başladı.Öteki hastalar,artık sabah işe gidenlerin,seyyar satıcı-
    ların ve akşam vakti yorgun argın eve dönenlerin öykülerini dinleye
    dinleye,onları gözleri önünde canlandırıyordu.
    Kısa bir süre sonra hastahanenin ruha ağırlık veren havası dağıl-
    mış ve türlü geçmek bilmeyen can sıkıcı saatleri tatlı öyküler doldur-
    muştu.Bir gün ortadaki hastanın aklına bir fikir geldi.Eğer pencere-
    nin önündeki hastaya birşey olursa oraya kendisi geçecek ve onun öy-
    külerini dinlemektense,dışarıdaki renkli ve canlı yaşamı kendi göz-
    leriyle görecekti.Bu düşünce günlerce kafasına yer etti.Yattığı yer-
    den hep bunu düşünüyor ve çareler araştırıyordu.Sonunda onuda buldu
    Pencerenin önündeki hastaya bazen kalp krizleri geliyordu.Adam bu
    durumda komodinin üzerindeki ilacına güçlükle uzanıyor ve odada hasta
    bakıcı olmadığından ilacı kendisi alıyordu.
    Bir gece,pencere önündeki hastaya yine bir kriz geldiğinde,ortadaki
    hasta büyük bir gayretle doğrularak onun ilacını devirevirdi.Şişe
    yere düşmüş ve paramparça olmuştu.Ertesi sabah,pencerenin önündeki
    hastayı ölü buldular.Ve onu kaldırdıktan sonra,ortada yatan hastayı
    cam kenarına geçirdiler.Adam göreceği manzaranın heyecanıyla dışarıya
    baktığında beyninden vurulmuşa döndü.!
    Pencerenin bir kaç metre ötesinde,simsiyah bir duvardan başka
    hiç birşey yoktu..
     

Sayfayı Paylaş