1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayatım roman...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve alemdar tarafından 21 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.866
    Beğenileri:
    2.544
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.934 ÇTL
    Evet hayatım roman, belkide bilmeden, yazılmış bir romanın baş karakterini yaşıyorum... Öyle şeyler sıralanıyor ki önümüze, seç seçebilirsen... Bazen elinde bazense elinde olmadan yaşanır, her ne yaşanacaksa... İşte bende diyorum ki hayatım roman. Karalasam sayfaları yetmez, (bilgisayar ekranıda yetmez) ama olsun ben hiç yorulmadan duraklamadan yazmaya devam edeceğim, mutlu sona ulaşana kadar. Gerçi romanların da tadı kaçmaya başladı, hep sonu güzel biter bildiğimz romanlar, evrim değiştirdi. Artrık romanlarda kötü bitmeye başladı.(masallar gibi) Oysaki yaşananlar gerçekti, gerçekler dökülüyordu sayfalara... Nereden başlanır nasıl devam edilir, nerede durulur, nereden sonuca ulaşılr... Oysa ki yaşamımızı bu kadar sıralı ve düzgün yaşayabiliyormuyuz da sayfalara daha düzgün dökmeye çalışıyoruz, neden? Evet neden hani aslında tüm yaşananlar şeffaf ortada her ne oluyorsa acı tatlı. Belkide yaşadıkların bir başkasını hiç ilgilendirmiyor, belkide çok ilgilendirecek bilemezsin... Yada ne bileyim dertleşmeye birini bulamadında sayfalarla dertleşiyorsun ve sonra bir de bakıyorsun ki hayatım roman olmuş. Bu kadar kolaymı? Zorda değil tabi ama, bir şeyler eksik, belkide yüzlerce bölümlük filmler çekilir kişinin yaşadıklarına, ama biçare, yaşam telaşı öyle bir sarmış ki, kendinden bi haber yansıtamaz olanlar var. Birde az şeyler yaşamış belkide beş para etmez yaşadıkları ama (hayallerle,masallarla) kendini de başkasınıda kandıranlar(ceplerini dolduranlar)'da var. Haa birde empati kuranlar da var tabi; yani illa kişi kendi yaşayacak ta yazacak diye bir şey. Bu becerisini ortaya koyan gerçek insaniyetli kişilerde var. Her yazılan her anlatılan yaşanan değil, yaşanmışlıktır. Birileri tarafından yaşanan. Ben de o demlerdeyim, hayatım roman olmuş, oysa ben farkına geçmi vardım acaba? Yada daha mı çok şey yaşamam gerek? Yada aslında zaten çok şey yaşamışmıydım* Evet hep soru hep soru, zaten böyle oluşmuyormu yazılanlar.Bazen sayfalarca yazarsınız, doğru kelimeler cümle olmadığından bir anlam taşımaz(bir dairenin içinde döner durursunuz) bazense öyle bir an gelir tüm yaşadıklarınızı bir mısraya sığdıracak yazılar dökersiniz ortaya. Tabiki herkes yaşadıklarını, yaşayacaklarını, yaşamak istediklerini, başkalarının yaşamlarını kaleme alabilir. Ama önemli olan bir şeyleri paylaşırken, doğru mesajları verebilmek iyi örnek olabilmekte önemli. Sırf ben hayatım roman kardeşim yazayım çizeyim demekle de olmamalı. Kendi egolarımızı tatmin edelim derken başka hayatlara yanlış dokunmamak gerek. İyi bir izlenim, büyük bir çaba gerek. Aslında her gün onlarca hayata dokunuyor onlarca roman okuyoruz farkında olmadan, otobüste, dolmuşta, metroda, v.s. (neşeli yaşamlar, biçare yüzler, hasta olanlar, dertli olanlar, hayal kuranlar, yarınları için mücadele içinde olanlar, v.s.) Hani sadece sayfalara dökmek değil aslolan, hayat zaten bir roman... (Herkes kendine biçilmiş karakterin en iyi savunucusu oysa) Sen ve şen kalın..EMİ.
     

Sayfayı Paylaş