1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayatı Elinizde Tutabilir Misiniz ?

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 19 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Hayatı Elinizde Tutabilir Misiniz ?

    Küçüklüğümüzün en güzel anlarından biridir geceleri gökyüzüne bakıp yıldızlara hayalimizi anlatmak ve o yıldızı avucumuza alıp saklamak. Hayalimizi hatırladığımız her vakit ellerimizi açıp onu orada görmek isteriz. Aslında yaptığımızın gerçek olmadığını o küçük yaşımıza rağmen biliyoruzdur ama o anı yaşamak büyük mutluluk verir bizlere. Bu yüzden görmezden geliriz gerçeği, bir kenara saklarız. Sonraları yavaş yavaş büyümeye başlarız ve artık gerçekleri gizlemek ağır gelmeye başlar.

    Küçüklüğümüzün en güzel anlarından biridir geceleri gökyüzüne bakıp yıldızlara hayalimizi anlatmak ve o yıldızı avucumuza alıp saklamak. Hayalimizi hatırladığımız her vakit ellerimizi açıp onu orada görmek isteriz. Aslında yaptığımızın gerçek olmadığını o küçük yaşımıza rağmen biliyoruzdur ama o anı yaşamak büyük mutluluk verir bizlere. Bu yüzden görmezden geliriz gerçeği, bir kenara saklarız. Sonraları yavaş yavaş büyümeye başlarız ve artık gerçekleri gizlemek ağır gelmeye başlar. Yıldızların elimizde tutulamayacağı gerçeğini gizleyemeyiz, dünyanın gerçek yüzüne bakmayı başlarız bir anda. Nasıl elimizde suyu tutamıyor, parmaklarımız arasında akıp gidiyorsa tıpkı bunun gibi hayatında gittiğini, elimizde tutup saklayamayacağımızı anlarız. Yeni keşfettiğimiz hayatın bu yönüne alışmaya ve çok istediğimiz hayalleri yıldızlara anlatmayı bırakıp onun peşinden koşmaya başlarız. Bu uzun yolculukta yaşamın acı yönlerini de tadarız kimi zaman.İlk başta biraz bizi zorlar ama daha sonraları olgunluk katar içimize bu tatlar. Yorulduğumuz anlarda da küçüklüğümüzün o güzel anları gelir ve ne kadarda uzakta kaldığını görmek zamanı hatırlatır bizlere. Zaman durmuyor, ilerliyor devamlı diye iç çekeriz. Bizden neler aldı neler götürdü diye gözlerimizin önüne getirmeye çalışırız. Genelde şöyle bir sonuç çıkar; Kazandırdığı da çok olmuştur, kaybettirdiği de... Ama artık hepsi geride kalmıştır. Devam ediyordur zaman. Saatin pili bitince durması ya da bir araba yakıtı bitince durması gibi değildir zaman. Zamanın ne pili vardır ne de yakıtı durmaz devam eder. Zaman geçtiğine de üzülürüz bazı anlarda da. Çünkü en güzel anlarımızdan birini yaşıyoruzdur o anda. Çaresizce gözlerimizin önünden kayıp gitmesi ne kadar hüzünlü bir gerçektir. Onu doyasıya yaşamadan, tatmadan sürüp gitmesi ne kadar üzüntü vericidir. Günümüzün her anında onu yaşarken onunla vakit geçirirken bir zaman sonra bizimde yolumuzun sonuna getirir. Bu dünyada ki sınırlı hayattan Ahirette ki sonsuz hayata yollamak ister bizi. Azrail geldiğinde son bir kez daha bakarız ve ona nasıl bu kadar çabuk geçtiğini sorarız. Herkese izlettirdiği filmi izlettirir o an bizlere de; Gözümüzün önüne bir anda bir film şeridi geçirir ve o film en fazla 10 saniye sürer ve tüm yaşadıklarımızı görürüz. Sonra da düşünürüz ki hayat birkaç saniyeden ibaretmiş…

    Muhammet TAY​
     

Sayfayı Paylaş