1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Haydi!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 17 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Yetsin artık
    Yıllara sari
    sukut ettiren nazar

    İbretin resmi
    yadımda her vakit
    hicran içinde yatar

    Bir lahza
    yok ki dile gelmesin,
    içimi titretmeden geçsin yakar

    Hasretin
    eşşiz kitabı ruhumun
    vecdinde sanki bir nar

    Ey hazan
    sen müthiş ayetsin
    tefekkür sinemde açar

    Nereye
    temaşa etsem
    sevdası içimde yatar

    Kader derler
    Ruhun ve kalbin
    firakından bihaberler

    Sessizce sual
    etsem akıl niye var,
    irade kanaattır yar

    Emel hırs
    olmadan umutlaşmalı,
    ufkunu karartmamalı yakar

    Nefsi
    maslahatlar
    her zaman
    yolda koyar ve yorar

    Kalbin
    eşşiz bir lehçesi var,
    aşk kokar

    Gülün
    yadında edep
    en ulvi nazar

    Artık
    gel diyemem
    Nasibin perdesini
    aralamaya erişemem

    İnşirahın
    ruhuma seslenen
    inhisarını elbette bilemem

    Heves için
    gam çekip beyhude
    yere istikametler belirleyemem

    Ümidi
    hiçbir zaman katledip,
    görmezden geleemem

    Hareket
    ve kuvvet kimin
    sualinden vazgeçemem

    İradem
    adına zafiyetlere
    taviz veremem

    Ey gönlümde ki hicran
    Neden bir ömür
    sinemde ikamet ettin

    Her burukluğumda
    yanımda biterdin,
    hiç tükenmedin

    Hüznümle
    refakat edip, ruhumun
    düşen kadrelerinde demlendin

    Her
    dirilişin ölümünde ne
    latif bir ibret ve derstin

    Bir karşılık
    beklemeden ve
    yüksünmeden estin

    Aşkın
    en nadide olan
    suhuletinde ki ahenktin

    Ne zaman sala verilse
    Ötenin serencamı
    bir bir ömüme serilse

    Nefsin
    hüzün zerkeden kederi
    derlenip ruhumda esse

    Aklım o vakit
    iradem için azmetmeyi
    izanıma birçırpıda öğretse

    Edebin
    deruniliği hiçbir zaman
    gönlümü terk etmeyen ferse

    Umutlarım
    bahtın mizanında
    hicran ile beklemekte

    Her arefe
    şevkin şiarında
    ki bir sırr-ı nasipse

    Neye
    üzülürüm ki
    gönlüm onu şehretse




    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş